7,5/10  (375 Oy) · 
1.499 okunma  · 
297 beğeni  · 
6.443 gösterim
Nikolay Vasilyeviç Gogol (1809-1852): Ukrayna'da, orta halli toprak sahibi bir ailede dünyaya geldi. Çocukluğunu etkileyen köy yaşamı ve Kazak gelenekleri eserlerine yansıdı, Ukrayna halk kültürünün ögeleriyle işlenmiş öyküler yazdı. Mizah anlayışı, gerçekçi tutumu ve canlı anlatımıyla Rus edebiyatında önemli bir yeniliğin öncüsü oldu. Bu yenilik, Dikanka Yakınlarında Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları, Petersburg Öyküleri ve Mirgorod Öyküleri'nde mizahın yanı sıra yaşam karşısında karamsarlık ve dünyanın kötülüğü üzerine düşünceleriyle şekillendi. Müfettiş adlı oyununda yozlaşmış bürokratları acımasızca alaya aldı. Gogol, Ölü Canlar adlı romanıyla 19. yüzyıl Rusyası'nda toplumsal düzenin ve bireylerin eleştirisini eşsiz bir başyapıt olarak ortaya koymuştur.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2012
  • Sayfa Sayısı:
    484
  • ISBN:
    9789944889858
  • Orijinal Adı:
    Мёртвые Души
  • Çeviri:
    Mazlum Beyhan
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
İbrahim PÜSKÜL (Hiçbir şey yok!) 
 10 Nis 17:03 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Gogol, Gogol.. Dostum nasıl anlatmalı seni.. Yaptığın muzipliklerden mı bahsetmeli yoksa ince zekandan mı? Bu arada şundan da sitem etmeden geçemeyeceğim, sırf tasarladığın gibi olmadı diye yakmak zorunda mıydın bu güzel eserin ikinci cildini?

Ben Gogol okurken her zaman kendimi çok sevdiğim bir arkadaşımla vakit geçiriyormuşum gibi hissederim. Hani neredeyse hepimizin çevresinde bir arkadaş tipi vardır; size ağzına geleni söyler ama kızamazsınız, aksine o bunları söylerken gülmekten karnınıza ağrılar girer. Tabi ne demek istediğini anlarsınız ama söyleyişi o kadar komiktir ki, kızamazsanız. İşte benim için Gogol o dur.

Gogol’un her eseri ince bir zekanın ürünüdür. Sizi doyasıya eğlendirir, eğlendirirken de bir o kadar eleştirir. Eleştirinin de en kayda değeri budur herhalde. Kimseyi üzmeden, kızdırmadan, kimseyle tartışmaya girmeden yapılan. Ayrıca Gogol’un eserlerinde bir diğer unsurda; Dostoyevski, Tolstoy gibi tanınmış diğer Rus yazarlarından daha gerçekçi daha toplumsal olmasıdır. Örneğin Dostoyevski genel de düşünce üzerine yazar, eserlerinde işlediği alt tabakadan kişilerse Petersburg’un sarhoşları, ayyaşları ve faişeleridir, yer mekan genelde Petersburg’dur. Gogol ise Petersburg dışına da çıkmıştır eserlerinde. Mujikleri, memurları, toprak sahiplerini, subayları kısacası neredeyse tüm rus insanın işlemiş, adeta yaşadığı dönemin fotoğrafını çekmiştir.

Esere geçecek olursak, eser İlahi Komedya’ dan esinlenerek üç cilt olarak tasarlanmıştır. İlk ciltte Rusya’nın kötü yanları yazılmış ve yayımlanmıştır. İkinci ciltteyse olması gerekenler, iyiler düşünülmesine rağmen yazar bir türlü istediği karakterleri oluşturamamış ve geçirdiği bir bunalım esnasında ikinci cildini yakmıştır. Elimizde kalan ise birinci cilt ile ikinci cildin bazı parçalarıdır. Yani bu kitap tamamlanmış değildir. Yaklaşık 350. Sayfadan sonra eksikler başlar, bazı bölümler yarıda kesilirken bazı bölümler hiç yoktur. Eserde baş karakter Rus çiftlik sahiplerinin çiftliklerini gezerek onlardan ölü canlar satın almaktadır. Yazar böylece Rus toprak sahiplerini, köylülerini ve yaşadığı dönemin feodal sistemini tüm açıklığıyla anlatmış ve eleştirilerini yapmıştır. Ayrıca bütün eserlerinde olduğu gibi dönem memurlarının yozlaşmışlığını işlemeyi de eksik etmemiştir.

