·944 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Mayıs 2024 00:38 O son neydi öyle, ağlayasım var ühüüü
Demir Alev, Empyrean Serisi'nin heyecan verici ikinci kitabı. İlk kitapta Violet ve Xaden'ın macerasına tanık olduğumuz bu serüvende, ikili bu kez daha da zorlu sınavlarla karşı karşıya kalıyor. Demir Alev'in merkezinde, Violet ve Xaden'ın karmaşık ve tutkulu ilişkisi yer alıyor. İlk kitapta filizlenen aşkları, bu kitapta yeni boyutlara taşınıyor diyebiliriz. Birbirlerine olan güvenleri sınanırken, kahramanlarımız hem kişisel hem de politik zorluklarla mücadele etmek zorunda kalıyorlar.
Dördüncü Kanat benim okuduğum en iyi romantasy (Romantik Fantastik) türündeki kitap. Demir Alev'i de çok uzun süredir bekliyordum. Genel olarak Dördüncü Kanat'ı daha çok sevsem de Demir Alev benim için 10 puanlık bir kitaptı. Bunun nedeni, Empyrean Serisinin benim kalbimde özel bir yer kaplaması. Eleştirdiğim yerler olsa da 10 puan vermek istiyorum çünkü Tairn ve Andarna'yı okumayı o kadar özlemişim ki...
Bana göre yazar daha iyisini yazana kadar en iyi kitap hep birinci kitap olacaktır. Bu seriye giriş var çıkış yok :D
Hani güzel bir film, dizi izler, kitap okursunuz da etkisinden günlerce çıkamazsınız ya. Aynen öyleyim şu an, boşlukta gibi hissediyorum :(
Öncelikle zaten kitabın goodreads vb. yorumlarında ilk kitap kadar iyi olmadığından bahsedilmişti. Bunu bilerek beklentimi düşürdüm ve ona göre okudum. Size de tavsiyem bu, Dördüncü Kanat kadar iyi değil ama yine de baya iyi :) Üçüncü kitap çıkmaya yakın ilk ikisini tekrar okumayı düşünüyorum.
Genel Düşüncelerim:
- İlk kitaptan daha farklı diyebilirim: daha fazla olay, daha fazla karakter, daha fazla aksiyon, daha fazla gizem. Kitap hiç bitmesin istedim. Sanki dizi izler gibi her sahne zihnimde canlandı ve hep bir sonraki bölüme geçme isteği uyandırdı bende. Anlatımı böyle olan yazarları çok seviyorum, her şeyi kafamda canlandırabiliyorum ve ayrıntıya boğmadan olay akışlarını da güzel aktarıyor.
- Kitap 940 küsür sayfa, çok uzun. 5 günde anca bitirebildim. Dördüncü Kanat su gibi akıp giderken bu kitap öyle değildi, daha sindire sindire okumam gerekti. Kişisel düşüncem: hikayeye hizmet etmeyen bazı olaylar okuduk, bunlar çıkarılabilirdi. Bazı yan karakterler hikayeye katılmasa da olurdu. Örneğin kara navigasyonu dedikleri bir eğitimden geçiyorlar, bir sürü piyade ile tanışıyoruz ve bunu okumak gerçekten gerekli mi diye düşünmedim değil. Buna benzer birkaç tane daha sahne var ve bunlar çıkarılsaydı en azından kitap daha az sayfa olurdu.
- Ejderhaları bol bol görsek de bir sürü olay, karakter, yer ismi vardı. İnsanın kafası karışıyor bir noktada, ilk kitaptaki gibi su gibi akıp gitmedi yani. Her şeyi sindire sindire okumak gerekti. Daha kısa ve yalın bir anlatımı olsaydı ilk kitapla yarışır hale gelebilirdi.
- Kitapta karakterlerimizin karşısına hep bir engel çıkıyor, hep bir bulmaca var. Karşılaştıkları problemleri bir şekilde çözüyorlar ama bir türlü rahata eremiyorlar. Keşke daha çok Violet ve Xaden okusaydık. Kitapta çiftimizi beraber pek göremiyoruz. Xaden akademiden mezun olduğu için sınır karakollarda görevli ve ejderhalarının eş olması nedeniyle haftada 1 gün birbirlerini ziyaret etme haklarına sahipler. Tairn ve Sgaeyl birbirlerini görüp özlem giderebiliyorlarken çiftimiz birbirlerini neredeyse pek göremiyorlar. Ya Violet'in dersi oluyor ya da Xaden göreve gitmiş oluyor. Bu nedenle kitabın ilk kısmında daha çok akademi, dersler, Varrish denen varoş herifi okuyoruz. İkinci kısımda ise işler kızışıyor ve çiftimiz artık en azından bir aradalar. Ben çiftimizi biraz daha beraber görmek isterdim çünkü hepimiz biliyoruz ki bu kitap iki şey için sevildi: Violet-Xaden çifti ve ejderhalar (özellikle Tairn ve Andarna).
