7,7/10  (510 Oy) · 
2.024 okunma  · 
442 beğeni  · 
10.382 gösterim
Nikolay Vasilyeviç Gogol (1809-1852): Ukrayna'da, orta halli toprak sahibi bir ailede dünyaya geldi. Çocukluğunu etkileyen köy yaşamı ve Kazak gelenekleri eserlerine yansıdı, Ukrayna halk kültürünün ögeleriyle işlenmiş öyküler yazdı. Mizah anlayışı, gerçekçi tutumu ve canlı anlatımıyla Rus edebiyatında önemli bir yeniliğin öncüsü oldu. Bu yenilik, Dikanka Yakınlarında Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları, Petersburg Öyküleri ve Mirgorod Öyküleri'nde mizahın yanı sıra yaşam karşısında karamsarlık ve dünyanın kötülüğü üzerine düşünceleriyle şekillendi. Müfettiş adlı oyununda yozlaşmış bürokratları acımasızca alaya aldı. Gogol, Ölü Canlar adlı romanıyla 19. yüzyıl Rusyası'nda toplumsal düzenin ve bireylerin eleştirisini eşsiz bir başyapıt olarak ortaya koymuştur.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2012
  • Sayfa Sayısı:
    484
  • ISBN:
    9789944889858
  • Orijinal Adı:
    Мёртвые Души
  • Çeviri:
    Mazlum Beyhan
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
İbrahim (Sisifos) 
 10 Nis 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Gogol, Gogol.. Dostum nasıl anlatmalı seni.. Yaptığın muzipliklerden mı bahsetmeli yoksa ince zekandan mı? Bu arada şundan da sitem etmeden geçemeyeceğim, sırf tasarladığın gibi olmadı diye yakmak zorunda mıydın bu güzel eserin ikinci cildini?

Ben Gogol okurken her zaman kendimi çok sevdiğim bir arkadaşımla vakit geçiriyormuşum gibi hissederim. Hani neredeyse hepimizin çevresinde bir arkadaş tipi vardır; size ağzına geleni söyler ama kızamazsınız, aksine o bunları söylerken gülmekten karnınıza ağrılar girer. Tabi ne demek istediğini anlarsınız ama söyleyişi o kadar komiktir ki, kızamazsanız. İşte benim için Gogol o dur.

Gogol’un her eseri ince bir zekanın ürünüdür. Sizi doyasıya eğlendirir, eğlendirirken de bir o kadar eleştirir. Eleştirinin de en kayda değeri budur herhalde. Kimseyi üzmeden, kızdırmadan, kimseyle tartışmaya girmeden yapılan. Ayrıca Gogol’un eserlerinde bir diğer unsurda; Dostoyevski, Tolstoy gibi tanınmış diğer Rus yazarlarından daha gerçekçi daha toplumsal olmasıdır. Örneğin Dostoyevski genel de düşünce üzerine yazar, eserlerinde işlediği alt tabakadan kişilerse Petersburg’un sarhoşları, ayyaşları ve faişeleridir, yer mekan genelde Petersburg’dur. Gogol ise Petersburg dışına da çıkmıştır eserlerinde. Mujikleri, memurları, toprak sahiplerini, subayları kısacası neredeyse tüm rus insanın işlemiş, adeta yaşadığı dönemin fotoğrafını çekmiştir.

Esere geçecek olursak, eser İlahi Komedya’ dan esinlenerek üç cilt olarak tasarlanmıştır. İlk ciltte Rusya’nın kötü yanları yazılmış ve yayımlanmıştır. İkinci ciltteyse olması gerekenler, iyiler düşünülmesine rağmen yazar bir türlü istediği karakterleri oluşturamamış ve geçirdiği bir bunalım esnasında ikinci cildini yakmıştır. Elimizde kalan ise birinci cilt ile ikinci cildin bazı parçalarıdır. Yani bu kitap tamamlanmış değildir. Yaklaşık 350. Sayfadan sonra eksikler başlar, bazı bölümler yarıda kesilirken bazı bölümler hiç yoktur. Eserde baş karakter Rus çiftlik sahiplerinin çiftliklerini gezerek onlardan ölü canlar satın almaktadır. Yazar böylece Rus toprak sahiplerini, köylülerini ve yaşadığı dönemin feodal sistemini tüm açıklığıyla anlatmış ve eleştirilerini yapmıştır. Ayrıca bütün eserlerinde olduğu gibi dönem memurlarının yozlaşmışlığını işlemeyi de eksik etmemiştir.

