·160 syf.····Okunma: 27 Mayıs 2024 21:35 Kitabın 1895 yılında yazılmış olduğunu düşünmek güç öyle ki bugün yazılmış ve neşrolunmuş olsa eminim en ufak olsun sırıtmaz. Zaman makinesi günümüz için oldukça klasik bir konu gibi gözükse de zaman yolculuğu konseptini ilk kez ortaya çıkaran ve kullanan kitap aynı zamanda. Bilimkurgunun babalarından Wells yine başarılı bir alternatif evren yaratmış. Geleceğe dair bir distopya.
Kitapta zaman yolcumuz psikolog, yayın yönetmeni, doktor, gazeteci gibi çeşitli mesleklerden bir grup kişiye yaptığı zaman yolculuğunu anlatıyor. Aslında bu kişilerin zaman yolculuğuna dair biraz da olsa fikir belirttiklerini ve tartıştıklarını okumak kitabı zenginleştirebilirdi. Oysa bu grubun kitaptaki tek işlevi zaman yolcusunun anlattıklarını dinlemek.
Zaman yolculuğuna gelecek olursak zaman yolcumuz 802.701 yılına gidiyor. Burada müthiş bir gelişmişlik ve üst düzey teknolojiler gibi şeyler beklerken aslında bazı yönleriyle ilk insanlara yakın bir gelecek ile karşı karşıya kalıyor. Aslında biz ve düşünce sistemimiz zamanı (olumlu ya da olumsuz) sürekli üstüne koyarak değişen ve gelişen bir şey olarak algılasa da belirli yerlerde hep aynı duruma ve noktaya dönüyor diyebiliriz. Dediğim gibi kitapta da benzer bir durum var.
Toplum Eloiler ve Morlocklar olmak üzere iki sınıfa ayrılmış ve bu iki sınıf birbirine taban tabana zıt.
Eloiler hiçbir iş yapmayan yapmalarına da gerek olmayan yine hiçbir dertleri bulunmayan tüm günlerini oyun oynayarak ve eğlenerek geçiren bir türken Morlocklar yer altında yaşayan ve zaruri olarak olmasa da alışkanlık sonucu Eloiler yerine de tüm işleri gören, korkunç ve oldukça vahşi yaratıklar. Burada bir diğer soru da gelişmiş özellikle de Morlocklara göre oldukça gelişmiş bir sınıf imajı çizen Eloilerin oyun oynamaktan başka bir şey yapmamaları, hiçbir şey ortaya koymamaları, hiçbir konu hakkında pek de bilgi sahibi olmamaları ve neticede oldukça aptal canlılar olmalarını. Aslında yazar kitapta buna bizzat kendisi harika bir cevap vermiş: "Alışkanlık ve içgüdü işe yaradığı sürece doğa zekaya başvurmaz. Değişim ya da değişim gereksinimi ortaya çıkmadığı sürece zekaya gerek yoktur. Yalnızca çok çeşitli gereksinim ve tehlikelerle baş etmek zorunda kalan hayvanlar zekadan kendilerine düşen payı alırlar" Gerçekten de refah elbette tartışmasız biçimde harika olsa da her şeyde olduğu gibi aşırısı mutlak bi dertsizliğe, en ufak bir zorluğun ve sorumluluğun olmadığı bi dünyaya nihayetinde zekasını hiç kullanmak durumunda kalmamış bu yüzden de büsbütün zekadan mahrum kalmış insanlara yol açmış.
İki grup da birbirinden son derece farklı ve belirttiğim gibi zıt olsa da ikisinin ortak bir yönü var: kendi grupları içeresindeki herkesin adeta makineden çıkmış bir biçimde aynı olmaları öyle ki yaşça daha küçükler bile büyüklerin birer minyatürü olarak tanımlanmış.
Aslında bugün bile var olan tek tipleşme sorunun üst düzey bir tezahürü bu ya da ben o şekilde yorumladım.
Her iki grup da uçlarda yaşıyor daimi kolaylık ve daimi zorluk ve uçlarda olmak her zaman her şeyde olduğu gibi yıkıma yol açmış ve her iki tarafı da istenmeyen noktalara itmiş.Tabi birde yazar kendi sosyalist düşünce yapısı gereği Morlocklar ve Eloileri sınıf farkını sembolize edecek şekilde kurgulamış aynı zamanda.
Son olarak olağanüstü bir kitap olarak adlandıramasam da ve belki de bu konsepte sahip ilk kitap olması dolasıyla zaman zaman burası daha farklı olsaydı kitabı daha güzel kılarmış dediğim yerler olsa da bence benim de incelemede biraz yaptığım gibi bolca çıkarımda bulunabileceğiniz ve hem eğlenceli hem de okunmaya değer bir kitap diyebilirim.
Keyifli okumalar...