Eseri, benim gibi Gogol okumaktan hoşlananlar ve dönem Rusya’sının feodal yapısını görmek isteyenlere tavsiye ediyorum. İlk defa okuyacaklar içinse Gogol’a bu eserinden başlamamalarını öneririm. Öncelikle birkaç hikayesini okuyup tarzını görmeleri faydalarına olacaktır.

Herkese keyifli okumalar dilerim.

Yavuz Kestane 
06 Ağu 14:50 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

Nikolay Vasilyeviç Gogol'un yalnız bu kitabını okuduğum için kendimi onu anlatacak düzeyde görmüyorum fakat hiç şüphesiz Rusya ve Dünya edebiyatının önemli hikaye yazarlarından biri olduğu bir gerçek.Dostoyevski onun için: "hepimiz Gogol'un Palto'sundan çıktık" der.Diğer birçok Rus yazar da Rusya'nın Puskin ile birlikte en büyük yazarlarından der.Ölü Canlar eseri de birçoklarına göre Gogol'un en büyük eseri olarak kabul edilir ve bende zaten bu eser için birkaç şey söyleyebilirim.

Ölü Canlar kitabı ile birlikte Gogol 19.yy da Fransızların başını çektiği Romantizm'in kurallarını bırakıp konularını günlük yaşamdan almaya başlamıştır.Hatta bu konuda kendisi ilktir.Öte yandan kitap başlı başına sosyolojik bir eser olabilir.Okuduğum romanlar içinde sosyolojik öğeleri bu kadar sivri dille kullanan ender iyi eserlerden birisi oldu Ölü Canlar.19.yy Rus toplum yapısı ve ilişkilerini anlamak isteyenler için Ölü Canlar adeta yaşayan bir organizma gibi.Bu bakımdan oldukça kıymetli.

Bir diger durum ise yazarın kullandığı zeka dolu dili.Ne kadar etkileyici bir dil ama! Açıkçası kendi karakterleriyle hem alay eden hem de onlar üstüne çeşitli konulara eleştiri getiren Gogol'un hakkı teslim edilmeli.Ne demişler "Yiğidi öldür ama hakkını teslim et." Gogol'un dili bize der ki: " Hayatı hem ciddiye alın hem almayın, onu belli kalıplara sokmak yerine olduğu gibi yaşayın.Aynı zamanda Ölü Canlar kitabı yayımlandığı yıllarda belki de bu kullandığı sivri dille bütün eleştirmenleri karşısına almış.Tabii o zamanlar adamlar bizim gülünç bulduğumuz değerlere daha farklı bir gözle bakıyorlardı.Normal karşılanması gerekir diye düşünüyorum.

Kitabın konusuna gelecek olursak -bakın konuya en sonunda deginiyorum aslında kitabın felsefesi hakkında konuşulması gereken ne çok şey var- baş kahramanımız Çiçikov'un dolandırıcı kişiliğiyle "ölü canlar" 'ı Rus köylerini teker teker dolaşarak satın alması ve onun toprak sahipleri ve bürokrat çevresiyle olan ilişkisini konu alıyor.Ancak eserde birçok gerçekçi ve zekice işlenmiş yan karakterler var.Mesela Albay ve Tentiyetnikov bende bazı izler ve fikirler bıraktı.

Evet, söyleyeceklerim bu kadar, Gogol önemli bir yazar olduğunu daha kendisinin okuduğum ilk eserinde ispatlamış oldu ve bende diğer kitaplarını da okumak için karşı konulmaz bir istek bıraktırdı.Ne güzel adammışsın be Gogol...