Eseri, benim gibi Gogol okumaktan hoşlananlar ve dönem Rusya’sının feodal yapısını görmek isteyenlere tavsiye ediyorum. İlk defa okuyacaklar içinse Gogol’a bu eserinden başlamamalarını öneririm. Öncelikle birkaç hikayesini okuyup tarzını görmeleri faydalarına olacaktır.

Herkese keyifli okumalar dilerim.

Yavuz Kestane 
06 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

Nikolay Vasilyeviç Gogol'un yalnız bu kitabını okuduğum için kendimi onu anlatacak düzeyde görmüyorum fakat hiç şüphesiz Rusya ve Dünya edebiyatının önemli hikaye yazarlarından biri olduğu bir gerçek.Dostoyevski onun için: "hepimiz Gogol'un Palto'sundan çıktık" der.Diğer birçok Rus yazar da Rusya'nın Puskin ile birlikte en büyük yazarlarından der.Ölü Canlar eseri de birçoklarına göre Gogol'un en büyük eseri olarak kabul edilir ve bende zaten bu eser için birkaç şey söyleyebilirim.

Ölü Canlar kitabı ile birlikte Gogol 19.yy da Fransızların başını çektiği Romantizm'in kurallarını bırakıp konularını günlük yaşamdan almaya başlamıştır.Hatta bu konuda kendisi ilktir.Öte yandan kitap başlı başına sosyolojik bir eser olabilir.Okuduğum romanlar içinde sosyolojik öğeleri bu kadar sivri dille kullanan ender iyi eserlerden birisi oldu Ölü Canlar.19.yy Rus toplum yapısı ve ilişkilerini anlamak isteyenler için Ölü Canlar adeta yaşayan bir organizma gibi.Bu bakımdan oldukça kıymetli.

Bir diger durum ise yazarın kullandığı zeka dolu dili.Ne kadar etkileyici bir dil ama! Açıkçası kendi karakterleriyle hem alay eden hem de onlar üstüne çeşitli konulara eleştiri getiren Gogol'un hakkı teslim edilmeli.Ne demişler "Yiğidi öldür ama hakkını teslim et." Gogol'un dili bize der ki: " Hayatı hem ciddiye alın hem almayın, onu belli kalıplara sokmak yerine olduğu gibi yaşayın.Aynı zamanda Ölü Canlar kitabı yayımlandığı yıllarda belki de bu kullandığı sivri dille bütün eleştirmenleri karşısına almış.Tabii o zamanlar adamlar bizim gülünç bulduğumuz değerlere daha farklı bir gözle bakıyorlardı.Normal karşılanması gerekir diye düşünüyorum.

Kitabın konusuna gelecek olursak -bakın konuya en sonunda deginiyorum aslında kitabın felsefesi hakkında konuşulması gereken ne çok şey var- baş kahramanımız Çiçikov'un dolandırıcı kişiliğiyle "ölü canlar" 'ı Rus köylerini teker teker dolaşarak satın alması ve onun toprak sahipleri ve bürokrat çevresiyle olan ilişkisini konu alıyor.Ancak eserde birçok gerçekçi ve zekice işlenmiş yan karakterler var.Mesela Albay ve Tentiyetnikov bende bazı izler ve fikirler bıraktı.

Evet, söyleyeceklerim bu kadar, Gogol önemli bir yazar olduğunu daha kendisinin okuduğum ilk eserinde ispatlamış oldu ve bende diğer kitaplarını da okumak için karşı konulmaz bir istek bıraktırdı.Ne güzel adammışsın be Gogol...

