Kendimizle olan ilişkimiz başta olmak üzere tüm ilişkilerimiz hakkında bize yardımcı olabilecek bir kitap. Şimdi birazcık detaylara inelim.
Kusursuz ilişki var mıdır? Nasıl olmalıdır? Kabul etmemiz gereken ilk şey: Başkalarını değiştiremeyiz. Onları olduğu gibi seversiniz ya da sevmezsiniz. Aslında çok basit bir durum. Ama çoğu zaman ilişki içerisindeki kişiyi değil olmasını istediğimiz kişiyi arzularız. Peki doğru kadın ya da erkek kimdir? Sizinle aynı yöne gitmek isteyen, duygusal, bedensel, parasal ve ruhsal açılardan görüş ve değerlerinizle uyum içinde olan kişidir doğru insan. Olduğu gibi sevdiğimiz, değiştirmeye hiç gerek duymadığımız kişi.
İlişki sanattır. İki kişinin yarattığı bir düşte ustalaşmak tek bir kişinin düşünde ustalaşmaktan çok daha güçtür. Her iki kişinin de mutluluğunun sürmesi için kendinize düşen yarıda kusursuz olmanız gerekir. İlişkide size düşen yarıdan
sorumlusunuz, bu yarıda da belli bir miktar atılacak birikim bulunuyor. Bu çöp yığını sizin yığınınız. Halletmesi gereken sizsiniz. Kitabın bu kısmı en önemli noktalarından birisi bence. Çöp yığının kişinin kendisinin temizlemesi gerektiği. Bununla yüz yüze
olmak ve mutsuz olmak doğal. Böyle durumlarda karşımızdaki kişiye olduğu gibi olma, yarasına karışmaksızın iyileştirme izni vermeliyiz. Paylaştırılan karşılıklı çöp yığınları değil; sevgi, aşk ve anlayıştır. Amaç iki kişi için de mutluluğun arttıkça artmasıdır. Kendi yaranızı iyileştirmek yapılması gereken tek şey.
En çok hoşuma giden sihirli mutfak metoforuydu. Eğer kendi yüreğimizdeki sevgiyi fark edersek ve kendimizi sevgi konusunda doyurursak bunu arama ihtiyacımız olmayacak. Bu sayede sevgi karşısında
sömürülmeye kapalı olacağız. Koşulsuz bir şekilde sevmeyi öğreneceğiz. Kendimizi sevdiğimizde bir ilişkiye girdiğimizde amacımız sevilmek olmaz. İlişki bir seçime dönüşür. Böylece birisini eğer istiyorsanız seçer ve gerçekte kim olduğunu görebilirsiniz.
Hayattaki gerçek misyonumuz kendimizi mutlu etmek. Bunun için neye inandığınız, kendinizi yargılama, kurban kılma biçiminizi görmeniz gerek. Yaralarımızı açtığımızda içimizdeki bütün zehri akıtmanın yolu affetmek. İnsanları ve kendinizi bağışlayabilirseniz karma biter. Bu noktada her şeye yeniden başlayabilirsiniz. İyileşme budur: Gerçek, bağışlayıcılık, öz sevgi..