Ömer Erduran

Ömer Erduran

ÇevirmenEditörTasarımcı
8.7/10
2.056 Kişi
·
5,4bin
Okunma
·
2
Beğeni
·
278
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
352 syf.
·10 günde·9/10
Doğan Cüceloğlu, kırktan fazla bilimsel makalesi  yayınlanan bir psikolog ve çeşitli topluluklara bilimsel psikoloji çerçevesinde gelişim seminerleri sunan bir iletişim psikolojisi uzmanıdır. Çok sayıdaki kişisel gelişim kitabı ile Türk insanının düşünce, duygu ve davranışlarını inceler.

Sahi neydi mış gibi yaşamak. Böyle insanlar varmı gerçekten çevremize bakmamız lazım hatta biz bille çoğu zaman mış gibi yaşayan insanlardan biriyiz. Ben gibi yaşamak yerine biz gibi yaşamayı öğrenmeliyiz. Düşüncelerin altındaki niyetin, sözün arkasındaki düşüncenin, fikrimizin, aklımızın davranışlarımızın birbirine uymadığı biz insanların yaşamı demek mışgibi yaşamak. Kimimizin körleşip fark etmediği, kimimizin ben duygusu ile hareket ettiği, yaşıyormuş gibi görünüp de aslında yaşamamak Ve yaşamadığının farkında bile olmamak. Kısaca kişisel gelişim kitaplarında okuduğum en iyi kitaplar arasında rahatlıkla yer alıyor.


ALINTILAR

Kadının insan olarak temel hak ve hukukunu bu toplum henüz tartışmış değil; yani tartışılmamış olduğunu sanıyorum.

Bir toplumun uygarlık düzeyini ben o toplumumun duygudaşlık, yanı empati düzeyinde görüyorum.

