Gönderi

Kara mizah budur!
9/10
·223 syf.··
Beğendi
·
2018 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2018 00:01
YouTube kitap kanalımda Gogol'ün kitaplarını hangi sırayla okuyabileceğinizi anlattım: ytbe.one/D98bVL1lQrg Kitap, Neva Bulvarı, Burun, Portre, Palto, Bir Delinin Anı Defteri, Fayton adlı eserlerden oluşmaktadır. Neva Bulvarı, Bağdat Caddesi, Şanzelize... Hiç fark etmez. Hepsi benzer özellikte caddeler. Sosyetik insanların ayak bastığı hatta bastıkları yerleri de sosyetikleştirdiği dünyanın çeşitli yerlerinden caddeler bunlar. Ortak özellikleri ise ışıl ışıl olmaları, rengarenk bir renk cümbüşü içerisinde insanlara lüksü, gösterişi, kapitalizmi, zenginliği ellerinden en göz boyayıcı şekilde nasıl geliyorsa o şekilde halka sunmak. Fakat... O da ne? Neden böyle sokaklardaki insanlar aslında siliktir hep? Yoksa parası olmayan silinmeye mahkum mudur? Üst ve alt sınıf, rütbe ayrımları olduğu sürece renkler bile bu tür sosyetik caddelerde üstlere gider. Altlara inmeyi hiç istemezler. Sınıflaşan hava bile bir süre sonra yükselebilir. Sanki her yer rengarenk bir göz boyama tablosu gibidir. Gittiğiniz devlet daireleri bile o göz boyayıcı renklerle çepeçevre sarılmıştır. Renklerin ve paranın göz alıcılığının bu kadar insan gözüne sokulmaya çalışıldığı yerde, sokaklarda içleri ve beyinleri boşaltılmış insanların gezmesinin ne önemi vardır ki zaten? Çizimleri yaptıktan sonra bile insanların teker teker silinmelerinin ardından onları tekrar çizmem ne kadar da acıydı öyle. Sanki kişiliklerini kendilerine hatırlatan ben gibiydim. Belki de bütün bu insanların devlet dairelerinde kalem memuru olmalarının silikliği benim kalemime de bir çağrı yollamış olabilirdi. Mega şehirler insanı yer yutardı, bu dünyanın her yerinde değişmeyen bir kural gibiydi. Neva Bulvarı da aynı şekilde parası olmayan insanları içinde yok eden bir girdaptı. Hoş geldiniz diyordu içinde barındırdığı insanlara fakat boş gidiyordunuz farkında olmadan. - Burun kısmını anlattığım yer spoiler içerebilir. Kitabı okumayanlar bu kısmı okumasa daha iyi olur ama çizimlere bakmakta pek sakınca olmaz.- Düşünün, bir gün bakkaldan her gün aldığınız gibi bir ekmek almışsınız ve kestiğiniz o ekmeğin içinden başkasına ait bir burun çıkıyor... Nedir bu acep? İnsanların yüksek rütbe, gösteriş ve sosyete hayalleri arasında belki bir gün siz de burnunuzu beraberinde kılıcı ve kafasında asil şapkasıyla sizin hayatınız boyunca hayal ettiğiniz mekanlara giderken, kadınlarla konuşurken ve caka satarken bulabilirsiniz. Bütün insanların gözü yükseklerdedir aslında. Bu da insanların "burnu büyük" olmalarını sağlayan ilk etmendir. Gogol'ün de dediği gibi burnunu yüksek rütbelerde gören bir Burunov'un yerine bütün herkes bir gün Burunov olma arzusu içerisinde yanıp tutuşabilir. Biz en çok egomuzu beslemeyi severiz çünkü. Kitabın portre kısmı ise en sevdiğim kısımdı. Zweig'ın anlatımına da benzeyen heyecan süreçleri, kitaptaki gerilimin ve heyecanın yükseldiği yerlerle beni tam bir etki çemberi içerisine aldı da diyebiliriz. Aslında biz de çoğu zaman bakmaya dayanamadığımız gözlere bakarız Portre kitabındaki gibi. "Gözlerin anlatıyor her şeyi." demeyi istediğimiz insanlara bakar dururuz Athena'nın dediği gibi. Fiziksel detaylardan ziyade en çok detayı gözlerin tam da derinlerinde buluruz. Bu gözlerin içinde neler neler yoktur ki... Para kazanma hırsı, rütbe hırsı, insanların diğer insanları ezme kibirleri ve daha niceleri... Fakat, Fernando Pessoa dememiş miydi "Ne zevk, ne ün, ne iktidar: özgürlük, yalnız özgürlük." diye? Ne kadar bu hırslar içerisine hapsolursak o kadar da özgürlüksüzlüğümüze hapsolurduk bir bakıma. Hırs ve para yönünden ise fakirsen hiçbir anlam ifade etmezdi varoluşun. Sosyete seni şehrin o kaotik ortamında yok ederdi. Dostoyevski dememiş miydi "Hepimiz Gogol'ün Palto'sundan çıktık." diye? Gerçekten de Dostoyevski, Çehov, Tolstoy, Gorki, Turgenyev ve daha nicesi bu paltodan çıkmış gibiydi. Memurların ve özellikle de kalem memurlarının delicesine sıkıcılıktaki rutin hayatları, Kafkaesk bürokratik hiyerarşi dünyasının bize hatırlattığı kasvet, hakim, savcı, kaymakam, vali gibi önemli devlet adamlarının insanı gerim gerim germesinin öyküsüdür diyebiliriz bir bakıma Palto'ya. Bir Delinin Anı Defteri'nde harika sosyete ve popülist kültür eleştirilerini bulabileceğimiz, Fayton öyküsünün son sahnesiyle de insanların elde ettiklerinin iç görünüş ve dış görünüşleri, rütbeleri orantısında elde ettikleri hürmet konularına eğilen Gogol'ün bu kitabını çok sevdim. Her yol Roma'ya çıkmaz ama Neva Bulvarı'na çıkabilir. Bu incelememin daha detaylı ve kitapla ilgili çizimler içeren hali için blog'uma da bakabilirsiniz : kitapciziyorum.blogspot.com.tr/2018/02/bir-del...