Aslı 
17 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Beni epey zorlayan bir kitap.İlk sayfalarda kitabın içine girmekte zorlandım.sonra işler daha karmaşık bir hal aldı.Karakter ve olayların yoğunluğundan dolayı çok dikkat istiyor. Kitaptan çok kitabın yazılma sürecinden etkilendim diyebilirim.Gogol manik depresif psikoz hastasıymış.Birinci cildi yazdıktan sonra hastalığının krizlerini yaşamaya başlamış.Birinci ciltte hep olumsuz karakterler yazdığını düşünen yazar ikinci cilde olumlu karakterler üretmek istemiş ama olmamış.Bundan dolayı Ölü Canlar'ın ikinci cildi Gogol'u çok bunaltmış.Bu esnada hastalığı da devam ediyormuş.Hem ruhsal sıkıntılarına deva bulmak hem de Ölü Canlar'ın ikinci cildiyle ilgili kilitlenmişliğini aşmasına yardımcı olur umuduyla Hac'ca bile gitmiş yazar.Ancak bu durumda hayal kırıklığıyla sonuçlanmış.Üzerinde on yıldır çalıştığı ikinci cilde ait bütün el yazmalarını ateşe atmış.Ancak bir kısmı ateşten kurtarılabilmiş. Yanıp yok olan romanıyla birlikte yaşamın anlamı da yok olmuş Gogol için ve resmi belgelere göre kendini aç bırakarak öldürmüş.Bir nevi intihar.Benim okuduğum basımda birinci ve ikinci cilt aynı kitapta toplanmış.İkinci cildin bir kısmı yandığı için yanan ve tümüyle okunmaz hale gelen kimi sözcükler ve satırlar Rusça basım editörlerince tamamlanmış. Klasikler hep hüzün veriyor bana nedense ;) Okuyun derim...

Cansu Altprmk 
26 Oca 21:08 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 9/10 puan

Ölü Canlar'ı Puşkin'in tavsiyesi üzerine yazdığını öğrendiğim yazara iyi ki yazmışsın demek istiyorum.
Araştırdığım bilgilere göre çok sevdiği Puşkin'in ölümüyle sıkıntılı dönemlere girmiş, Ölü Canlar'ın yazdığı diğer ciltlerini yakmıştır. Bir rivayete göre de dönem için dile getirdikleri, üzerinde büyük bir baskı yaratmış ve eserlerini yayınlamadan yok etmek durumunda kalmıştır.

Elimde ki baskının eski olması sebebiyle biraz zor okudum ve bu durum sıkıntı yaratsa da kitaba bayıldım.
Anlatım tarzı tamamen farklı, dönemini düşünürsek yazar fazlasıyla cesur. Özellikle okuyucuyla konuşurmuş hissi yarattığı bölümleri inanılmaz severek okudum. Bu yönüyle kendimi sohbet havası içinde buldum.
Kahraman hakkında yargılara varırken insana kendini de yargılattırıyor usta yazar.

Kitap...Rus toplum yapısını anlatırken; hilekarlığı, yalanları, düzenbazlıkları, devletin olumsuz yönlerini, yönetimin çürümüşlüğünü sert bir dille eleştirip gözler önüne seriyor.

Herşey mi olumsuz? Elbette değil, eser ile Rus toplumunun kültür yapısını, misafirperver oluşunu da görebilirsiniz.

Gelelim kahramanımıza, Pavel İvanoviç Çiçikof.
Bir çok devlet memurlukların da çalışan Çiçikof sonunda kendini ölü köleleri satın alırken bulur. Onun bu yola başvurması, gezdiği köyler, tanıştığı insanlar ve hikayeleri arasında kaybolacaksınız. Tarihi bir geziye, kültür araştırmasına evet diyorsanız bu ileri görüşlü naif yazarı okumanızı tavsiye ederim.

Göksel Göktürk 
11 Oca 01:14 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

Ah Gogol..
Ah Ölü Canlar..
Ah Ahlarımın Ahı..

Bu kitabın bende yeri öyle ayrıdır ki hayatımın sonuna kadar unutmayacağım kadar değerlidir. Ölü Canım'ın bir göstergesidir bu kitap. Ruhumun ilacı, tek dayanağımdır. Hayatımın bir dönemine damgasını vurmuş kalanında da izini görebileceğim bir kitap.. Sizlerden belki bazılarınız, Merak ediyorsunuzdur, niye böyle yazdığımı. Bu kadar önemli ne olabilir ki diye soruyorsunuzdur belki.. Kusura bakmayın söyleyemeyeceğim.. Binbir tılsımla oluşturduğum bu sihrin, büyüsünü bozamam sizlere söyleyip. Ama bilin ki, dünyanın bir yerlerinde bir insan, belki bir insan daha bu eseri çok seviyor. Sizde sevin, en azından bir kere sevin, ve unutmayın sevgiyi. Yaşarken ölmeyi. Ölü can olmayı unutmayın.