Aslı 
17 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Beni epey zorlayan bir kitap.İlk sayfalarda kitabın içine girmekte zorlandım.sonra işler daha karmaşık bir hal aldı.Karakter ve olayların yoğunluğundan dolayı çok dikkat istiyor. Kitaptan çok kitabın yazılma sürecinden etkilendim diyebilirim.Gogol manik depresif psikoz hastasıymış.Birinci cildi yazdıktan sonra hastalığının krizlerini yaşamaya başlamış.Birinci ciltte hep olumsuz karakterler yazdığını düşünen yazar ikinci cilde olumlu karakterler üretmek istemiş ama olmamış.Bundan dolayı Ölü Canlar'ın ikinci cildi Gogol'u çok bunaltmış.Bu esnada hastalığı da devam ediyormuş.Hem ruhsal sıkıntılarına deva bulmak hem de Ölü Canlar'ın ikinci cildiyle ilgili kilitlenmişliğini aşmasına yardımcı olur umuduyla Hac'ca bile gitmiş yazar.Ancak bu durumda hayal kırıklığıyla sonuçlanmış.Üzerinde on yıldır çalıştığı ikinci cilde ait bütün el yazmalarını ateşe atmış.Ancak bir kısmı ateşten kurtarılabilmiş. Yanıp yok olan romanıyla birlikte yaşamın anlamı da yok olmuş Gogol için ve resmi belgelere göre kendini aç bırakarak öldürmüş.Bir nevi intihar.Benim okuduğum basımda birinci ve ikinci cilt aynı kitapta toplanmış.İkinci cildin bir kısmı yandığı için yanan ve tümüyle okunmaz hale gelen kimi sözcükler ve satırlar Rusça basım editörlerince tamamlanmış. Klasikler hep hüzün veriyor bana nedense ;) Okuyun derim...

Ayşenur 
24 Oca 10:01 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Zengin olmak hayaliyle yaşayan Çiçikov amacı dogrultusunda Rusya'nın merkezden uzak bölgelerini gezer ve insanlardan ölü canları satın alır. Bu eserde Rusya'nın iç yüzü işlenmiş, toplumdaki bozukluklar, günlük hayat, çeşitli aksaklıklar ve kötülükler yer yer esprili bir dil ve hareketli sahnelerle işlenmiştir. Zor bitirdiğim kitaplardan biridir. Yine de tavsiye ederim....

Ömer Gezen 
22 Tem 22:05 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 8/10 puan

Öncelikli olarak kitabı bitirmenin gururu ve sevinciyle derin bi oh çekiyorum :D
Kitap bana göre iki kısımdan oluşuyordu. İlk kısmı ana karakterimiz olan Çiçikof'un bir köye gelip insanlardan ölmüş olan kolelerini satın almaya kalkmasini anlatıyor. Bunu yapmasinin nedeni ise ileriki sayfalarda anlatilacak.
Kitabın ismi de buradan gelmektedir ki çiçikof büyük bir ustalık ve iki yuzlulukle koydeki insanlarla samimi ve dost olmaya çalışıyor ve bunu da başarıyor. İlk kısmı bu ve bence biraz sıkıcı.
İkinci kısım ise foyasinin ortaya çıktığı kısım ki burada yasal olmayan bir iş yaptığı ve iki yüzlü oldugu ortaya çıkınca koyden kaçıyor ve baska bir yerde yasamaya çalışıyor. Bu kısmı 200. Sayfadan sonra basliyor ve gerçekten çok güzeldi.
Kitaba tam puan vermeme nedenim 2 tane
1. Si yazarın arada bi hikayeyi kesip bizlerle yani okuyucularla konuşması. Kitabin akiciligindan ve olay orgusunden beni bi anda kopardi.
2. Si ise yazarin yani Gogol'un durmadan Ruslari ovmesi. Tamam kardeşim iyi güzel sen de Rus olabilirsin de bu kadar da ovulmez ki :D
Son olarak ta kitap bitti ama Ölü Canlar 2 kitabi da varmış. Gogol'u etkileyip yazdıkların çok gunah hepsini yakmalisin diyip yaktirtan ve beni 2. Kitaptan mahrum bırakan ruhani liderin babaannesinin ellerinden öpüyorum(!)

