"En güzel anlarımız cocuklukta yaşanıp geçti, sonrası sanki onları düşünüp çoğaltmaktan ibaret."
.
serkan türk kalemi ile ilk tanışmam #trak adlı son romanı ile oldu. Ve eğer kitapları çizerek okuyanlardan olsaydım kesinlikle altı çizilmemiş sayfa kalmazdı. Müthiş tespitler eşliğinde dingin bir #edebi şölende saf tutmuşum gibi bir his oluştu içimde.
Çocukluğu nine halası ile geçen bir gencin yaşamından kesitlere eşlik ettiğimiz #kitap tam bir yaşam izleği aslında. Yolda olmaya ve yolculuğun insana kattiklarına ilgili hoş bir esinti hatta.
Bay Ferrante'yi okuyarak edebi anlamda zihnini sağaltan kahramanımızın arayışı bambaşka pencereleri de aralıyor güzergah boyunca.
Moby Dick'e, Umberto Eco'ya Füruğ Ferruhzad'a ve Bernhard'a göz kırpan satırlarda çok şey düşündüm aşka, özleme, kitaplara, gurbete, fotoğraflara ve ölüme dair.
Dünya kendi ekseninde dönüyor evet ama ya insan? İnsan kimin ekseninde dönüyor? Geçmişinin mi yoksa anılardan koparıverirse kendini hayallerine karışan umudun ekseninde mi? Ya edebiyatın zihinde açtığı o uçsuz bucaksız ekin tarlası? Herkesin Bay Ferrantesi olmalı bu hayatta zira ;
"Bazı insanlar kitap gibidir. Her dakikasında başka bir şey katarsın yaşamına."
Ha bir de aşkı tatmalı insan ;
"Aşk: İki gövdenin birbirine doğru aynı anda sıçrayışı .İnsanın içinde beliren bir ayaklanma yerinde duramama hali."
Ve mutlaka güzel fotoğrafları olmalı insanın...
"Insan, diyor, kaybedecek bir şeyi olduğunun farkına vardığında fotoğrafa sahip olmak istiyor. Zaman dediğimiz, elimizden uçup gittiğini kavrayamadığımız bir andan ibaret."
Kitabın kapağını kapatınca bir hüzün kapladı sonra içimi.
Olur öyle bazen. Kitabı ilk defa @fatosun_zamani
nda görmüştüm. Satın almıştı. Merak etmiştim.
#tavsiyeederim çok kıymetli bir kitaptı.
@everestyayinlari