Rus edebiyatından bir sürü yazar veya kitap okumuş biri olarak şunu söyleyebilirim ki Gogol çok farklı biri,mükemmel bir hayal gücüne sahip olduğunu aşağıdaki hikayelerden açıkça anlayabiliriz. Zaten Rus yazarlardan hangisi kötü ki bu da kötü olsun ben okurken çok beğendim,size de okumanızı tavsiye ederim açıkçası
PALTO
Sıradan fakir bir kalem müdürü olan Akeki Akekiyeviç in paltosu çok eskiydi. Birgün Petroviç'e paltosunu onarmasını söyler ama Petroviç onarilamayacağını yeni bir palto yapmaktan başka çaresi olmadığını söyler. Akekinin fakir olduğu için kendisinden kısarak güç bela aldı paltoyu. Sonra bir gün o paltosu sokak ortasında üzerinden zorla çalınır ve Akeki Karakola gider ama karakol ilgilenmez. Akeki Küstah ve kibirli olan önemli kişinin yanına gidip durumu anlattığında Önemli kişi de kibri yüzünden o adamı iter kakar. Akeki bu durum yüzünden hasta olur ve ölür.Ardindan Akeki hortlar ve milletin üzerindeki paltoları alır ve Birgün Önemli kişinin üzerine çullanıp paltoyu aldığında önemli kişi çok korkmuş ve bir daha kibirli olamamıştır.
Bir Delinin Anı Defteri
Aksentiy İvanoviç adındaki bir kalem memur generalin kızına aşıktı bir gün Meri adlı köpeğin Fidel adlı köpekle olan mektuplarını ele geçirdiğinde kızın subaya aşık olduğunu öğrenir ,ardından kız ve subay evlendikten sonra Aksentiy çıldırır ve kendini İspanya kralı sanır.
Fayton
Çerkotskiy önceki gün geç eve geldiği için karısına yemek yapmasını söyleyemedi. Sabah karısı General ve diğer askerler onlara doğru geldiklerinde karısı kocam evde yok dedi.Bundan sonra General ve diğerleri Çerkotskiy in faytonuna bakmaya gittiklerinde faytonun içinde Çerkotskiy vardı.
Burun
Ivan Yakovleviç kahvaltısında bir ekmeğin içinden burun çıkınca şok oldu.bu burun Kovalevindi.yakolevic burnu aldı göle attı.o Burunu da tıpkı insan gibi giyinmiş şekilde karşısına çıktı kovalevin.Burun tanımamamızlıktan geldi. Daha sonra o burunu bulmak için gazeteye ilan vermeye gittiğinde gazeteci ciddiye almadı.Karakola gittiğinde de durum aynıydı. Kovalev eve gittiğinde bekçi kapıyı çaldı ve burnu yakaladıklarını üzerinden eski bir kimlik çıktığını söyledi. Kovalev sevinçliydi ama burnu yüzüne oturmadığı için sevinci fazla sürmedi. Doktor burun yerine yerine takilamacagini takılırsa daha kötüsü olur dedi.Daha sonra bir gün tekrardan burun ait olduğu yere yapıştı. Kovalev çok mutlu olup hayatına devam etti.
Neva Bulvarı
Teğmen Pirogov ve arkadaşı Piskarev neva bulvarındayken biri esmer biri sarışın olmak üzere iki kadın görüyor Piskarev esmerin peşinden gittiğinde kendini genel evde buldu.Bu kadını oradan kurtarmaya çalıştı ama kadın odasında boğazı kesilerek öldü.
Pirogov Schiller in karısı sarışın kadına musallat olmuştu. Bir pazar günü kadının üstüne saldırdı.Schiller ve arkadaşları Prigorovu bağladılar .Bir şekilde kurtulan Pirogov onları generale şikayet etmekten vazgeçti.
Portre
Ressam olan Çartkov'un bir atölyede satın aldığı yaşlı bir adamın portresi hayatını değiştirir.Portre canlanıyordu düşünde ressamın.Birgün kirayı almaya gelen ev sahibinin kirayı istemesi sırasında rulonun içinde 1000 altın çıktı. O parayla kirayı ödeyip yeni bir eve taşındı,güzel elbiseler ,güzel yemekler yedi yani gününü gün etti. Sonra gazeteye kendi ilanını verdikten sonra bir kadın kızı Lise için bir portre yaptırmasıyla hayatı değişir. Bundan sonra bir sürü zengin soylu sosyeteler portresini yapmasını istediler ondan. Sosyetenin içine girdiğinde üstüne başına dikkat etmeye ve kibirli olmaya başladı ama bir yerden sonra hep aynı tür resimler yaptıktan sonra yeni bir şeyler ortaya koymuyordu. Böyle devam ederek zenginliğine zenginlik kattı. Bir gün güzel sanatlar akademisinde bir resimle yaratıcılığının kaybolduğunu fark etti .Eve gittiğinde yaratıcı resimler yapamıyordu ve bu da onu çıldırtmaya başladı. Beyin humması veremle birleşerek onu vurdu ,Daha sonra da çıldırdı ve en sonunda delirip öldü .
İkinci bölümünde ise mezatta satılan bir tabloyu herkes almak isterken bir adamın içeri girip herkesten çok onun hakkının olduğunu söylemesiyle başladı hikâye.Hikaye şöyle eskilerde bir tefeci varmış ama bu tefeciden borç alan iflah olmuyor (iblis gibi bir şeymiş) yani hiçbir işi rast gitmiyor . Ondan borç alan her kimse ya ölüyor ya da hayatı mahvoluyor. Bir gün tefeci öleceğini anlayınca kendisinin bir portresini ressama yaptırdı para karşılığında. Bu Ressam bizim mezatı basan adamın babası. Bu portreden sonra ressamı da kötü bir insan yaptı. Ardından hayatının böyle olması portre yüzünden olduğunu anladığı için portreyi yakacakken arkadaşı istediği için verdi ve arkadaşı için de kötü oldu , böyle böyle herkes portre den kurtulmaya çalıştı. En sonunda mezattaki İnsanlara babamın vasiyeti gereği portreyi yakmam gerek dedi ama biri çoktan onu çalmıştı.