Kitapla ilgili edebi bir inceleme yazmak için bir çok not almıştım, yorumlar yapıp hatta makaleler bile okumuştum, boşverdim sonra. Edebi olmayıversin dedim, varsın inceleme olmasın ne çıkar.. Duygularımı yazayım bir kerede.

Yine de kitapla ilgili önemli olduğunu düşündüğüm bir kaç cümle etmek isterim. Kitap Gogol'un açık bir şekilde en iyi kitabı olmakla beraber, Müfettiş oyunundan büyük diğer kitaplarından da küçük ama belirgin izler taşıyor. Kronolojik bir okuma yapmanın faydası olarak okurken oldukça fazla zevk aldığımı söyleyebilirim. Yine, döneminin belkide yazılmış en iyi 3 kitabından biri arasına girerdi, ta ki ikinci cildi yakılmamış ve güzel bir sonla tamamlanmış olsa idi.

Bir iki cümle de ne anlattığıyla ilgili konuşayım. Kitapta ne yaparsa yapsın hayata nasıl tutunmaya çalışırsa çalışsın, tüm zeki ve çevikliğine rağmen "kaybeden" bir adamın yaşama tutunma, hayallerini gerçekleştirme yolundaki yaşadıklarına, düşüncelerine, hissettiklerine tanık oluyoruz.

Ayrıca, bir çok yerde doyurucu öğütlerle bizlere de sesleniyor karakterleriyle Gogol. Herşeye rağmen yazdıkları için teşekkür ediyor;

Sizlere de iyi okumalar diliyorum.

Ayşenur 
24 Oca 2017 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Zengin olmak hayaliyle yaşayan Çiçikov amacı dogrultusunda Rusya'nın merkezden uzak bölgelerini gezer ve insanlardan ölü canları satın alır. Bu eserde Rusya'nın iç yüzü işlenmiş, toplumdaki bozukluklar, günlük hayat, çeşitli aksaklıklar ve kötülükler yer yer esprili bir dil ve hareketli sahnelerle işlenmiştir. Zor bitirdiğim kitaplardan biridir. Yine de tavsiye ederim....

Ömer Gezen 
22 Tem 2017 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 8/10 puan

Öncelikli olarak kitabı bitirmenin gururu ve sevinciyle derin bi oh çekiyorum :D
Kitap bana göre iki kısımdan oluşuyordu. İlk kısmı ana karakterimiz olan Çiçikof'un bir köye gelip insanlardan ölmüş olan kolelerini satın almaya kalkmasini anlatıyor. Bunu yapmasinin nedeni ise ileriki sayfalarda anlatilacak.
Kitabın ismi de buradan gelmektedir ki çiçikof büyük bir ustalık ve iki yuzlulukle koydeki insanlarla samimi ve dost olmaya çalışıyor ve bunu da başarıyor. İlk kısmı bu ve bence biraz sıkıcı.
İkinci kısım ise foyasinin ortaya çıktığı kısım ki burada yasal olmayan bir iş yaptığı ve iki yüzlü oldugu ortaya çıkınca koyden kaçıyor ve baska bir yerde yasamaya çalışıyor. Bu kısmı 200. Sayfadan sonra basliyor ve gerçekten çok güzeldi.
Kitaba tam puan vermeme nedenim 2 tane
1. Si yazarın arada bi hikayeyi kesip bizlerle yani okuyucularla konuşması. Kitabin akiciligindan ve olay orgusunden beni bi anda kopardi.
2. Si ise yazarin yani Gogol'un durmadan Ruslari ovmesi. Tamam kardeşim iyi güzel sen de Rus olabilirsin de bu kadar da ovulmez ki :D
Son olarak ta kitap bitti ama Ölü Canlar 2 kitabi da varmış. Gogol'u etkileyip yazdıkların çok gunah hepsini yakmalisin diyip yaktirtan ve beni 2. Kitaptan mahrum bırakan ruhani liderin babaannesinin ellerinden öpüyorum(!)

