1000Kitap Logosu
Bir Delinin Anı Defteri - Palto - Burun - Petersburg Öyküleri ve Fayton

Bir Delinin Anı Defteri - Palto - Burun - Petersburg Öyküleri ve Fayton

Okuyacaklarıma Ekle
TAKİP ET
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!

Hakkında

224 sayfa ·
Tahmini okuma süresi: 6 sa. 21 dk.
Adı
Bir Delinin Anı Defteri - Palto - Burun - Petersburg Öyküleri ve Fayton
Orijinal adı
Записки сумасшедшего - Шинель - Нос
Çevirmen
Basım
Türkçe · Türkiye · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · Haziran 2019 · Karton kapak · 9789944888035
Diğer baskılar
Nikolay Vasilyeviç Gogol (1809-1852): Ukrayna’da, orta halli toprak sahibi bir ailede dünyaya geldi. Çocukluğunu etkileyen köy yaşamı ve Kazak gelenekleri eserlerine yansıdı, Ukrayna halk kültürünün ögeleriyle işlenmiş öyküler yazdı. Mizah anlayışı, gerçekçi tutumu ve canlı anlatımıyla Rus edebiyatında önemli bir yeniliğin öncüsü oldu. Dikanka Yakınlarında Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları ve Mirgorod Öyküleri’nde mizahın yanı sıra, yaşam karşısında karamsarlık ve dünyanın kötülüğü üzerine düşüncelerini ortaya koydu. Petersburg Öyküleri yazarın öykülerinin ikinci halkasını oluşturmaktadır.
Fiyatlar
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!
İdefix
idefix.com

Okurlar

Kadın
% 70.8
Erkek
% 29.2
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş

Benzer Kitaplar

İnsancıklar
Okuyacaklarıma Ekle
Ölü Canlar
Okuyacaklarıma Ekle
Beyaz Geceler
Okuyacaklarıma Ekle
Kumarbaz
Okuyacaklarıma Ekle
Oblomov (Ciltli)
Okuyacaklarıma Ekle
Hamlet
Okuyacaklarıma Ekle
Altıncı Koğuş
Okuyacaklarıma Ekle
Anna Karenina
Okuyacaklarıma Ekle
Budala
Okuyacaklarıma Ekle
Devlet
Okuyacaklarıma Ekle
Babaya Mektup
Okuyacaklarıma Ekle
Ben, Kirke
Okuyacaklarıma Ekle
7.9
10 üzerinden
8,7bin Puan · 1128 İnceleme
109 syf.
·
Beğendi
PALTO DA PALTOYMUŞ HA! Büyük yazar Dostoyevski'nin "Hepimiz Gogol'ün Paltosundan çıktık" dediği o meşhur sözü herkes bilir. Dostoyevski bu sözüyle bence Gogol'ün hakkını fazlasıyla vermiş. Hiçbir övgü yazarın büyüklüğünü bu kadar sağlam anlatamazdı diye düşünüyorum. Gogol'ün bu güzel kitabı "Bir Delinin Hatıra Defteri" "Palto" ve "Burun" adlı üç hikayesinden oluşuyor. İçlerinde "Palto" hikayesi biraz uzun, diğer iki hikaye ise oldukça kısa. Birbirinden güzel bu hikayelere geçmeden önce yazarın anlatımından biraz bahsetmek istiyorum. Yazarımızın, eserlerini yazdığı dönem dikkate alınırsa çağının ötesinde yaratıcı bir zekasının olduğunu görüyoruz. Bu yaratıcılık üç hikayesinde de insanı şaşırtacak derecede kendisini gösteriyor. Ayrıca anlatımında öne çıkan bir diğer konu da yazarın mizah ve hiciv yeteneği diyebilirim. Öyle ki kitabı başından sonuna kadar tebessüm ile okudum. Çok sevdiğim bir yazar olan Bulgakov'un da mizah ve yergi yeteneğini kimden aldığını Gogol'ü okuyunca daha iyi anladım. Bulgakov kesinlikle Gogol'ün paltosundan çıkmış. "BİR DELİNİN HATIRA DEFTERİ" Bu hikayede, sıradan bir memur olan İvanoviç'in müdürünün kızına aşık olduktan sonra ruh sağlığının bozulup nasıl delirdiği eğlenceli bir dille anlatılmış. Trajikomik olan bu hikayeyi de diğer hikayeleri gibi çok beğendim. "PALTO" O meşhur Palto hikayesi. Üç