- Violet çok güçlü ve zeki, bunda hemfikiriz. Bu güçlerini birden kazanmaması ve karakter gelişimi göstermesi cidden hoşuma gitti. Güçlerini kontrol etmeyi yavaş yavaş öğrenmek, düşe kalka bir şekilde ilerlemek bana daha gerçekçi geliyor. Bence böyle yavaşça güçlenmesi daha iyi, başından süper güçlü lanse edilince bu sefer tadı kalmıyor. Fiziksel anlamda diğerlerinden zayıf olsa da bu açığı hep zekasıyla kapadı. Birçok insanın hayatını kurtardı ve çok büyük sorumluluklar yükledi kendine. Birçok şey için kendini suçladı halbuki hiçbiri kendi suçu değildi. Duygusal anlamda da çok olgun biri diyebiliriz. Bütün kitap boyunca yıldırım gücümüzü tam kontrol edemiyoruz ve hedef tutturamıyoruz. Anca kitabın sonunda savaşa girdiğimizde adrenalin etkisiyle cidden ortalığı kasıp kavuruyoruz.
- Violet ve Xaden'ın birbirlerine tam anlamıyla güvenip aralarında hiçbir sır kalmadığı ana kadar valla ben de acı çektim. Kitabın sonunda Xaden'ın ikinci gücünü öğreniyoruz ve insanlara güvenememesi, çok sır saklaması, tuttuğu bu sırlar yüzünden Violet'e tam dürüst olamaması gibi şeylerin nedenini anlıyoruz. Saçma bir şekilde Violet'e sen doğru soruları sor ben söz cevaplayacağım demesi… Ya kardeşim soruyu nerden bulucaz biz :D Violet'e bu konuda çok hak verdim. Xaden'a da yer yer hak verdiğim oldu. Bazı sırları cidden açıklayamıyordu çünkü Volet'in kalkanları yeterince güçlü değildi ve devrimle ilgili ne kadar çok şey bilirse hem kendisi hem de devrim o kadar tehlikede olacaktı. Ama bir noktadan sonra Violet de güçlendi ve kalkanlarını geliştirdi. İşte bu misunderstanding olayı çok fazla vardı, tam konuşup anlaşacaklar yine birbirlerinden ayrı düşüyorlar. Yazar ilişkinin bir evresini okutmaya çalışmış bize. Yani bunlar birbirlerine açılıp sevgili olduktan sonra olaylar güllük gülsitanlık olmasın, bir problemleri olsun ki ben de bunu yazabileyim demiş. O yüzden karşılıklı birbirlerini anlayamadıkları ve iletişimsizlikten çatıştıkları yerleri yazmış bol bol. Sonunda her şey açığa çıkıyor ve birbirlerine tam güveniyorlar ama o vakte kadar birbirlerine tam güven duyamıyorlar. Şöyle oturup birkaç saat konuşsalar her şey çözülürdü ama mübarek hep bir şekilde ayrı düşüyorlar, kitap boyunca zaten birbirlerini o kadar az gördüler ki hep uzaktaydılar. Yazar bence bunu bilerek böyle yapmış yani daha ilk kitaplardan full oturmuş bir ilişki göstermektense yavaş yavaş şekil almasını istemiş. Ama keşke Violet ve Xaden'ın arasında daha sağlıklı bir iletişim olsaydı. Ama işte o zaman da sayfalarca ne yazacak kadın :D
- Eşlik bağı olan kitaplar cidden çok hoşuma gidiyor. Xaden ve Violet'in ilişkisi ve aşkı o kadar güzel ve anlamlı ki. En güçlü iki karakter, birçok insanın kaderi ikisine bağlı. Ve birbirlerine o kadar aşıklar ki o aşkı somut olarak hissediyorsunuz. Kitap boyunca çalkantılı ve bol yanlış anlaşılmalı bir ilişkileri olsa bile "senin için ölürüm, öldürürüm" modunda olmaları kitabın okunmasını sağlayan şeylerden biri.
