Gürkan Pur yazdı: "Bî-Refah"
"-Türk müsün? -Türküm. -Amel, âmâlinin ispâtıdır, Dersin ecdâdımdır, hâlin ceddinin inkârıdır." hâfî nedametdergisi.com/2024/05/28/bi-r...
··4 alıntı·
1 +1'leme
·
1.784 Gösterim
4 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Ufuk Şamil Söylediklerinizin bir kısmına katılıyorum, bir kısmına da katılamıyorum. Özetle demek istediğim bahsettiğiniz parametrelerden ekonomik olanlar da ehemmiyetsiz değil ancak bütün sorun sebeplerini buna bağlamak elektrik kesik diye ampüle kızmaya benziyor. Diğer yandan dedinildiği gibi "gaz"a getirme söz konusu olsaydı geçmişimize bakınca alınacak derin bir örnek olduğu iddiasında bulunmazdım. Anlıyorum sizi, diyorsunuz ki "bu laflar/şiirler bir çözüm getirmiyor", görünürde öyle ancak bağlam ve odak noktasında, ehemmin mühimme tercihiyle yapılacak olan bir îkaz bu sözleri gerektirir. Şu noktada ikimizin de ayrı görüş yahut tespitlerle hadiseyi anlamlandırma ve sorun giderme çabasında olduğumuz görülüyor. Öyleyse buyrun, siz kendi alanınızda yeşerin ve biz destek olalım, biz de kendi cehdimizle yaptığımız ihtarın samimiyetini kaybetmemek için mert ve dürüstçe işin gereğini gözetelim. Nihayet nasıl olsa aynı yere çıkacak bu yolda, yakışıkalır şekilde yürüyebilmiş olalım. Maddi manevi aklınıza gelebilecek her anlamda; daha iyi şartlar için daha iyi bireyler olabilmek ümidiyle. Zira ne demişler: Şeref-ül Mekân Bil Mekîn, yani mekânın şerefi orada ikamet edenle kâimdir. Selametle...
Ufuk Şamil Rica ederim ve ben de teşekkür ederim. Ashabı geçmek de pek doğru bir tabir olmadı bu arada. Dediğim gibi bazı noktalara katılıyorum fakat bazı meselelere ise üstünkörü "gayrı bundan bir şey çıkmaz" gözüyle bakmanın birey, toplum ve kimlik gibi yalnızca sosyolojik olmayan, ucu ulvî değerlere uzanan kavramlara hakkını vermeyen silik ve sinsi zehrini sezdiğimden, savunduğum ikâzı tabii ve ehemmiyetli görüyorum. Nitekim, aslı olmayanın misli olmaz... Allâh Teâlâ sonumuzu hayreylesin. Hayrlı günler ve okumalar dilerim.
Ecdad guzellemeleri içi boş sloganlardir. Hayatın gerçeklerine bakarsaniz bilim kültür ve medeniyette gerideyiz, ekonomik bunalımlar ve ahlaki yozlasma icindeyiz. Ecdadinizin bunlarda ne kadar üstün olmaları gerçekliğini değiştirmiyor. İşin diğer bir yönü ise ecdad denilenler de öyle sanıldığı gibi muhteşem dört dörtlük yasamamislar. Yanlışlar yapmışlar, zulümler islemişler. Ütopik bir ecdad anlayışı da ayrıca gerçeklikten kopustur. Gerçeklikten kopuş ise kendine yabancilasmadir. Amerika'nın yurtiçi hasilasi 25 trilyon dolar iken senin turklugunun veya ecdadının şanli olmasinin sana hiçbir faydası yoktur. Bırakın bu romantizmi.
"bize yakışan gibi olmalıyız, biz önceden böyle değildik ve kendimize gelmeliyiz" sözünün iddia ettiği ıslah edici kapsam ile toplum duzeltilmez. Bu söylem bir avuç soru ve problemi beraberinde getiriyor. Bir insanın dedesi iyi ve caliskansa kendisi neden iyi ve çalışkan olmak zorunda? İkisi arasında rasyonel bir ilişki yok. Biz kim? Türk dediğin şeyin bile yüz yıllık.hikayesi var. Ulus devletlerin ürettiği uydurma hormonlu kimlikler ile ecdadının bir alakası yoktu. Sizin şuan bize dair yaptığınız tanımlamanın bir kere ecdadinizla bir alakası yok. Siz bizseniz öteki kim? Öteki ile hangi cercevde bir arada yaşayabileceğini düşünüyorsun? Bunu sağlayacak kurumların kavramların var mı? Tarihe anakronik bakıyorsunuz hepsi bu. Medeniyet, kültür , ilerleme, kalkınma, gelişme, islamlasma, kimliklenme yada her ne kavramı kullanırsanız kullanın, suanki halden kurtulup kendisine doğru gitmek.istediginiz o hali ifade eden kavramınız her ne ise, işte o , ekonomik kalkınmayı da ahlaki da kapsamali. Veren el alan elden üstünse heleki. Bu sebeple gayrisafi yurtiçi hasıla vb tespitler üzerinden belirtecegimiz ekonomik vurgular da ,-ki ecdadının şanlı olmasının da kurtaramayacagi sefil bir haldeyiz- sizin kucumsemenizin aksine çok önemli. Hele de fakirlik ve ahlaki yozlasma arasındaki doğru orantiyi düşünürsek. Biz birey olarak tembel, başarısız ve zaafli bir halde iken ecdadimizim sanli olması bize içi boş bir gururdan başka hiçbir şey getirmez. Ecdada yönelmek bizi kurtarmaz. Çünkü ecdaddan daha iyi olmak zorundayız. Kosullarimiz farklı. Üreteceğimiz çözümler kavramlar kurumlar farklı. Ama yok içi boş bir gazlama ile devam edelim. Kimlikçilik de ayrıca çağımızın bir hastaligidir. Etnik kimlik, cinsel kimlik, dini kimlik, mesleki kimlik, sınıfsal kimlik şu kimlik bu kimlik. Kimlikçilik otekilestirmeyi getirir. Daha kapsayıcı kuşatıcı gazlamalara ihtiyacinjz var.
اَلَّذ۪ينَ اِذَٓا اَصَابَتْهُمْ مُص۪يبَةٌۙ قَالُٓوا اِنَّا لِلّٰهِ وَاِنَّٓا اِلَيْهِ رَاجِعُونَۜ Bakara, 156 youtube.com/shorts/5UkaMKGD...