7,4/10  (281 Oy) · 
1.157 okunma  · 
192 beğeni  · 
5.072 gösterim
Nikolay Vasilyeviç Gogol (1809-1852): Ukrayna'da, orta halli toprak sahibi bir ailede dünyaya geldi. Çocukluğunu etkileyen köy yaşamı ve Kazak gelenekleri eserlerine yansıdı, Ukrayna halk kültürünün ögeleriyle işlenmiş öyküler yazdı. Mizah anlayışı, gerçekçi tutumu ve canlı anlatımıyla Rus edebiyatında önemli bir yeniliğin öncüsü oldu. Bu yenilik, Dikanka Yakınlarında Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları, Petersburg Öyküleri ve Mirgorod Öyküleri'nde mizahın yanı sıra yaşam karşısında karamsarlık ve dünyanın kötülüğü üzerine düşünceleriyle şekillendi. Müfettiş adlı oyununda yozlaşmış bürokratları acımasızca alaya aldı. Gogol, Ölü Canlar adlı romanıyla 19. yüzyıl Rusyası'nda toplumsal düzenin ve bireylerin eleştirisini eşsiz bir başyapıt olarak ortaya koymuştur.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2012
  • Sayfa Sayısı:
    484
  • ISBN:
    9789944889858
  • Orijinal Adı:
    Мёртвые Души
  • Çeviri:
    Mazlum Beyhan
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
İbrahim PÜSKÜL (Hiçbir şey yok!) 
 10 Nis 17:03 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Gogol, Gogol.. Dostum nasıl anlatmalı seni.. Yaptığın muzipliklerden mı bahsetmeli yoksa ince zekandan mı? Bu arada şundan da sitem etmeden geçemeyeceğim, sırf tasarladığın gibi olmadı diye yakmak zorunda mıydın bu güzel eserin ikinci cildini?

Ben Gogol okurken her zaman kendimi çok sevdiğim bir arkadaşımla vakit geçiriyormuşum gibi hissederim. Hani neredeyse hepimizin çevresinde bir arkadaş tipi vardır; size ağzına geleni söyler ama kızamazsınız, aksine o bunları söylerken gülmekten karnınıza ağrılar girer. Tabi ne demek istediğini anlarsınız ama söyleyişi o kadar komiktir ki, kızamazsanız. İşte benim için Gogol o dur.

Gogol’un her eseri ince bir zekanın ürünüdür. Sizi doyasıya eğlendirir, eğlendirirken de bir o kadar eleştirir. Eleştirinin de en kayda değeri budur herhalde. Kimseyi üzmeden, kızdırmadan, kimseyle tartışmaya girmeden yapılan. Ayrıca Gogol’un eserlerinde bir diğer unsurda; Dostoyevski, Tolstoy gibi tanınmış diğer Rus yazarlarından daha gerçekçi daha toplumsal olmasıdır. Örneğin Dostoyevski genel de düşünce üzerine yazar, eserlerinde işlediği alt tabakadan kişilerse Petersburg’un sarhoşları, ayyaşları ve faişeleridir, yer mekan genelde Petersburg’dur. Gogol ise Petersburg dışına da çıkmıştır eserlerinde. Mujikleri, memurları, toprak sahiplerini, subayları kısacası neredeyse tüm rus insanın işlemiş, adeta yaşadığı dönemin fotoğrafını çekmiştir.

