Adı:
Portre
Baskı tarihi:
Nisan 2019
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751418999
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Портрет
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Genç ve yoksul ressam Andrey Petroviç Çartkov'un hayatı, bir resim dükkanında gerçeğe ürkütücü derecede benzeyen bir portreyle karşılaşınca değişir. Gizemli portre onu bir seçim yapmak zorunda bırakır. Ya dünyada sanatçı kimliğiyle bir yere gelmeye çalışacak ya da kolay yolu seçip, ün ve servet uğruna başkalarını taklit edecektir.

Ölü Canlar, Taras Bulba, Bir Delinin Hatıra Defteri, Müfettiş gibi yapıtlarıyla ünlenen N. V. Gogol (1809-1852) uzun öyküleriyle de klasik Rus edebiyatı içinde seçkin bir yere sahiptir. Tüm dünya dillerine de çevrilen Palto, Burun, Mayıs Gecesi gibi öykülerinde ince bir mizahla çarpıcı kişilikler yaratmıştır. Portre'de ise büyük yazara özgü üslup derinliği çok belirgindir.
96 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Spoiler İçerir!
"Portre" Gogol'un diğer eserleri arasında oldukça dikkat çekici temalardan birine sahiptir. Gelecek vaat eden yetenekli bir ressam dünyanın geçici nimetleriyle baştan çıkar ve maddiyatın yaratıcılıktan daha önemli olduğunu düşünür. Gerçek sanata ihanet edip yeteneğini kaybettiğinde de önce ahlaken sonra da fiziksel olarak ölür. İki bölüme ayrılan "Portrede" bağlantı unsuru uğursuz tefecinin portresidir. Gogol bu eserinde sanat görüşünü de dile getirmiştir. Ona göre, sanatçı çoğunluğun zevklerine, modaya, insanlara özellikle de yüksek topluma boyun eğmemeli, sahte başarının, ucuz popülerliğin peşinde koşmamalıdır. Böyle yapan biri er ya da geç, şöhretin bütün boşluğunu ve sahteliklerini hissedecek, nihayetinde de bir "hayaletin" peşinden sürüklendiğini anlayacaktır. Doyuma ulaştığında kendisine fayda sağlayan durumun gelip geçici ve en büyük mutluluğu vaat edenin yaratıcılık olduğunu dehşetle fark edecektir. Sanatın hakiki görevini yerine getirebilmesi bütün cezbedici şeylerden, kişisel çıkarlardan, dünyevi arzulardan arınmış "gerçek" bir sanat olmasına bağlıdır. Fantastik bir özellik taşıyan bu eserinde Gogol "kötü ruhun" bir ürünü olan tutkuya, istikrarsızlığıyla şeytani ruhun tuzağına oldukça meyyal olan Rus insanının özelliklerine de değinir. Kötülük "Portrede" mistik bir unsur olarak karşımızı çıkar. Gogol'un baş karakter için Çartkov ismini seçmiş olması da pek yerindedir. Zira kelimenin kökenine bakıldığında bu ismin iblis anlamına geldiği, bununla şeytana çağrışım yapıldığı görülmektedir. Kasvetli renkleriyle pek çok mizahi dokunuşun olduğu "Portre" Çartkov'un düşüşünün, geç gelen pişmanlıklarının, her şeyi yiyip bitiren, ruhuna hakim olan kıskançlığının ve tutkusunun trajedisidir. Gogol'a göre Çartkov'un psikolojisinin temelinde yatan ve genellikle de Rus insanın karakteristik özelliği olan şey, irade zayıflığı ve iç disiplin eksikliğidir. Çağdaşları arasında benim için özel bir yere sahip olan Gogol burada bize beğenilmemek ve eleştirilmek pahasına da olsa kendi çizdiği yoldan şaşmayan istikrarlı duruşun başkalarının isteklerine boyun eğmekten, başkaları tarafından yüceltilmekten çok daha önemli olduğunu anlatır.
96 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Bir uzun ve bir kısa öyküden oluşan kitapta ilk, yani uzun öykü ikinci öyküye aynı zamanda bir örnek oluşturuyor ve kısa, ikinci öyküdeki muhtemel taslaklardan birini detaylı tasvir ederek değinmek istediği noktayı sağlam bir limana bağlıyor.