Edebiyat
Bir Delinin Anı Defteri - Palto - Burun - Petersburg Öyküleri ve FaytonNikolay Gogol · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202538,5bin okunma
··1 alıntı·
3 +1'leme
·
14bin Gösterim
13 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Gogol okumaya Palto ile başlamıştım. Tüm kitaplarını okuyacağım diyerek bitirdim küçük ama devasa etkili eseri. İncelemeniz için teşekkürler. Hemen kitabı okuma isteği uyandı içimde️
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Çok farklı ve mizah dolu bir isim, bence çok daha fazla ilgiyi hak ediyor, daha çok okunması gerek diye düşünüyorum. Teşekkür ederim yorumunuz için Nurhan Hanım.
Oğuz yine çok güzeldi. Çizimlerin en çok yakıştığı incelemelerden biri olmuş. NTV Yayınları bu eserlerin çizim versiyonunu yaptı mı bilmiyorum ama şu incelemeyi görseler saniye düşünmezler:) Kalemine ve emeklerine sağlık dostum...
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Çok teşekkürler dostum zamanını ayırdığın için. Bakarsın bir gün bir yayınevi ya da dergi adına çizerim, belli mi olur? :) Bu arada ilk kez renk kullandım bu kadar, Gogol’ün renkli kişiliğiyle sen de tanışmalısın. Sevgiler...
Kelimelerini okurken yüzünü görmüş kadar oldum :) kalemine sağlık
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Allah razı olsun Ebru ablacım, eksik olma. Ben de senin her daim iyiliğini isterim.
"Üst ve alt sınıf, rütbe ayrımları olduğu sürece renkler bile bu tür sosyetik caddelerde üstlere gider. Altlara inmeyi hiç istemezler. " Bu ne güzel bir ifadedir.Harika yazmışsınız yine.
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Güzel yorumlarınız için çok teşekkürler, Gogol’ün bendeki ve tabii ki de Ruslardaki yeri ayrıdır. 🙏🏻
Gogol çok zeki ve orijinal bir adamdır. Bu zekasının en net görüldüğü eserlerden birisi de elbette Petersburg öyküleridir. Kalemine sağlık. Çok güzel olmuş.
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Ben de çok renkli bir adam olarak belirtiyorum dostum bugüne kadar okuduğum bütün yazarlardan farklı bir tarzı var ve bu çok çekici oluyor yazarı okuma dürtüsünün gelmesi için. Yorumun için teşekkür ederim. :)
Reklam
kaleminize sağlık, çizimler okuduklarımın içindeymişim hissiyatı oluşturdu. ayrıca sayenizde yeni bir şarkı grubu daha keşfetmiş oldum, teşekkür ederim. Gogol'a gelirsek, resmen o günden bugünü, düştüğümüz acınası hali-anlamsız gösteriş merakımız, hırsımız- görmüş. edebi anlamda doyurdunuz ruhumu yine, yeniden incelemeniz ile. kitapla kalın, emeğinize sağlık.
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim yorumunuz için. Peyk, Türkiye'de en sevdiğim alternatif gruptur diyebilirim. Kendilerinin deneyselliğini ve müzik çizgisini çok severim. Gruptaki bütün üyelerin aslında başka meslekleri var fakat müziği sevdikleri için yapıyorlar, Facebook'ta klipleri için halktan insanlar arıyorlar, çok hoşlar gerçekten. Gogol'ün mizahi yönünü ve ince alaylarını, absürt konuları çok özgün bir şekilde anlatmasını epey sevdim. Kitapla kalınız, teşekkür ederim...