hikaye içinde en uzun olanıydı ve insana "keşke daha uzun yazsaymış" dedirten türdendi.Kitaplar okuruz ve belli bir süre sonra birçoğunun karakterlerini unuturuz. Ama bazı karakterler vardır ki unutulmaz. Mesela Raskolnikov ve Meursault gibi. İşte Palto hikayesinin karakteri de o unutulmayacak olanlardan: Akaki Akakiyeviç. Yalnız diğer karakterlerden farkı silik bir tip olması. Akakiyeviç de tutunamayanlardan birisi. Karakterimiz yine aşağı dereceden bir memur.Herkes tarafından alay edilen ama işine düşkün çalışkan bir memur. Tek derdi var o da paltosunun eski olması.Tek bir isteği var o da yeni bir paltoya sahip olmak istemesi. Sıradan bir konuya benziyor ama merakkaçıran vermemek adına konuyu burada sonlandırıyorum. Okuyunca Palto hikayesinin neden bu kadar sevildiğini daha iyi anlayacaksınız. "BURUN" Kitabın son ve en çok güldüğüm hikayesi Burun'du. Yazarın -yazıldığı dönemi düşünülürse- böyle büyülü ve gerçeküstü bir hikaye yazmasına çok şaşırdım. Konusu oldukça ilginç. Hikaye, karakterimiz Kovalev'in bir sabah uyandığında burnunu yerinde bulamamasıyla başlıyor. Ardından kahramanın, burunsuz dümdüz yüzüyle Petersburg sokaklarında kaybolan burnunu aramasıyla devam ediyor. Baştan sona mizahın eksik olmadığı bir hikayeydi. Gogol bu hikayesinde de Rus bürokrasisini kendine has hicviyle bir güzel eleştirmiş. Üç hikayede de ortak noktalar ön plana çıkıyor.Karakterlerin üçü de alt dereceden memur. Gogol bütün hikayelerinde devlet sistemini, adam kayırmacayı, adaletsizliği, vasıfsız ve liyakatsiz kişilerin haketmediği yerlere gelmesini igneleyici anlatımıyla eleştirmiş. 125 sayfadan oluşan bu kısa kitabı kesinlikle okumanızı öneriyorum. "Çarpık bir burna değil, sakat ve sahte bir ruha gülelim." - Nikolay Vasilyeviç Gogol-
Bir Delinin Hatıra Defteri
Okuyacaklarıma Ekle
224 syf.
·
6 günde
·
10/10 puan
Gogol den 6 hikaye
Neva Bulvarı 1831-1834 yılları arasında yazılmış, 1835 te yayınlanmıştır.Neva Bulvarı, çok güzel bir şekilde detaylı bir biçimde Gogol un özel anlatım biçimiyle uzun uzun anlatılır.Daha sonradan iki olay çıkar karşımıza.İki adam ve iki güzel kadın takibi konusu.Bir hayal,bir gerçek.Bir duygusal, bir çapkın adam.Piskaryov un hikayesi gerçek bir dramdır.Hikayenin sonu süper bağlanmış.Bu işte usta kalem işi.Burada yazar, bize iyi görünen kötü, kötü görünen iyi olabileceğini söylüyor. Puanım 8. Burun, kitaptaki 2.hikaye.Saf, absürt ve hicivli bir hikaye.Yazarın mektuplarında kendi burnuyla da dalga geçilmesi belki de bu hikayeye ilham kaynağı olmuş olabilir.Rusya daki sosyal statü farkı da kitapta net işlenmiş.Bir gün uyandığında burnu olmayan bir binbaşının başından geçenleri anlatır kitap.Dış görünüş herşeydir kitaba göre.Rus Atasözlerine öncü olmuştur. Puanım 7. Portre, kitaptaki en uzun ve 3.hikaye.1835 te yazıldı.Korkutucu tarafı olan bir hikayedir.Chartkov adlı bir ressam aşırı gerçekçi bir tablo satın alır.Beş parasız ve evinin kirasını dahi ödeyemeyen bir ressamdır.Para ve ün için tüm kötülükleri yapmaya hazırdır.Belli bir seviyeden sonra şöhret ve parası vardır ancak mutlu değildir.İkinci kısımda da bu korkunç gerçekçiliğe sahip portreyi yapan ressam ve o korkunç portredeki adamın hikayelerini öğreniriz.