Gogol'ü bilirsiniz, neredeyse canlı bir tablo inşa eder gibi yazmaktadır, detaycılığı Ölü Canlar ile zirveye çıkararak bir yaprağın iskeleti gibi nahif varlıklarla imgeleminin zenginliğine katılıp gözleminin filtresinden geçen ince veya kritik noktaları okuyucuya aktarmasını bilir.

Bu iki hikayede ise ruhu şeytana satma konusunu işlemiş, bunu bir sanat eseri düzeyine indirgemiş, şeytan olarak da bir tefeciyi seçip, bunu -şeytani hisleri- tefecinin portresiyle ve bu portenin uyandırdığı istek ve dürtülerle ifade etmiş.

Hem milliyetçi bir yanla karakteristik özellikleri Rus insanına özgü gibi yazarken hem de kendi insanlarını eleştirmiş, sanatın hükümet yanlısı olması gerektiği gibi görüşleri canlandırarak kendisiyle zıt düştüğü bariz bir taşlama veya kendine yakışır bir ironi yapmış, dönemin paralı yayın yapan gazetesine kadar eleştirirken, yönetimin ve halkın durumuyla tarihsel rus belleğini bizlere aktarmıştır.
96 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Dostoyevski'nin "Hepimiz Gogol'un Palto'sundan çıktık" cümlesinden kastı eminim ki, Portre için de geçerlidir. Gogol'un kara mizah ve fantastik eleştiri tarzı ile eserlerindeki harikulade betimlemelerini okuyup, anladıkca kendinden sonrakilere nasıl bir ilham kaynağı olduğununu görmek mümkün.