Esere geçecek olursak, eser İlahi Komedya’ dan esinlenerek üç cilt olarak tasarlanmıştır. İlk ciltte Rusya’nın kötü yanları yazılmış ve yayımlanmıştır. İkinci ciltteyse olması gerekenler, iyiler düşünülmesine rağmen yazar bir türlü istediği karakterleri oluşturamamış ve geçirdiği bir bunalım esnasında ikinci cildini yakmıştır. Elimizde kalan ise birinci cilt ile ikinci cildin bazı parçalarıdır. Yani bu kitap tamamlanmış değildir. Yaklaşık 350. Sayfadan sonra eksikler başlar, bazı bölümler yarıda kesilirken bazı bölümler hiç yoktur. Eserde baş karakter Rus çiftlik sahiplerinin çiftliklerini gezerek onlardan ölü canlar satın almaktadır. Yazar böylece Rus toprak sahiplerini, köylülerini ve yaşadığı dönemin feodal sistemini tüm açıklığıyla anlatmış ve eleştirilerini yapmıştır. Ayrıca bütün eserlerinde olduğu gibi dönem memurlarının yozlaşmışlığını işlemeyi de eksik etmemiştir.

Eseri, benim gibi Gogol okumaktan hoşlananlar ve dönem Rusya’sının feodal yapısını görmek isteyenlere tavsiye ediyorum. İlk defa okuyacaklar içinse Gogol’a bu eserinden başlamamalarını öneririm. Öncelikle birkaç hikayesini okuyup tarzını görmeleri faydalarına olacaktır.

Herkese keyifli okumalar dilerim.

Aslı 
17 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Beni epey zorlayan bir kitap.İlk sayfalarda kitabın içine girmekte zorlandım.sonra işler daha karmaşık bir hal aldı.Karakter ve olayların yoğunluğundan dolayı çok dikkat istiyor. Kitaptan çok kitabın yazılma sürecinden etkilendim diyebilirim.Gogol manik depresif psikoz hastasıymış.Birinci cildi yazdıktan sonra hastalığının krizlerini yaşamaya başlamış.Birinci ciltte hep olumsuz karakterler yazdığını düşünen yazar ikinci cilde olumlu karakterler üretmek istemiş ama olmamış.Bundan dolayı Ölü Canlar'ın ikinci cildi Gogol'u çok bunaltmış.Bu esnada hastalığı da devam ediyormuş.Hem ruhsal sıkıntılarına deva bulmak hem de Ölü Canlar'ın ikinci cildiyle ilgili kilitlenmişliğini aşmasına yardımcı olur umuduyla Hac'ca bile gitmiş yazar.Ancak bu durumda hayal kırıklığıyla sonuçlanmış.Üzerinde on yıldır çalıştığı ikinci cilde ait bütün el yazmalarını ateşe atmış.Ancak bir kısmı ateşten kurtarılabilmiş. Yanıp yok olan romanıyla birlikte yaşamın anlamı da yok olmuş Gogol için ve resmi belgelere göre kendini aç bırakarak öldürmüş.Bir nevi intihar.Benim okuduğum basımda birinci ve ikinci cilt aynı kitapta toplanmış.İkinci cildin bir kısmı yandığı için yanan ve tümüyle okunmaz hale gelen kimi sözcükler ve satırlar Rusça basım editörlerince tamamlanmış. Klasikler hep hüzün veriyor bana nedense ;) Okuyun derim...

Ayşenur 
24 Oca 10:01 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Zengin olmak hayaliyle yaşayan Çiçikov amacı dogrultusunda Rusya'nın merkezden uzak bölgelerini gezer ve insanlardan ölü canları satın alır. Bu eserde Rusya'nın iç yüzü işlenmiş, toplumdaki bozukluklar, günlük hayat, çeşitli aksaklıklar ve kötülükler yer yer esprili bir dil ve hareketli sahnelerle işlenmiştir. Zor bitirdiğim kitaplardan biridir. Yine de tavsiye ederim....

Uğur Ukut 
26 Tem 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Kitabı okuyalı üç sene oldu neredeyse. Çiçikof Ölmüş, ama Hala yaşıyor görünen köleler satın alarak kendine zengin bir çevre edinmek istemektedir. Olay bu. Iyi başlayıp neticesiz ve heyecansız devam eden, sonlara doğru biraz merak uyandıran ama onun da olumlu bir etkisi olmayan bir kitap. Çiçikof denen adamın o ölü canları hava atmak dışında neden topladığını hala anlamış değilim. Açıkçası çok fazla okunmaya değer bir kitap değil.