İbrahim Koç 
 03 May 04:45 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

İncelemem uzun olacak lakin böyle bir eser için kısa bile olabilir ama kitap kadar karışık değil emin olabilirsiniz. Kitap hakkında inceleme yapmadan önce kitap hakkında biraz bilgi vermek isterim sağdan soldan duyduklarım ve okuduklarım olsun ;

Kitap öncelikle bildiğiniz üzere iki ciltten oluşmaktaydı fakat Gogol'un psikolojik hastalığı ve ruhsal çöküntü çektiği bir dönem de ikinci cildi yakmış sonradan pişman olup tamamlamaya çalışsa bile son pişmanlık fayda edemeyeceğinden yarım kalmıştır. Eser Rusya'da yazılan diğer bütün eserler arasında geçmişten günümüze en değerli ve en büyük eser olarak kabul ediliyor ve görülüyor. Gogol'un yazarlık süresi 23 yıl sürmüş ama bu 23 yılın 17 yılını Ölü Canlar için harcamıştır maalesef siz düşünün artık ne çektiğini.Hatta bu roman ile ilgili şunlarıda dile getirmiştir ;

"Yemin ederim, basit bir insanın yapamayacağı bir iş yapıyorum. bu, hayatımın en yüce, en önemli dönemi olacak. eğer bu eseri gerektiği gibi gerçekleştirebilirsem, ne muazzam ne orijinal bir konusu olacak! ne kadar çeşitli insanlar! bütün Rusya'yı kucaklıyor! ismimi taşıyacak ilk doğru dürüst eserim olacak..."

Benim kitaba dair incelememe gelirsek ;

Kitap o dönemin Rusya'sını en iyi,en sade,en akıcı ve kara mizaha sahip bir dil eşliğinde önümüze serilen bu roman bana göre 1. Sırada okuduklarım her halde okuyacaklarım arasında da öyle olacaktır. Her şeyiyle memurundan rüşvetine, fakirinden zenginine, dolandırıcısından yalancısına, politikacısından köylüsüne kısacası o dönemle ilgili herşeyi kendi içinde barındıran başarılı bir eser konumunda. Okurken Gogol'un kalemi bile farklıydı, sanki hikayeyi bir arkadaşınızdan dinliyormuşsunuz gibi hissetmenizi sağlıyordu zaman zaman. Hele o yolculuk yaparken ki ve genel betimlemeleri sanki oturduğunuz yerde hayali fırçanız o okuduklarınızı kendiliğinden okudukça çiziyor ve çizdikçe de o portrenin bir parçası oluveriyordunuz. En başarılı betimlemelere sahip eser diyebilirim kendimce. Tek yakındığım ve 1 puanı kırdığım husus romanda karakter sayısının fazlalığıydı. İçinde hemen hemen 3 romanda bulunan karakter sayısına sahip bir eser ve bu sebepten dolayı da insan ister istemez isimleri karıştırıyor ya da unutuyor maalesef ama Allah'tan hepsini yalın bir dille aktarıyor sağolsun Gogol. Eserde her kesimden insana rastlanan bu eserde günümüzden pek farklı olmayan bir durumla karşılaşıyoruz. Mesele dini her şeyden üstün tutan insanlara, yüksek makama sahip ama istediğini elde edemeyenlere, toplumu kendi bardağına göre şekillendiremeyen bir üste, köy halkına ama bu köy halkının idarecisi olmadığında nasıl bir köy olacağına, şehir hayatı ve şehir kurallarına, yapmacık insanlara, sırf hayatta kalmak için herkesin yüzüne gülen ama zerre kadar o insanlardan haz etmeyen topluluklara ve daha neler nelere...

Yani demem o ki okunması gereken bir eser...

Uğur Ukut 
26 Tem 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Kitabı okuyalı üç sene oldu neredeyse. Çiçikof Ölmüş, ama Hala yaşıyor görünen köleler satın alarak kendine zengin bir çevre edinmek istemektedir. Olay bu. Iyi başlayıp neticesiz ve heyecansız devam eden, sonlara doğru biraz merak uyandıran ama onun da olumlu bir etkisi olmayan bir kitap. Çiçikof denen adamın o ölü canları hava atmak dışında neden topladığını hala anlamış değilim. Açıkçası çok fazla okunmaya değer bir kitap değil.

