·128 syf.··Beğendi
···Okunma: 29 Mayıs 2024 01:35 12 Eylül'ün gölgesinde boğulan bir aşk hikayesi... Yaşamın kıyısında seyirci olmaktan öteye gidememiş bir erkek... Birbirinin ışığıyla kamaşan iki aile arasında parçalanan bir kadın... Başkasının gözünden nasıl göründüğünü iki günlük üzerinden anlatan deneysel bir çalışma... Model zamanların karmaşık insanlık halleri Ayfer Tunç'un usta kaleminden unutulmaz bir edebiyat şölenine dönüşüyor.
Kitaptan kısa bir şekilde bahsetmem gerekirse eser bir kadın ve bir erkeğin günlüklerinden oluşuyor. Erkek karakter avukat Ekmel Bey evini satılığa çıkarıyor. Amacı evi satmak değil, yalnızlığını paylaşcak birini bulmak. Kadın karakter ise abisine hayran Derya. Ve Ekmel Bey ile tanışırken abisinin büyük bir aşk yaşadığı kız olan Suzan'ı benimseyerek kendini Suzan olarak tanıtıyor Ekmel Bey 'e. Bu iki karakter ev satma-alma bahanesiyle içlerine hapsettikleri hayatlarını, çocukluklarını, sevgisizliklerini konuşmak için yan yana geliyorlar.
Yazara ait okuduğum ilk eser ve devamı kesinlikle gelecek. :)) Eserin kurgusu yazım stilinin farklı olması çok hoşuma gitti çok beğendim bence etkileyi ve okunması gereken bir kitap.
Peki nasıl okunmalı Suzan Defter?
Kitabın çift sayılı sayfaları her zaman Ekmel Bey'e ait. Tek sayılı sayfalar ise Derya'ya. İki karakterin aynı gün yazdığı günlükler paralel olarak ilerliyor. Ben ilerlerken geriye dönme tekniğini kullandım. İlk önce erkeğin o gün yazdığı günlüğü yani çift sayfaları daha sonra kadına ait günlüğü yani tek sayfaları okudum. Daha sonra bir sonraki güne başlayarak aynı şekilde tekrar ettim. Önce kitaptaki tüm çift sayfaları okuyarak erkeğin günlüğünü okumak daha sonra tüm tek sayfaları okuyup kadının günlüğünü okumak da bir seçenek.
***
- İnsan gençliğini aşka vermezse gençlik ne işe yarar ?
+ Ama kaybeden sonunda siz olmuşsunuz.
- Kayıp mı ? Kaç kişi böylesine sevebilmiştir dünyada?
+ Ama bir kucak korla kalan siz olmuşsunuz.
- iyi ya boş değildi kucağım.
+ Ama yandınız , kül oldunuz.
- Ama vardım , kül bunun kanıtı.