İbrahim Koç 
 03 May 04:45 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

İncelemem uzun olacak lakin böyle bir eser için kısa bile olabilir ama kitap kadar karışık değil emin olabilirsiniz. Kitap hakkında inceleme yapmadan önce kitap hakkında biraz bilgi vermek isterim sağdan soldan duyduklarım ve okuduklarım olsun ;

Kitap öncelikle bildiğiniz üzere iki ciltten oluşmaktaydı fakat Gogol'un psikolojik hastalığı ve ruhsal çöküntü çektiği bir dönem de ikinci cildi yakmış sonradan pişman olup tamamlamaya çalışsa bile son pişmanlık fayda edemeyeceğinden yarım kalmıştır. Eser Rusya'da yazılan diğer bütün eserler arasında geçmişten günümüze en değerli ve en büyük eser olarak kabul ediliyor ve görülüyor. Gogol'un yazarlık süresi 23 yıl sürmüş ama bu 23 yılın 17 yılını Ölü Canlar için harcamıştır maalesef siz düşünün artık ne çektiğini.Hatta bu roman ile ilgili şunlarıda dile getirmiştir ;

"Yemin ederim, basit bir insanın yapamayacağı bir iş yapıyorum. bu, hayatımın en yüce, en önemli dönemi olacak. eğer bu eseri gerektiği gibi gerçekleştirebilirsem, ne muazzam ne orijinal bir konusu olacak! ne kadar çeşitli insanlar! bütün Rusya'yı kucaklıyor! ismimi taşıyacak ilk doğru dürüst eserim olacak..."

Benim kitaba dair incelememe gelirsek ;

Kitap o dönemin Rusya'sını en iyi,en sade,en akıcı ve kara mizaha sahip bir dil eşliğinde önümüze serilen roman bana göre okuduklarım arasında her halde okuyacaklarım arasında da öyle olacak . Her şeyiyle memurundan rüşvetine, fakirinden zenginine, dolandırıcısından yalancısına, politikacısından köylüsüne kısacası o dönemle ilgili herşeyi kendi içinde barındıran başarılı bir eser konumunda. Okurken Gogol'un kalemi bile farklıydı, sanki hikayeyi bir arkadaşınızdan dinliyormuş gibi hissetmenizi sağlıyordu zaman zaman. Hele o yolculuk yaparken ki ve genel betimlemeleri sanki oturduğunuz yerde hayali fırçanız o okuduklarınızı kendiliğinden okudukça çiziyor ve çizdikçe de o portrenin bir parçası oluveriyordunuz. En başarılı betimlemelere sahip eser diyebilirim kendimce. Tek yakındığım ve 1 puanı kırdığım husus romanda karakter sayısının fazlalığıydı. İçinde hemen hemen 3 romanda bulunan karakter sayısına sahip bir eser bu sebepten dolayı da insan ister istemez isimleri karıştırıyor ya da unutuyor maalesef ama Allah'tan hepsini yalın bir dille aktarıyor sağolsun Gogol. Eserde her kesimden insana rastlanan bu eserde günümüzden pek farklı olmayan bir durumla karşılaşıyoruz. Mesele dini her şeyden üstün tutan insanlara, yüksek makama sahip ama istediğini elde edemeyenlere, toplumu kendi bardağına göre şekillendiremeyen bir üste, köy halkına ama bu köy halkının idarecisi olmadığında nasıl bir köy olacağına, şehir hayatı ve şehir kurallarına, yapmacık insanlara, sırf hayatta kalmak için herkesin yüzüne gülen ama zerre kadar o insanlardan haz etmeyen topluluklara ve daha neler nelere...

Yani demem o ki okunması gereken bir eser...