Edgar Allan Poe
Edgar Allan Poe
bu hikayeden çok etkilenmiştir.Paranın sanatı yozlaştırıcı etkisini, kendini parayı dönüştürmenin olumsuz neticesini gösterir temasal olarak.
Nikolay Gogol
Nikolay Gogol
ün en korkutucu ve karanlık eseridir.Kendi geçmişine çok uyan bir yapısı yoktur.Puanım 10. Palto, kitabın 4.hikayesi ve de en meşhuru.1842 de yazılmış.
Fyodor Dostoyevski
Fyodor Dostoyevski
biz Gogol'ün paltosundan çıktık der.Bu kesin bir söz değildir bu arada.
Vladimir Nabokov
Vladimir Nabokov
gelmiş geçmiş en iyi Rus kısa hikayesi der. Akaki Akakiyeviç hikayesidir palto. O çok çalışkan, çok sessiz ve asosyal bir memurdur.Ama insanlar onu dalga malzemesi olarak görür ve bu şekilde tanınan biri olur.Paltosu yırtıktır.Yeni bir palto yapabilmek için yemek yemez, mumuna kadar tasarruf eder.Tek hedefi yeni bir palto diktirebilmektir.Palto nun yapımı tamamlanır ama işler ters gider.Sonrası kitapta.Akaki ismi zararsız demektir.İsim kitap girişinde Akaki Akakiyeviç ismi sallamasyon bir isim gibi gelebilir ama öyle değil diyerek tanıtılır ve hikayesi anlatılır.Anlatımda mizah çok yoğundur.Doktorları,bürokrasiyi, üst ast ilişkisini yazar inceden inceye tiye alır.Duygusal kısımları da yok değil.Özellikle dalga geçen iş arkadaşlarına "Ben de sizin kardeşinizim!" demesini unutamayacağım.Aynı zamanda insanları para ve malın bir araya getirme yani meteryalist anlayışla yaklaşımda kitapta mevcut.Ayrıca hiyerarşi eleştrisi kitapta net bir biçimde görülür.Birden çok filmi, radyosu,tiyatrosu,balesi yapılmış bir eserdir Palto.Ve evet küçücük bir kitap,bu hikaye bizlere tüm bunları anlatır bazen.Çünkü edebiyat budur.Unutulmaz yapıt böyle yapılır.Puanım 10. Bir delinin anı defteri, kitabın adı olmakla birlikte Gogol'ün en meşhur oyunlarından da biridir.Aynı zamanda kitaptaki 5.hikayedir.1835 yılında yazılmıştır.1.tekil şahıs ağzıyla Gogol ün yazdığı tek eserdir.Bir memurun deliliğe geçiş şeklini komik bir dille anlatır yazar.Yaygın delilik imajlarını bir bir kullanmıştır.Kendini yeri gelir kral sanar, yeri gelir köpeklerle konuşur başkahraman.Paranoyak ve şizofrenik sıkıntıları olan tutumlar sergiler.Toplumun dışlaması kendinin bu duruma gelmesine yol açar.Aynı zamanda tarihlerin yazılma şekli günükte çok hoşuma gitti.Puanım 8. Fayton, 1836 da yazılmıştır. Kitaptaki son hikayedir.
Anton Çehov
Anton Çehov
ne kadar zevkli bir hikaye der bu hikaye ile alakalı.Konu eski bir süvari subayı ve toprak sahibi arasında geçer.Hikaye çok kısadır, ama anlatım detaylıdır.Bu da Gogol ün uzman anlatım biçiminin en güzel örneğidir.Mizah ve mantıksızlığı da görmek mümkündür.Hikayenim hem opera hem de tiyatrosu mevcuttur.Puanım 7. Genel anlamda kitap iyiydi.Okuma grubumuzun ilk kitabı idi.Portre ve Palto nun hatırına puanım 10.