Klasik kitaplar beni hep çok düşündürmüştür. Her cümlesi, her olayı... Her kitapta olduğu gibi, bu kitap içinde de karşıt düşüncelere sahip olduğum yanlar var. Kitap okumak aslında bununla ilişkili. Ölü Canlar, çok tanınmış bir eser bundan mütevellit içeriğinden çok, ben de uyandırdığı hisleri aktarmak istiyorum. Altını çizdiğim cümleler beynime aksedince, duygularım çatallanıyor. Oluşan iki yoldan biri bana gidiyor, biri yazarı izliyor. Ve ben kendi yolumu seçiyorum. O cümleler bana kendi düşüncelerimi gösteriyor. Hayır, bu benim için böyle diyebiliyorum. Klasik kitapları bu yüzden seviyorum. Kandırmıyor. En azından benim için öyle. Velhasıl, okuyun diyorum. Ertelemeyin klasik kitapları. "Tecrübe bir insan için ne ifade eder?" Sayfa 341. Düşüncelere dalıyorum. "Kendini her yönden incelemeye, içindeki düşünceleri anlamaya çalışıyordu," bu cümleye gelmeden, bunu yapmaya başlamıştım.

Uğur Ukut 
26 Tem 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Kitabı okuyalı üç sene oldu neredeyse. Çiçikof Ölmüş, ama Hala yaşıyor görünen köleler satın alarak kendine zengin bir çevre edinmek istemektedir. Olay bu. Iyi başlayıp neticesiz ve heyecansız devam eden, sonlara doğru biraz merak uyandıran ama onun da olumlu bir etkisi olmayan bir kitap. Çiçikof denen adamın o ölü canları hava atmak dışında neden topladığını hala anlamış değilim. Açıkçası çok fazla okunmaya değer bir kitap değil.

Abdullah Enes Kılıç 
01 Oca 23:00 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Kitabı hızlı okuyamadım çok sıktı ama, kitabın başlığı bile beni etkilemişti, bitirdiğim de baya baya rahatlamıștım.
Yaşayan ölü denilen insanların, satılık bir devletin, bi insanın bi insandan üstün olduğunun yanlış olduğunu anlamak lazım. Anlayın.

Kitaptan 471 Alıntı

Elif 
12 May 2017 · Kitabı okudu

Çocuklarını terbiye edecek baba önce kendisi görevlerini yerine getiren biri olmalı.

Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 322 - İskele Yayınları)Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 322 - İskele Yayınları)
Elif 
12 May 2017 · Kitabı okudu

İnsanların uğrunda birbirlerini yedikleri her şey bir yana bırakılmadıkça,ruh zenginliğine kıymet verilmedikçe bu dünyada da zengin olunmaz.Beden ruhun yerini tutmaz.Doğru yolu bulmak için ölü canları değil,kendi canlı ruhunuzu düşünerek başka bir yolu:Tanrı yolunu seçin...

Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 338 - İskele Yayınları)Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 338 - İskele Yayınları)
Ali Yıldız 
23 Oca 20:27 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

"Sana bir çift kumru,
Gösterecek buz tutmuş cesedimi!
Ve sana ötüşleri,
Söyleyecek gözyaşı içinde öldüğümü!"

Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 175 - Akvaryum  Yayınevi)Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 175 - Akvaryum Yayınevi)
İbrahim (Sisifos) 
08 Nis 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

"Hayat nedir? Acılar vadisi. Dünya nedir? Hissiz insan kalabalığı."

Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 193 - İş Bankası Yayınları, çeviri - Mazlum BEYHAN)Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 193 - İş Bankası Yayınları, çeviri - Mazlum BEYHAN)

Dünyada her şey kendi yasasına göre hareket eder. Bir atasözü "insan ne yaparsa kendine yapar," der.

Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 336 - Anonim Yayıncılık)Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 336 - Anonim Yayıncılık)
İbrahim (Sisifos) 
08 Nis 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Yok, hayır! Uygun sözcüğü bulabilmek... kadınları anlatabilmek zor! İnsan soyunun latif yarısıdır vesselam, kadın milleti.

Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 197 - İş Bankası Yayınları, çeviri - Mazlum BEYHAN)Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 197 - İş Bankası Yayınları, çeviri - Mazlum BEYHAN)
48 /