Gönderi

Aşk ve Gurur
8/10
·394 syf.··
2024 8. kitabı
Gurur ve önyargı. Ya da aşk ve gurur mu demeliyim? İsmiyle bile tartışmalara konu olan 19. yüzyıl Jane Austen eserlerinden biri. Jane Austen dünyaca ünlü İngiliz bir yazardır. Daha önce kendisini okumadığım için biraz üzgün olsamda bundan sonra diğer eserlerini okuyacağıma şüphem yok. Yazarın hayatına bakarken dindar bir ailenin kızı olduğunu (köy papazının 7. çocuğu) ve köyde yaşadığını öğrendim. Yani o döneme göre papaz bir babası olduğu için saygı duyulsada çok iyi şartlar altında büyüdüğü söylenemez. Babası tarafından eğitim alarak büyümüş ve aynı zamanda okulda eğitim görmüştür. Bu yüzden çevresindeki çocuklardan özellikle de kız çocuklarından çok farklı bir bakış açısına sahiptir. Romanlarında hep kadın karakterleri başrole koyması ve sonunda hepsini evlendirmesi fakat kendisinin hiç evlenmemiş olması en çok dikkatimi çeken şey oldu. Acaba bu hiç evlenmediği için duyduğu bir pişmanlığın göstergesi mi, yoksa bu tezatlıkla dalga mı geçiyor? Yani kendini diğer kadınlardan ayrı mı tutuyor? Diğer Austen incelemelerimde bu soruların cevabını bulmaya çalışacağım. Ama biraz daha kendisini okuyarak tanımam gerek. Hadi şimdi konumuza dönelim Gurur ve Önyargı. Bu kadar klasikleşmiş ve aşk kitabı diyince akla gelen eserlerin başında gelmesinin sebebini birlikte anlamaya çalışalım. Kitabı Hamdi Koç’un değerli çevirisiyle İş Bankası Kültür Yayınları'ndan okudum. Çeviri kitaplarında en önem verdiğim şey olabildiğince ait olduğu dilin kurallarına hakim olunarak yazılması. Ve Hamdi Bey bunu çok güzel başarmış. Okurken çok keyif aldım. Tek sorun, kitapta çok fazla karakter olduğu için başlarda her bir karakteri doğru bir şekilde analiz etmek mümkün olmuyor ve karakterlerin arasında kaybolabiliyorsunuz. Fakat ilerledikçe asıl baş karakterlerimizin Elizabeth ve Mr. Darcy olduğunu anlıyoruz. Roman, 19. yüzyılda İngiltere’de yaşayan orta halli bir ailenin inatçı, hırçın kızı Elizabeth ile varlıklı bir ailenin çocuğu olan gururlu Mr. Darcy’nin arasındaki aşka yoğunlaşıyor. Aşka yoğunlaşıyor desem de aşktan daha bariz, herkesin hissettiği duygulara daha çok yer veriliyor. Gurur ve önyargılar gibi… 19. yüzyıl İngiltere’sinin ve toplumunun ne kadar geleneksel ve tutucu olduğunu görebiliyoruz. Günümüzde de hala devam eden fakat bu kadar etkili olmayan soy kavramının, yani bu kimmiş ve nereden gelmiş sorularının rahatça sorulup bunun da çok normal karşılandığı bir ortam bulunmakta. Anne ve babaların çocuklarının geleceğini sadece evlilikten ibaret görmesi ve yine çocukların da iyi bir gelecek dendiğinde mutlu bir evlilik dışında hiçbir şey hayal etmediği bir zaman dilimi. Baş karakterimiz varlıklı bir aileden geldiği için çok gururlu bir adam fakat hiç kendisine uygun olmayan (!) bir kıza aşık oluyor. Bunu kabullenmesi epey bir zaman alıyor. Asi kızımız Elizabeth bu gururun farkında ve onu bir kibir budalası olarak görüyor ve bütün önyargılarını ortaya döküyor ve Mr. Darcy’i korkunç bir adam olarak inşa ediyor gözünde. Fakat hayat onların bu kuvvetli iki duygusunu yenebilecek çok daha kuvvetli bir duygu koyuyor ortaya. O da aşk. Bu iki baskın karakterin duygularına, yani aşka yenildiklerini ve bu yenilginin onlara getirdiği mutluluğu okuyoruz hep beraber. Çok fazla spoiler’a yer vermek istemediğim için konuları daha detaylı anlatmıyorum. Bir aşk romanı olarak görünsede 19. yüzyıl İngiltere’sini hatta belki Avrupa toplumunu sade, yalın bir dille ifade eden bir kitap. 400 sayfa olan ama su gibi akıp giden kafanızı bir süreliğine dağıtan klasikleşmiş çok keyifli bir eser. Uzun zamandır klasik bir kitap okumadığımı ve klasik okumayı ne kadar özlediğimi hatırlattığı için Jane Austen’a teşekkür ediyorum. Dönemin zorlu şartlarına rağmen ne kadar güçlü bir kadın yazar olarak adını tarihe yazdırdığı içinde ayrıca gurur duyuyorum.
1000Kitap
Gurur ve ÖnyargıJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,7bin okunma
·
125 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.