Mustafa Oner 
08 Mar 12:04 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

En çok keyif alarak okuduğum romanlardan birisi olan Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol'un eseridir. Aslında üç cilt olarak tasarlanmasına karşın ne yazık ki bitirilmemiş bir esedir. Romana kahramanı Çiçikov'un kendi çıkarları uğruna yaptığı kötülükler damgasını vurmuştur. Çiçikov, Rusya'da şehir şehir dolaşıp, feodal kanunlara göre toprak sahiplerinin malı olan köle köylüleri satın almaktadır. Ancak istediği köylüler çalışmasını iyi bilen ya da sağlıklı olanlar değil, tam aksine ölü olanlardır. O zamanki feodal yapının temeli olan fikirlerle karşı koyan eleştiri niteliğinde bu roman, o açıdan belli kesimlerin sözcüsü olmuştur.
Roman şu şekilde özetlenebilir:
Pavel Ivanovich Çiçikov, Rusya'da kasaba kasaba dolaşıp feodal kanunlara göre toprak sahiplerinin malı olan köle köylüleri satın almaktadır. Ancak istediği köylüler çalışmayı iyi bilen ya da sağlıklı olanlar değil, tam aksine ölü olanlardır. Zamanın yasalarına göre, toprak sahipleri topraklarının sınırları içinde yaşayan insanların sayısına göre vergi ödemesi gerekmektedir. Çiçikov Rusya'yı gezerek son nüfus sayımında ölenlerin (ölü canların) ölüm belgelerini satın alır. Toprak sahipleri, bu alışverişten memnundur. Her iki tarafın da kârlı çıktığı bir durumdur bu. Çiçikov bu belgeleri toplayarak mevcut olmayan mülkü rehine koyar ve karşılığında para alır.
Çiçikov bir kasabaya uğrar, oyununu burada uygulamaya karar verir. Kasabanın ekonomik durumu, toprak sahiplerinin kimlik bilgileri, devlet memurlarının özellikleri ve ölü canların sayısını öğrenir. Halk, onu önemli ve zengin bir kişi zanneder. Sevimliliği ile zenginlerin de kısa sürede güvenini kazanır. Varlıklı ailelerin evlerine davet edilir, onların yaşantısına şahit olur. Bu arada, pek çok ölü can belgesi toplar. Herkes topladığı belgelerle onun Ukrayna'daki çiftliğinde çalışacak işçi aradığını zannetmektedir. Bir süre sonra, her şey anlaşılır. Valinin balosunda sarhoş bir toprak sahibi Nozdryev her şeyi anlatır. Bazıları, Çiçikov valinin kızı ile evlenmek istediği dedikodusunu ortaya atarlar. Bazıları ise onun casus olduğunu söyler. Bütün dolandırıcılığı ortaya çıkan Çiçikov kasabadan kaçar ve başka bir macera için yola koyulur.

murat çelik 
08 Eki 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 6/10 puan

Gogol adına okuduğum ilk kitapta çok pozitif ve çok negatif yanlar vardı.Öncelikle anlatım biçimi iyi ve kitap adı zekice kurgulanmıştı.

Rus bir asilzade olan ivanoviç şehire geldiği andan itibaren valisinden,savcısına kadar herkes tarafından şatafatlı karşılanmıştı.Herkes ivanoviçi davet yarışına koyulmuştu.(Hikayenin baş kısımları biraz durgundu).İvanoviç sonraki kısımda enteresan bir amaç için uzak köylere yolculuk etmeye başladı.Amacı eski dostları ve bazı çiftlik sahiplerinden bir şey almaktı.Alacağı şey nüfusa kayıtlı ölü köleleri satın almaktı.Bunlar için sıkı pazarlıklar yaptı çok da tartıştı.(Ölü köle alma fikri onları ne yapacağı için okuyucuda merak uyandıracak bir fikirdi).

