Hepimiz seçemediğimiz bir toplumun içinde var oluyoruz . Burada önemli olan ise kendimizi yaşadığımız toplumun hikayelerinde var etmek mi yoksa yaşantımızda o hikayelerden uzaklaşıp kendimizi yeni bir hikayenin parçası Sayabilmek mi?
Başka birisine acı verebileceğin bilinci beni ahlaklı davranmaya iter diyor yazar .
Bizim ahlak anlayışımız bir başkasına acı veriyorsa mesela sırada bekleyen insanların önüne geçemiyoruz.
Ahlak aslında yaşanılan hayatı gerçek kılar çünkü sadece gerçek dünyada acı vardır vardır ve yaşanılan haksızlıklar can yakar.
Eğer bir insan hakikaten merhametliyse kendisine etrafındaki insanlara ve ülkesine zarar veremez mesela ormanları yok edemez ormanları yok ederse ülkesinde yaşayacak olan gelecek nesillere de acı vermiş olacağını öngörebilir ya da bir meydandaki bir Çeşme’ye ya da parktaki bir oturağı zarar veremez her şeyden önce bunun ahlaki erdeme sığmadığını bilir.
İşin Özü aslında şu beni inciten şey bir başkasını incitebilir diye düşünebilmeliyiz.