·267 syf.····Okunma: 18 Mayıs 2024 12:08 Öncelikle kitap beni etkiledi. Sabahattin Ali bunu çok güzel şekilde başarıyor. Romanlarındaki karakterler birbirlerine aslında çok benziyor. Arada Ömeri Raif, Macide yi Mariaymış gibi hissediyordum. Kitap içeriğine gelecek olursam Ömer Macideyi seviyordu ama hatası çoktu. Okurken acaba gerçekten seviyor mu yoksa onun kendisine iyi geldiği için mi seviyordu? diye düşünmeden edemiyordum. Bunu anlamdırmak zor. Hepimizin içinde bir ses vardır. Bazen bu vesvese olur bazen yol gösterici. Ömer'de de bu vardı. Ve o yaptığı hatalarını ona yüklüyordu. Bunu kitabın sonunda farketmesi biraz geç oldu ama iyi ki oldu. Macide ise bence kimi sevdiğini farkında değil gibiydi. Aslında Ömer e minnet ve acıma duygularının karışımı vardı. O bunu aşk sanıyordu. Bedriye ise saf içten bir sevgi vardı. Macide aslınsa bilinçli ve mantıklı düşünebilen biri ama Ömer e ses çıkaramıyordu. Yani onunlayken kendisi gibi davranmıyordu. Biraz aptallaşıyordu. Ömer'in ara sıra olan ilgisizliği saçma yerlerde yaptığı ithamlar falan olsun yani bunlara göz yumması. Ömer in onu savunmaması sırf birkaç lira borç için. Beni sinir etti. Ama Macide susuyordu. Sırf acıdığı için. Ondan Macide en sevdiğim karakter olamadı. Kesinlikle en sevdiğim karakter Bedri oldu. Çok olgun mantıklı düşünebilen bir karakter. Macide'yi ne kadar sevsede Ömer arkadaşı olduğu için ararlarındaki o iletişimi koparmadan çok güzel şekilde ilerletebildi. Kitabın arka planında bulunan bazı karakterler var Nihat ve onun saçma arkadaşları gibi. Karşındakini haksız duruma düşürmek için çabalayan boş insanlar bence. Onlardan örnek vererek çok güzel dersler verildi. O zamandaki gençleri böyle seylere alet edip sonrada tek başlarına bırakmaları falan olsun güzel işlenmiş. Kitabı tavsiye ederim okumak isteyen herkese. Arada Ömer in parasız olduğu bölümler sıktı biraz. O da olsun artık.