223 syf.
·
4 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Kara mizah budur!
YouTube kitap kanalımda Gogol'ün kitaplarını hangi sırayla okuyabileceğinizi anlattım: youtu.be/D98bVL1lQrg Kitap, Neva Bulvarı, Burun, Portre, Palto, Bir Delinin Anı Defteri, Fayton adlı eserlerden oluşmaktadır. Neva Bulvarı, Bağdat Caddesi, Şanzelize... Hiç fark etmez. Hepsi benzer özellikte caddeler. Sosyetik insanların ayak bastığı hatta bastıkları yerleri de sosyetikleştirdiği dünyanın çeşitli yerlerinden caddeler bunlar. Ortak özellikleri ise ışıl ışıl olmaları, rengarenk bir renk cümbüşü içerisinde insanlara lüksü, gösterişi, kapitalizmi, zenginliği ellerinden en göz boyayıcı şekilde nasıl geliyorsa o şekilde halka sunmak. Fakat... O da ne? Neden böyle sokaklardaki insanlar aslında siliktir hep? Yoksa parası olmayan silinmeye mahkum mudur? Üst ve alt sınıf, rütbe ayrımları olduğu sürece renkler bile bu tür sosyetik caddelerde üstlere gider. Altlara inmeyi hiç istemezler. Sınıflaşan hava bile bir süre sonra yükselebilir. Sanki her yer rengarenk bir göz boyama tablosu gibidir. Gittiğiniz devlet daireleri bile o göz boyayıcı renklerle çepeçevre sarılmıştır. Renklerin ve paranın göz alıcılığının bu kadar insan gözüne sokulmaya çalışıldığı yerde, sokaklarda içleri ve beyinleri boşaltılmış insanların gezmesinin ne önemi vardır ki zaten? Çizimleri yaptıktan sonra bile insanların teker teker silinmelerinin ardından onları tekrar çizmem ne kadar da acıydı öyle. Sanki kişiliklerini kendilerine hatırlatan ben gibiydim. Belki de bütün bu insanların devlet dairelerinde kalem memuru olmalarının silikliği benim kalemime de bir çağrı yollamış olabilirdi. Mega şehirler insanı yer yutardı, bu dünyanın her yerinde değişmeyen bir kural gibiydi. Neva Bulvarı da aynı şekilde parası olmayan insanları içinde yok eden bir girdaptı. Hoş geldiniz diyordu içinde barındırdığı insanlara fakat boş gidiyordunuz farkında olmadan. - Burun kısmını anlattığım yer spoiler içerebilir. Kitabı okumayanlar bu kısmı okumasa daha iyi olur ama çizimlere bakmakta pek sakınca olmaz.- Düşünün, bir gün bakkaldan her gün aldığınız gibi bir ekmek almışsınız ve kestiğiniz o ekmeğin içinden başkasına ait bir burun çıkıyor... Nedir bu acep? İnsanların yüksek rütbe, gösteriş ve sosyete hayalleri arasında belki bir gün siz de burnunuzu beraberinde kılıcı ve kafasında asil şapkasıyla sizin hayatınız boyunca hayal ettiğiniz mekanlara giderken, kadınlarla konuşurken ve caka satarken bulabilirsiniz. Bütün insanların gözü yükseklerdedir aslında. Bu da insanların "burnu büyük" olmalarını sağlayan ilk etmendir. Gogol'ün de dediği gibi burnunu yüksek rütbelerde gören bir Burunov'un yerine bütün herkes bir gün Burunov olma arzusu içerisinde yanıp tutuşabilir. Biz en çok egomuzu beslemeyi severiz çünkü. Kitabın portre kısmı ise en sevdiğim kısımdı. Zweig'ın anlatımına da benzeyen heyecan süreçleri, kitaptaki gerilimin ve heyecanın yükseldiği yerlerle beni tam bir etki çemberi içerisine aldı da diyebiliriz. Aslında biz de çoğu zaman bakmaya dayanamadığımız gözlere bakarız Portre kitabındaki gibi. "Gözlerin