·152 syf.····Okunma: 05 Mayıs 2024 00:37 Mutedil Dalgalı, yazarın Muhtelif Evhamlar Kitabı' dan sonra okuduğum ikinci kitabıydı. Yazarın bu kitabında Muhtelif Evhamlar Kitabında ulaştığı özgün üslubu daha da geliştirdiğini söyleyebiliriz.
Kitaptaki öykülere gelecek olursak;
Bu kitaptaki ilk öykü olan "Ve Emel..." öyküsünde Muhtelif Evhamlar Kitabının ilk öyküsü olan İçler Dışlar Çarpımındaki İhsan karakterinin sırra kadem basan unutamadığı aşkı Emel'e ne olduğunu öğreniyoruz. Bu öykü çok katmanlı bir öykü. Kürtaj, seksen darbesi öncesi yaşanan olaylar, bir kadının çaresizliği bir arada işlenmiş. Bu üç konuya ilişkin olarak da yazar vermek istediği mesajda başarılı olduğu gibi, hissettirmek istediği duyguyu da gayet iyi hissettiriyor.
*Bahçe Üstü adlı ikinci öyküde Hiç Var Olmayan Güzel Kardeşim, Adı Dünya Bu Hastalığın ve Meskende Masun öykülerinin de kahramanı olan Ercüment ile tanışıyoruz. Bu öyküde Ercüment'in varoluş sancısına tanıklık ettiğimiz gibi bunun akvaryumdaki bir ahtapot üzerinden anlatılmaya çalışılmasını çok özgün buldum.
*Mahcubiyet Birahanesi adlı öyküde ise Tayyare Tarık, Zenci Kazım ve Bir Parça Kağıt'ın dilinden Gülümser Abla'nın ve Durmuş'un hikayesini dinliyoruz. Bu öyküde de kağıdın konuşması hoşuma gitti.
*Muhallebi Yemeyen Adam ve Yarım Rüyalar Oteli'nde 818 Gün adlı öykülerdeki kahramanlar alzheimer hastası. Bu hastaların hezeyanları çok iyi işlenmiş her iki öyküde de. Özellikle Muhallebi Yemeyen Adam öyküsünü okurken hem hiçbir şey olmuyor bu öyküde diyor insan, hem de sonunu merak ediyor. Özellikle bu iki öykü bana yazarın gözlem yapma ve empati kurma yeteneklerinin çok iyi olduğunu düşündürdü.
*Yarım Rüyalar Oteli'nde 818 Gün adlı öykü Muhtelif Evhamlar Kitabının son öyküsü olan Sessizliği Öldüren Tuzluk öyküsündeki Selim karakterinin gördüğü rüya gerçek olsaydı annesi Suzan'ın başına neler geleceğini anlatıyor. Bir önceki kitaptaki öykünün gidişatının aksi olsa ne olacağını bu öyküde görmek benim için hoş bir sürprizdi.
*Yazar dikkatli okurların fark edeceği ayrıntılar koymuş öykülerine. Örneğin, Hiç Var Olmayan Güzel Kardeşim öyküsünde " Belki sadece benzer durumdaki bir başkası anlayacak beni. Anladın değil mi hiç tanımadığım, hiç bilmediğim ve belki de hiç var olmayan güzel kardeşim? " diyor Ercüment. CCTV 084-HD öyküsü ise George Orwell'dan Belki de sevilmek değil, Anlaşılmak istiyordu insan." alıntısıyla başlıyor ve Muhtelif Evhamlar Kitabındaki Sonsuz Rasim Abiler Diyarındaki Rasim Abinin Ercüment'i bulduğunu görüyoruz. Ercüment kendisiyle benzer durumda onu anlayacak birini bulmuş oluyor.
*Yine son öykü olan Trak! adlı öyküde "Ve Emel..." öyküsündeki doktor Danyal Bey karşımıza çıkıyor. Bu öykü aslında okurun kafasında bir soru işaretiyle bitiyor.Ağır olan bavullarda ne var? Emel'in cesedinin parçaları mı? Yoksa yazarın bu öyküde anlatmak istediği Emel öldükten sonra da hayat devam ediyor ve Danyal Bey hiçbir şey olmamış gibi hayatını sürdürüyor mesajını vermek mi?
Son olarak Mutedil Dalgalı Muhtelif Evhamlar Kitabının hemen ardından okunursa öyküler daha iyi anlaşılır ve tadına daha iyi varılır diye düşünüyorum.
Kitaba puanım 9.