Turkiye'deki ana babalar çocuklarına birey olmamayı çok erken yaşta öğretmek için büyük çaba harcarlar. İçimizdeki çocuk utanca boğulup kendi kendimize söz verip bir birey olmama yemini ettiğimiz zaman ana, babamız, dedemiz, ninemiz, konu komşu, herkes bizi çok sever. Sürünün yeni üyesi olarak sevilirsiniz. Çok uslu maşallah, çok söz dinler, benim oglum/kızım benim sözümden hiç çıkmaz övgüleriyle yemininizin doğru bir yemin olduğuna inandırırlar.
368 syf.
·7 günde·10/10
Yazarın okuduğum üçüncü kitabı bu. Diğerleri gibi bunun da bitmesini hiç istemedim.
Daha önce okuduğum kitaplarındaki gibi burada da ailenin, sevginin, ilginin, hoşgörünün önemi sık sık hatırlatılıyor. Bu sayılanlar olduğu veya olmadığı zaman hayatımızın nasıl değişebileceğini birkez daha görmüş oluyoruz.
Toplum sağlığı için okuyun, okutun
383 syf.
·5 günde·10/10
Birbirinden farklı insanlar ve anormal hayatlar... Bir psikiyatristin not defterinden, gerçek hayat hikayeleri. Okuyanların kendinden bir bölüm elbet bulabileceği ve o yerlerde sanki bir terapideymiş gibi hissetmenizi sağlayacak. İnsanın ailesini seçmesini mümkün değildir ve kaderimiz doğduğumuz evde oluşur. Ve bu kitabı okuduğunuzda öyle aileler ile tanışacaksınız ki halinize şükredecekcisiniz. Annesi dışarı çıkmasına izin vermiyor ve arkadaş edinmesine de, intihar edeceğini söylüyor ve umrunda olmuyor, sonra da intihar ediyor. Bu sadece kitabın içinden bir örnek. Başka kitabın içinde neler var? Ömrünün sonuna gelmiş ve ölecek birisi ve bu korkuyu nasıl yendiğini okurken sizde göreceksiniz. İlişkiler üzerinden örnekler, sanrılar üzerinde hareket eden ve dünyasını kafasının içine kurmuş birisi, kendisini Hz. İsa olduğunu düşünen bir doktor, apartmanlarında çöp biriktiren her şeyi on kez yıkayan bir aile, yemekleri bile ve neredeyse açlıktan ölecekler... Ve yüklü miktar parası olup açlıktan bayılmak üzere olan bir kişi. Bunların hepsini tanımak hayatınızda bir farklılık yaratacak. Her biri farklı dünya sadece bir hayata sahip olabiliriz fakat bu kitabı okursanız bir çok hayatı da yaşamış gibi olacaksınız. Keyifli okumalar.
96 syf.
·1 günde·8/10
Kaderin tüm beklentilerini yerine getirmesinden dolayı tadacağı tüm dünyevi zevkleri tatmasından kaynaklı olarak bir tür ruhsal iktidarsızlık yaşayan ve yaşamda tutkuyla yer alabilme arzularını yitiren yani varoluşsal sancılar çeken seçkin bir burjuvanın, sınıfının kalıplarını kırma sürecini işleyen, haz veren edebi yönü ve güçlü psikolojik alt yapısıyla Zwieg eseridir.
0 ÷
/\ /
|
/\
Öyküde yoğun duyguları ve toplumunun içinde bulunduğu sınıfsal yarılmaya dair sağlam mesajları verebilmeyi başarmış. düşündüren aforizmaları, karakterin ruh haline bürünmemizi kolaylaştıran metaforları ve sanatsal değeri yüksek betimlemeleri ile çok güçlü bir eser.
368 syf.
·Beğendi·10/10
Bu kitabı okuduktan sonra mesleğimi seçtim. İster psikoloji ile ilgili olun, ister olmayın, her insanın o dünyanın derinliklerine inmesini sağlayan, belkide orada gördüklerinden dehşete düşüren bir kitap. Bir psikiyatristin anılarını okumanın bana böylesine ilham verebileceğini hiç düşünmemiştim.
368 syf.
·10/10
Merhaba :) Çok severek okuduğum kitap hakkında bir şeyler yazmak istedim. Şimdiye kadar hep yabancı yazarların terapi kitaplarını okumuştum, ilk defa Türk bir yazarımızın kaleminden okuyacağım için büyük bir istekle almıştım lâkin küçük puntosundan dolayı ertelediğim bir kitaptı. Bir de zamanı değil gibi hissettim ve sonra kitap birden beni kendisine çekti, okumalısın beni dedi ve başladım. Zamanlaması çok iyiydi, o kadar iyi geldi ki.. Hepimizin yaşadığı kimine göre büyük kimine göre küçük kimseye anlatamadığımız hatta kendimizden bile sakındığımız, yediremediğimiz sıkıntılar var. Eğer o sıkıntılı zamanlardan birindeyseniz bu kitap sizi kurtarabilir. Çünki kitaptaki yaşanılan her hikâyede kendinizden bir şeyler buluyorsunuz. Tam olarak o yaşanılanları yaşamamış olsanız bile belki bir cümle bile size, kendi hikâyenize ışık olabiliyor. Gerek bizim örf adetlerimize göre gerek farklı farklı yaşayış biçimlerine göre birçok hayatı ve yaşadıklarını akıcı, hoş bir dille yazıldığı için asla sizi sıkacağını düşünmüyorum. Herkesin okuyabileceği, kendini bulacağı ve iyi geleceği bir kitap. Lütfen alın okuyun hatta okutun! Keyifli, huzur dolu günler ❤︎
320 syf.
·Puan vermedi
Hukukçu bir babayla, birbirine zıt iki yetişkin oğlu arasında yaşanan kuşak çatışması ve tabii ki yazarın olmazsa olmazlarından; adalet sisteminin ayrıntılarını anlatan, diğer kitapları kadar iyi olmasa da okunulabilir bir macera...
368 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Yazarımız bir psikiyatri doktoru olup hastalarıyla aralarında geçtiği diyaloglardan oluşturduğu bir kitap, diyeceksiniz ki nasıl hastalarıyla diyaloglarını yazabilir?   Şöyle ki hastaları kitap yazması için desteklemiş olup doktorumuz ne kadar izin almış olsa da hastaların kimliklerini değiştirmiştir ve de hastaların ruh sağlıkları bozuk olduğu için doktordan başka kimseye sorunlarını anlatmadıklarından dolayı kimse onları tanımamaktadır.

Şimdi gelelim kitabımıza kitap müthiş derecede etkileyici ve akıcı. Yazarın anlatım tarzından tutunda betimlemelerine kadar her şey çok düzgün. Bu kitaptan öğrendiğiniz şey ise şu oluyor hayat ne kadar da güzel halimize binlerce şükür diyorsunuz.

Keyifli okumalar...
368 syf.
·Beğendi·10/10
Kitap hakkında Prof.Dr Cengiz Güleç'in yorumundan bir parça "Bu kitap bir edebiyat yapıtı. İnsan ilişkilerindeki sorunlara ve insanın içsel yaşantılarına, değerler dünyalarına odaklanmayı meslek olarak seçmiş bir uzmanın, bunu nasıl bir estetik duyarlılıkla başarabildiğini maalesef Türk dilinde sıkça görebilmiş değiliz." Doğru söze ne denir!

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 5,4bin okur okudu.
  • 594 okur okuyor.
  • 4.233 okur okuyacak.
  • 94 okur yarım bıraktı.