- Andarna ve Tairn atışmalarına bayıldım. Andarna bu kitapta çok sassy :D tam ergen ya çok iyiydi.
- Üçüncü kitaptan çok umutluyum. Bu kitapta savaşı kazansalardı devamında ne okuyacaktık? O yüzden sonunda böyle bir plot twist okumayı bekliyordum zaten. Yazar tüm kitabı aslında seriyi devam ettirebilmek için yazmış ki bu çok mantıklı. Size meraktan bir sonraki bölümü izlettiren dizi gibi adeta. Yani Violet ve Xaden'ın inişli çıkışlı ilişkilerinin olması, karakterlerin gün geçtikçe güçlenmesi, bir sürü engelin ve bilmecenin zamanla çözülmesi, kitabın sonunun bizi dumur etmesi... hepsi aslında daha büyük bir resmin parçası gibi. Umarım sonraki kitaplarda da bu başarıyı yakalar yazar.
Spoiler'lı kısımlar:
- Sloane üçüncü kitapta önemli bir yer kaplayacakmış gibi geliyor. Belki veninlerden güç soğurabilir ve Xaden'ı iyileştirebilir.
- Xaden'ın venine dönüşmesi tahmin edemediğim bir şeydi ama üçüncü kitap için yazar anlatacak bir şeyler bulabilmek adına kendine yol hazırlamış, mantıklı geldi. Mutlu sonla bitse o zaman üçüncü kitabı okumak için isteğimiz olmazdı. Tahminimce üçüncü kitapta Xaden için bir çare arayacağız ve belki bu bulduğumuz çözüm ile tüm veninleri ortadan kaldırabileceğiz. Koruma duvalarını inşa ettiler ama bu yeterli değil, veninler hala bir tehdit o yüzden sorunu kökten çözmek için veninlerin nasıl oluştuğunu daha çok araştıracaklar ve nasıl engelleriz onu bulmaya çalışacaklar diye düşünüyorum.
- Jack şerefsizi ölmemiş meğer ya kriz geçirdim yemin ediyorum. Varrish ve Jack'e acayip ayar oldum. Hani en gıcık olduğum karakter Dain'di ama onu bile bir noktada affettim gibi. Ama bu ikisi tekrar tekrar dirilecekler diye korkuyorum valla.
- Andarna'mmm canım benim, herkesi kurtardın yemin ediyorum senin sayende koruma duvarını inşa edebildik, meğer bizim küçük Andarna'mız yedinci ejderha türüymüş :D Ve 600 yıldır yumurtadaymış yani Tairn'den bile daha yaşlı :D yetişkin hale geldiğinde Violet'e vereceği mühür gücünü çok merak ediyorum umarım havalı bir şey olur.
- Xaden'ın ikinci mühür gücünü öğrendik ya ben hem şaşırdım hem aydınlandım. Xaden'a hak veremediğim noktalardan biri de şuydu, violete ikinci mühür gücünü söyleyecek kadar niye güvenmedin? Violet seni ispiyonlayacak biri bile değil. Söylememesinin nedenini bir noktada anlıyorum hani bu gücü ilk başlarda Violet'te de kullandığı için violetin onu artık sevmemesinden korkuyordu. Ya beni artık sevmezse korkusu yüzünden kızdan bir şeyler saklıyorsun halbuki Violet seni sevmeyecek olsa bunun nedeni yeterince dürüst olmaman olurdu. Violet çok açık ve net ben dürüst olmanı istiyorum yoksa seni sevmekte zorlanırım diyordu. Yani Xaden'ın ikinci bir gücünün olması ve niyet okuyabilmesi Violet için bir engel değildi. Engel olan tam tersine gerçekleri saklamaktı. Xaden tabi burada bence daha olgun davranmalıydı, ama kitabın sonunda zaten artık birbirlerine tamamen dürüst oluyorlar bir nevi karakter gelişimi okuduk yani.
Uzun bir inceleme oldu. Kitabı okuyanlarla oturup kritik yapabilmek isterdim. Üzerine oturup uzun uzun konuşabilsek keşke. Henüz okumayanlar için bir an önce okumalısınız diyor ve kaçıyorum :D