Kara mizahını ustalıkla kullanması itiraf edeyim ki, bazı yerlerde bana kahkaha bile attırdı. İlginçtir ki, paralel olarak Dostoyevski'nin kara mizahla dolu yapıtlarından biri olan "Stepançikovo Köyü ve Sakinler"i romanını da aynı şevkle okuyorum.
96 syf.
·Beğendi·7/10 puan
Bir ressamın bir portreyi almasıyla başlayan hikaye, sanat ve sanatçılarla ilgili bilgi verirken hayatta farketmediğimiz yol ayrımlarımızın nelere sebep olabileceğinden bahsediyor
96 syf.
·Puan vermedi
Gogol çok sevdiğim, belki de en sevdiğim yazar. Keşke daha çok kitap yazsaymış diyorum, hiç sıkılmadan okurdum hepsini. Gerek absürdlüğüne, gerek bu absürd durumların olağanmış gibi görünmesine,gerek gerçeklerin trajikomikliğinin yansıtılmasına baktığımda Gogol'un anlatımını gerçekten beğeniyorum.
Portre kitabına bakacak olursak ismi ayrıca ilgimi çekti- ilkokulda hayalim ressam olmaktı- ve zaten Gogol'un çok az kitabı olduğu için bu kitabını da almak istedim. İçeriğine baktığımızda bir şeytan tasviri var. Şeytanın etkisi altındaki insanlar hırslı ve paragöz oluyorlar. Aslında bu şeytan insanlara muhtaç, öyle ki tek korkusu insanların görmediği bir tozlu portre olarak kalmak, hatta onu yaşatacak bir portresinin dahi olmaması en büyük korkusu. Günümüze baktığımda şeytanın bir portresi olmadığı için korktuğunu veya üzüldüğünü hiç sanmıyorum. Zira kendisine binlerce canlı beden bulmuş durumda.
Bir Solukta Klasikler serisindendi. Gerçekten de bir solukta bitti.
96 syf.
·1 günde·6/10 puan
Nikolay Vasilyeviç Gogol burda bir ressamın kişiliğine hayatına ve eserlerine ayrıca sanat konularını ele aldığı betimlediği ve sonuca vardığı bir eser ki şöyle bir ders çıkarıyorum bir okuyucu olarak:
Sanatçı esasında para da kazanmalı ama para kazanmak için eser yapmamalı.
Sanatçı bütün ruhunu sanata adamalı ve çıkarcı yaşanamalı.
Sanat aslında şan şöhret için bir merdiven değil aksine özgürce eserler ortaya koymak için bir muazzam olay veya yapıt veya nerdesiniz bilemem ama sanat aslında sanat içindir. İnsanların bakış açılara göre şekil verilecek ve ticari olacak bir alan değildir.
96 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
Fantastik bir portre ve ressamı konu alan kitap.
Gogol’un Palto’su ve bu Portre kitabında da dikkatimi çeken ve hoşuma giden bir noktayı belirteyim. Tercüme eden değerli tercümanlar, yazarlar ve o dönemle ilgili tarihsel bilgi vermişler, kitap içinde bilmediğim yabancı kelime ve kahramanlar hakkında dipnot yapmışlar.
Okunası kitaplar içinde yerini alan Portre tavsiye edebileceğim bir eser.
96 syf.
·Puan vermedi
Gogol, diğer eserlerinde olduğu gibi, bu eserinde de birçok saçmalıkların olduğu dünyayı ve kader kavramını irdelemektedir. Yazara göre dünyada hiçbir şey uzun süreli değildir. Kitapta, Wilde’ın Dorian Gray’in Portresi’nde ya da Balzac’ın Bilinmeyen Şaheser’inde olduğu gibi benzer bir konu işlenmektedir. Canlı bir portre tablosu vardır ve zamanla bu portre, ona sahip olan kişileri etkileyen büyülü ve şeytani bir özellik barındırmaktadır. Portre kitabında bulunan bu tablodaki portrenin sahibi ise bir zamanlar tefeci olan duygusuz, dünyevi bir iblisin imgesidir. Bu portre, gözlerinin gerçekliği ve ürkütücülüüğü ile dikkatleri çekmektedir ve tabloya sahip olan kişilere sıkıntı getirmektedir. Bu kişi hakkında Asyalı bir yaşlı erkek olması dışında hiçbir bilgi verilmemiştir. (Hakkında bir bilginin olmaması ve batı toplumunun içerisinde bir Asyalı olarak varolması, portreyi gören kişilerin ona karşı daha yabancı bir gözle bakmalarına neden olmaktadır.) Yazar, sanatçıların üretim sürecinde yaşadıkları duyguları da ele almıştır. Portreye sahip olan kişilerin çoğu ise sanatçılardan oluşmaktadır. Kitapta gerçeküstü unsurlar bulunmaktadır. Okurken bu gerçeküstü olayların farkında olsanız da yaşananların gerçekten varolduğu hissine kapılıyorsunuz. (Açıkçası ben kitabı okurken gerildim.) Kitaptaki olay dizisini, konusunun gizliliğinin korunması adına anlatmayacağım; kitaptan bir bölüm paylaşıp incelemeyi bitireceğim. Sanattaki yozlaşmanın toplumda, hayatın başka bir yerindeki yozlaşmadan daha derin etkilerinin olduğunu açıklayan bir cümle:
“Aydınlık bayramlık kıyafetleriyle evinden çıkan birisinin pislenmesi için arabalardan birinin tekerinden sıçrayan çamur kafidir; o vakit kalabalıklar sarar çevresini, parmaklarıyla gösterirler onu ve şapşallığını anlatır dururlar, oysa bu kalabalık, gündelik kıyafetleriyle geçmekte olan diğer yayaların üzerindeki sayısız lekeyi hiç fark etmemektedir. Zira gündelik kıyafetlerin üzerindeki lekeler fark edilmez.”
96 syf.
·4 günde
Gogol'ın okuduğum ikinci kitabı, Palto gibi Portre'de harika bir eser, çok akıcı hemen okunup bitebilincek bir kitap.
Kitap için söylenecek çok söz yok çünkü her okuyucuda farklı anlamlar çıkacaktır diye düşünüyorum, resmi çizerken sanatçının ne gördüğü nasıl baktığı çok önemlidir, ben bu kitabı okuduğumda ressam tefecinin ruhunu görüp onu yansıtmış diye düşündüm, tabiki herkesin bakış açısı farklı olacaktır.
Ben kitabı çok sevdim okuyan herkesinde beğeneceğine eminim.
Keyifli okumalar dilerim.
96 syf.
·6/10 puan
Yer yer gerilim tadı aldığım güzel bir kitaptı. Hırsın, insan evladını nasil etkileyebildiği öne çıkarılmıştı. Dili de gayet akıcıydı. Tavsiye ederim.
96 syf.
·7/10 puan
Sanatçının sanat yaparken asıl amacının ne olması gerektiğini gözler önüne seriyor. Daha doğrusu sanatı ne için yapmamalı :p Okurken biraz tırstığımı itiraf etmeliyim :) Sonunun daha çarpıcı bir şekilde bitmesini beklerdim çünkü kitabın gidişatı kafamda başka sonlar çağrıştırmıştı. Yine de merakla okudum. Teşekkürler Gogol <3
96 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Kitab 2hissəlidir və sanıram ki, ayrı-ayrı rahatlıqla oxuna bilər.
Əsərin ilk ana qəhrəmanı Andrey Petroviç Çartkov`dur. O, səfil hala düşmüşdü və son anda onun həyatını sonradan qazandığı məşhurluğu deyil də, aldığı kiçik amma "canlı" əsər idi.
Bilmediğini açıkça söyleyen bir adam, bilmediğini biliyorum diye iddia eden ve ikiyüzlülük yaparak her işi berbat eden adamdan daha iyidir.
Benim gözümde bilmediğini açıkça söyleyen insan, bilmediğini biliyormuş  gibi görünen ve her şeyi ağzına yüzüne bulaştıran ikiyüzlüden daha değerlidir.
Zulüm ve işkencenin bütün acılarını tatmak herhangi birine en küçük bir işkencede bulunmaktan daha iyidir..
Benim bir portremi yap. Ben belki de yakında öleceğim..
ama ben hiç ölmek istemiyorum, yaşamak istiyorum.
Sen tamamıyla canlı imişim gibi bir portremi yapabilir misin ?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Portre
Baskı tarihi:
Nisan 2019
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751418999
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Портрет
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Genç ve yoksul ressam Andrey Petroviç Çartkov'un hayatı, bir resim dükkanında gerçeğe ürkütücü derecede benzeyen bir portreyle karşılaşınca değişir. Gizemli portre onu bir seçim yapmak zorunda bırakır. Ya dünyada sanatçı kimliğiyle bir yere gelmeye çalışacak ya da kolay yolu seçip, ün ve servet uğruna başkalarını taklit edecektir.

Ölü Canlar, Taras Bulba, Bir Delinin Hatıra Defteri, Müfettiş gibi yapıtlarıyla ünlenen N. V. Gogol (1809-1852) uzun öyküleriyle de klasik Rus edebiyatı içinde seçkin bir yere sahiptir. Tüm dünya dillerine de çevrilen Palto, Burun, Mayıs Gecesi gibi öykülerinde ince bir mizahla çarpıcı kişilikler yaratmıştır. Portre'de ise büyük yazara özgü üslup derinliği çok belirgindir.

Kitabı okuyanlar 347 okur

  • Çalıkuşu
  • Seyahatperest
  • Alper Salih
  • YOK
  • yasin
  • İmge Arabi
  • Dilara Adar
  • seher
  • Saliha'
  • Davut_E

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13.4 (15)
9
%18.8 (21)
8
%22.3 (25)
7
%12.5 (14)
6
%7.1 (8)
5
%0.9 (1)
4
%0.9 (1)
3
%0
2
%0
1
%0