Mustafa Oner 
08 Mar 12:04 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

En çok keyif alarak okuduğum romanlardan birisi olan Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol'un eseridir. Aslında üç cilt olarak tasarlanmasına karşın ne yazık ki bitirilmemiş bir esedir. Romana kahramanı Çiçikov'un kendi çıkarları uğruna yaptığı kötülükler damgasını vurmuştur. Çiçikov, Rusya'da şehir şehir dolaşıp, feodal kanunlara göre toprak sahiplerinin malı olan köle köylüleri satın almaktadır. Ancak istediği köylüler çalışmasını iyi bilen ya da sağlıklı olanlar değil, tam aksine ölü olanlardır. O zamanki feodal yapının temeli olan fikirlerle karşı koyan eleştiri niteliğinde bu roman, o açıdan belli kesimlerin sözcüsü olmuştur.
Roman şu şekilde özetlenebilir:
Pavel Ivanovich Çiçikov, Rusya'da kasaba kasaba dolaşıp feodal kanunlara göre toprak sahiplerinin malı olan köle köylüleri satın almaktadır. Ancak istediği köylüler çalışmayı iyi bilen ya da sağlıklı olanlar değil, tam aksine ölü olanlardır. Zamanın yasalarına göre, toprak sahipleri topraklarının sınırları içinde yaşayan insanların sayısına göre vergi ödemesi gerekmektedir. Çiçikov Rusya'yı gezerek son nüfus sayımında ölenlerin (ölü canların) ölüm belgelerini satın alır. Toprak sahipleri, bu alışverişten memnundur. Her iki tarafın da kârlı çıktığı bir durumdur bu. Çiçikov bu belgeleri toplayarak mevcut olmayan mülkü rehine koyar ve karşılığında para alır.
Çiçikov bir kasabaya uğrar, oyununu burada uygulamaya karar verir. Kasabanın ekonomik durumu, toprak sahiplerinin kimlik bilgileri, devlet memurlarının özellikleri ve ölü canların sayısını öğrenir. Halk, onu önemli ve zengin bir kişi zanneder. Sevimliliği ile zenginlerin de kısa sürede güvenini kazanır. Varlıklı ailelerin evlerine davet edilir, onların yaşantısına şahit olur. Bu arada, pek çok ölü can belgesi toplar. Herkes topladığı belgelerle onun Ukrayna'daki çiftliğinde çalışacak işçi aradığını zannetmektedir. Bir süre sonra, her şey anlaşılır. Valinin balosunda sarhoş bir toprak sahibi Nozdryev her şeyi anlatır. Bazıları, Çiçikov valinin kızı ile evlenmek istediği dedikodusunu ortaya atarlar. Bazıları ise onun casus olduğunu söyler. Bütün dolandırıcılığı ortaya çıkan Çiçikov kasabadan kaçar ve başka bir macera için yola koyulur.

jurnal 
 21 Ağu 21:28 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Dostoyevski'nin "hepimiz Gogol'un paltosundan çıktık" dediği yazar. Şüphesiz Rus edebiyatı denince akla ilk gelenlerden. Diğer kitaplarını henüz okumadım ama Ölü Canlar bile Gogol'un çok zeki ve espirili bir dile sahip olduğunu anlamama yetti. Kitabın konusuna gelince Çiçikov isimli baş karakterin bir Rus köyüne giderek toprak sahiplerinden ölü canlarını satın alarak onları yaşıyormuş gibi gösterip zengin olma hayalleri işlenmiş. Karakter sayısı biraz fazla ve isimlerde yabancı olunca olayları kaçırmamak için dikkatli okumak gerekiyor. O dönemdeki Rus'ların günlük yaşantısına dair bilgilerde bulunduğu için sosyolojik veriler de elde edilebilir. Bu arada Gogol sırf beğenmediği için üzerinde 10 yıl uğraşmasına rağmen kitabın 2. cildini yakacak kadar da çılgın. Yine de herşeye rağmen okunmaya değer.

murat çelik 
08 Eki 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 6/10 puan

Gogol adına okuduğum ilk kitapta çok pozitif ve çok negatif yanlar vardı.Öncelikle anlatım biçimi iyi ve kitap adı zekice kurgulanmıştı.