anlatıyor her şeyi." demeyi istediğimiz insanlara bakar dururuz Athena'nın dediği gibi. Fiziksel detaylardan ziyade en çok detayı gözlerin tam da derinlerinde buluruz. Bu gözlerin içinde neler neler yoktur ki... Para kazanma hırsı, rütbe hırsı, insanların diğer insanları ezme kibirleri ve daha niceleri... Fakat, Fernando Pessoa dememiş miydi "Ne zevk, ne ün, ne iktidar: özgürlük, yalnız özgürlük." diye? Ne kadar bu hırslar içerisine hapsolursak o kadar da özgürlüksüzlüğümüze hapsolurduk bir bakıma. Hırs ve para yönünden ise fakirsen hiçbir anlam ifade etmezdi varoluşun. Sosyete seni şehrin o kaotik ortamında yok ederdi. Dostoyevski dememiş miydi "Hepimiz Gogol'ün Palto'sundan çıktık." diye? Gerçekten de Dostoyevski, Çehov, Tolstoy, Gorki, Turgenyev ve daha nicesi bu paltodan çıkmış gibiydi. Memurların ve özellikle de kalem memurlarının delicesine sıkıcılıktaki rutin hayatları, Kafkaesk bürokratik hiyerarşi dünyasının bize hatırlattığı kasvet, hakim, savcı, kaymakam, vali gibi önemli devlet adamlarının insanı gerim gerim germesinin öyküsüdür diyebiliriz bir bakıma Palto'ya. Bir Delinin Anı Defteri'nde harika sosyete ve popülist kültür eleştirilerini bulabileceğimiz, Fayton öyküsünün son sahnesiyle de insanların elde ettiklerinin iç görünüş ve dış görünüşleri, rütbeleri orantısında elde ettikleri hürmet konularına eğilen Gogol'ün bu kitabını çok sevdim. Her yol Roma'ya çıkmaz ama Neva Bulvarı'na çıkabilir. Bu incelememin daha detaylı ve kitapla ilgili çizimler içeren hali için blog'uma da bakabilirsiniz : kitapciziyorum.blogspot.com.tr/2018/02/bir-delinin...
101 syf.
·
13 günde
·
Puan vermedi
Bir Delinin Hatıra Defteri
Kitap "Bir Delinin Hatıra Defteri", "Palto" ve "Burun" olarak üç hikayeden oluşuyor. Hikayelerin ortak yanını üç baş karakterinde memur olması oluşturuyor; Bir delinin hatıra defterinin baş karakteri Aksenti İvanoviç yedinci derece sıradan memur, Palto öyküsünün baş karakteri Akaki Akakiyeviç, dokuzuncu derece bir memur, Burun öyküsünün baş karakteri Kovalev dokuzuncu derece memur her üç öyküde Rusya’daki üç farklı memur bireyin yaşam ve beklentileri ve çözümsüzlükleri mizahi bir eleştirisi hikayeleştirilmiş. Aksenti İvanoviç, üst gelir grubundan Genel Müdürün kızı sofiye aşık, gerçeklikte ulaşılamayan sevgiliye hayal dünyasında oluşturduğu kurgularıyla ulaşmaya çabalar, ancak kurduğu kurguların içine hapsolur, algılarıyla gerçek dünyadan kopar. Akaki Akakiyeviç çalışkan ve kendi halinde yaşar, kullanılamaz durumda olan paltosu yerine alacağı yeni palto onu mutluluğa ulaştıracaktır, paltonun çalınmasıyla hayatı altüst olur, çalınan paltosunun bulunması için yetkililere yaptığı müracaatlarda kendisine karşı sergilenen tavırlar karşısında travma geçirir, hayatı terk eder. Binbaşı Kovalev üst göreve yükselme beklentisinde olan bir memurdur, bir sabah uyandığında burnu yoktur, üstelik kendi burnunu ararken burnunu üst derece bir memur olarak görür, tekrar burnuna kavuşmaması halinde tüm yükselme beklentilerinin sonu olacaktır. okunulabilir .....
Bir Delinin Hatıra Defteri
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.