; 8/10
o kadar iyiydi ki. çığlık atmak istiyorum o kadar iyiydi ki diye! ben sadece on gün içerisinde dokuz yüz kırk dört sayfalık bu kitabı bitirdim ve benim için o kadar yoğun bir on gündü ki kendimi tebrik ediyorum onca işimin arasında bu kitabı bitirebildiğim için, elbette kitabı da canı gönülden tebrik ediyorum öyle okunasıydı ki üşenmeden bu ağır kitabı her yere yanımda taşıyıp bulduğum her boşluk anımda onu okudum. bir kere beni meraktan öldürdü, her bölümü, her sayfası, her olayı. çok iyiydi. yani bir okuru bir kitaba nasıl mı bağlarsın? işte böyle!
xaden riorson'ın neden herkesin kitap erkek arkadaşı olduğunu merak ediyordum yani sonuçta diğer fantastik kitaplardaki başrol erkek karakterlerden biri işte. esmer, dövmeli, uzun boylu, kaslı falan yani ama neden herkesin artık birinci sırasında o var ki diyordum... mesela bu merakta benim için çözüldü, çünkü artık kendisi benim kitap erkek arkadaşlarım listemde şak diye ikinci sıraya yerleşti. bu onun için hiç zor olmadı sadece gölgelerini, ejderhasını, o muhteşem cümleleri kuran muhteşem ağzını ve kanat lideri sesini alarak öylece kolaylıkla geldi. xaden riroson ve cümleleri için ayrı bir kitap yazılmalı. doyamıyorum! bir kere adam konuşuyor, konuşkan bir adam bu adamı karşına alıp sadece konuşarak tartışabiliyorsun. aranan kan bulundu! hırlamak yok, tıslamak yok, kendine çekip öperek susturmak yok, madem ortada bir sorun var ben senden vazgeçiyorum yok bunların olmaması ve sadece xaden'ın olması o kadar ilaç gibi geldi ki bana.
kitap ilk kitapta olduğu gibi bir nevi savaş akademisinden başladı, violet için artık xaden'ın olmadığı bir yıl. bunu yazarken bile bunun acısını içimde hissettim. xaden artık mezun ve yeni görev yerine atanıyor. ejderhaları için sadece haftada bir görüşme izinleri oluyor falan derken bu