Rus bir asilzade olan ivanoviç şehire geldiği andan itibaren valisinden,savcısına kadar herkes tarafından şatafatlı karşılanmıştı.Herkes ivanoviçi davet yarışına koyulmuştu.(Hikayenin baş kısımları biraz durgundu).İvanoviç sonraki kısımda enteresan bir amaç için uzak köylere yolculuk etmeye başladı.Amacı eski dostları ve bazı çiftlik sahiplerinden bir şey almaktı.Alacağı şey nüfusa kayıtlı ölü köleleri satın almaktı.Bunlar için sıkı pazarlıklar yaptı çok da tartıştı.(Ölü köle alma fikri onları ne yapacağı için okuyucuda merak uyandıracak bir fikirdi).

Ancak kitabın sonraki kısımları durgun geçti 70,80 küsür sayfa diyalogsuz genel bir anlatım barındırıyordu.Bu kısımda kitap çok can sıkıcı hale gelmişti.Gogol bu kısımlarda karakterin rusyadaki popüleritesini,rusyayı ve karakter hakkındaki rusyada çıkan asılsız haberleri anlatmaktaydı.(karakterin bir haydut,bir casus veya daha da abartılarak fransız lider napolyon bonapart olduğunu iddia edenler bile mevcuttu).

Kitabın içindeki diğer olumlu yan gogolun anlatırken zaman zaman okuyucuyla sohbet eder gibi yazdığı diyaloglardı.

Kitaptan 379 Alıntı

Elif Kimya Salt 
12 May 10:02 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Çocuklarını terbiye edecek baba önce kendisi görevlerini yerine getiren biri olmalı.

Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 322 - İskele Yayınları)Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 322 - İskele Yayınları)
Elif Kimya Salt 
12 May 20:46 · Kitabı okudu · 8/10 puan

İnsanların uğrunda birbirlerini yedikleri her şey bir yana bırakılmadıkça,ruh zenginliğine kıymet verilmedikçe bu dünyada da zengin olunmaz.Beden ruhun yerini tutmaz.Doğru yolu bulmak için ölü canları değil,kendi canlı ruhunuzu düşünerek başka bir yolu:Tanrı yolunu seçin...

Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 338 - İskele Yayınları)Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 338 - İskele Yayınları)
İbrahim PÜSKÜL (Hiçbir şey yok!) 
08 Nis 18:13 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Yok, hayır! Uygun sözcüğü bulabilmek... kadınları anlatabilmek zor! İnsan soyunun latif yarısıdır vesselam, kadın milleti.

Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 197 - İş Bankası Yayınları, çeviri - Mazlum BEYHAN)Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 197 - İş Bankası Yayınları, çeviri - Mazlum BEYHAN)
İbrahim PÜSKÜL (Hiçbir şey yok!) 
08 Nis 18:00 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

"Hayat nedir? Acılar vadisi. Dünya nedir? Hissiz insan kalabalığı."

Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 193 - İş Bankası Yayınları, çeviri - Mazlum BEYHAN)Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 193 - İş Bankası Yayınları, çeviri - Mazlum BEYHAN)
İbrahim PÜSKÜL (Hiçbir şey yok!) 
08 Nis 15:12 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Zorla güzellik olmaz: kimine papazın kendisi hoş gelir, kimine de karısı!

Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 124 - İş Bankası Yayınları, çeviri - Mazlum BEYHAN)Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 124 - İş Bankası Yayınları, çeviri - Mazlum BEYHAN)
İbrahim PÜSKÜL (Hiçbir şey yok!) 
09 Nis 23:41 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Hemen zengin olmak isterseniz, asla zengin olamazsınız; ama ne zaman zengin olacağınızı önemsemezseniz, hemen zengin olursunuz!

Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 400 - İş Bankası Yayınları, çeviri - Mazlum BEYHAN)Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 400 - İş Bankası Yayınları, çeviri - Mazlum BEYHAN)
38 /