Gönderi

9/10
·110 syf.··
2024 3. kitabı
Kitabı henüz bitirdim. Başlarda sıkıcı bulmakla birlikte devamında beni çok etkileyen noktalar da oldu. Hatta belki yazar daha uzun da tutabilirdi. Yazarın az sözle de o duyguyu hissettirebilmesi elbet ayrı bir maharet. Ben sadece beğendiğim yerlerin duygusunu daha fazla süre hissedebilmek için uzun olmasını isterdim. (Buradan itibaren kitap içeriğinden bahsedeceğim) Yazar, özgür insanlarla mahkumların düşünce farklılıklarını anlatarak bize mahkumiyetin psikolojisini yaşatıyor. Mahkumun yapamayacağını bildiği şeyi düşünmemesini, özgürlüğün elinden alınması olarak yansıtıyor. Gün gelip Meursault'nun yargılanması, ölüm cezasına çarptırılması kararıyla sonuçlanıyor ve sonra onun giyotin üzerine düşüncelerini okuyoruz. Giyotini birkaç basamakla çıkılan bir şey sandığını, ama giyotinin bir tanıdığın yanına gider gibi ona doğru yürüyen insanla aynı seviyede olduğunu, eğer birkaç basamakla platforma ulaşılsaydı hayal gücünün bunu "çıkış, göğe yükseliş" şeklinde algılayabileceğini, ancak giyotinin her şeyi olduğu gibi bu hayali de ezip geçtiğini buruk bir hisle görüyoruz. Son olarak Gece Yarısı Kütüphanesi kader inancımı pekiştirirken Yabancı'nın da adeta tevbe ettikten sonraki hissiyatı tarif ettiğini düşünüyorum. Meursault'nun annesi, huzurevinde hayatının sonlarına doğru bir nişanlı edinip ilerleyen zamanlarda da ölmüşken, Meursault annesinin "ölüme o kadar yakınken kendini her şeyden bağımsız, her şeyi yeni baştan yaşamaya hazır hissetmiş" olduğunu fark ederek idamına yakın olduğunu anladığımız bir zamanda "her şeyi yeni baştan yaşamaya hazır" hissediyor kendini. Bu hal bana tevbeyi hatırlatıyor.
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,2bin okunma
·
21 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.