Ancak kitabın sonraki kısımları durgun geçti 70,80 küsür sayfa diyalogsuz genel bir anlatım barındırıyordu.Bu kısımda kitap çok can sıkıcı hale gelmişti.Gogol bu kısımlarda karakterin rusyadaki popüleritesini,rusyayı ve karakter hakkındaki rusyada çıkan asılsız haberleri anlatmaktaydı.(karakterin bir haydut,bir casus veya daha da abartılarak fransız lider napolyon bonapart olduğunu iddia edenler bile mevcuttu).

Kitabın içindeki diğer olumlu yan gogolun anlatırken zaman zaman okuyucuyla sohbet eder gibi yazdığı diyaloglardı.

deniz yildiz 
30 Kas 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

gogol ölü canlar'ı iki cilt olarak yazmış ancak kendisi manik depresif psikoz olarak adlandırılan bir hastalığa sahipmiş. bu durum özellikle kitabın ikinci cildini olumsuz yönde etkilemiş. şöyle ki ilk ciltte genel olarak olumsuz tiplemeleri anlatan gogol ikinci ciltte olumlu/dürüst karakterlerden anlatacak ve rusya'nın geleceğine daha umutla bakılabilecek bir tablo çizecekti. fakat ilk cilt tamamlandıktan sonra ruhsal rahatsızlığı sebebiyle ikinci cilt gogol için bir ızdırap olmuş ve zorlukla bitirmiş. yine rahatsızlığının depresif modundayken yazar ikinci cildi yakmış ve şu an elimizdeki kitap kurtarılan kısımlardan derlenerek oluşturulmuş.*

öznel yorumuma gelecek olursak: zor bitirdiğim kitaplardan biriydi. bazı karakterler, benzetmeler ve yazarın olaylara bakış açısı ve yorumlayışı ilgi çekici olsa da karakter sayısının fazlalığı özellikle ikinci ciltteki bana göre konu bütünlüğünü bozan detaylar kitabın okunurluğunu azaltıyor.

*iş bankası kültür yayınları baskısının çevirmeni mazlum beyhan'ın ikinci ciltten önce yaptığı yorumdan derleme.

Ezgi 
20 Şub 2016 · Kitabı okudu · 31 günde · 7/10 puan

Gogol "Ölü Canlar" romanıyla yaşadığı toprakların sadece güzel yanlarını değil; dönemin Rusyasının kötü ve aksayan taraflarını da aktarıyor. Roman, kahramanı Çiçikov'un çocukluk yıllarından kalma bir hırsla varlıklı olma çabasını ve bu çabasına ulaşmaya çalışırken yaşadıklarını anlatıyor. Yaşanılanlar anlatılırken bir yandan da Rusya'nın devlet dairelerinde rüşvetlere, memurların düzenbazlıklarına, çiftlikte çalışan insanların köle muamelesi görmesine tanık oluyoruz. Gogol, dolandırıcı Çiçikov'un hikayesini bizlere anlatırken okuyucuya seslenen, okuyucuyla sohbet eden bir üslup kullanmıştır. Bazı bölümlerde ise yazarın tamamen sanki üçüncü bir kişiymiş gibi olayları aktardığını görüyoruz. Ben her ne kadar vaktimin kısıtlı olmasından dolayı kitabı uzun bir sürede okumuş olsam da bir klasik olarak mutlaka okunmalı. İyi okumalar...

Esma Tezgi 
25 Nis 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Gogol başarılı ve farklı bir çok karakter oluşturup hikayeyle çok güzel harmanlamış. Kitabın en sevdiğim yönü karakterleri oldu, diyaloglarda başarılı ve güzeldi. Bir tek yazarın hikayenin akışını kesip kendi fikirlerini belirmesi çok hoşuma gitmedi ancak onun dışına beğendim, o zamanın taşra hayatını güzel yansıtan bir eser.

5 /

Kitaptan 176 Alıntı

Elif Kimya S. 
12 May 10:02 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Çocuklarını terbiye edecek baba önce kendisi görevlerini yerine getiren biri olmalı.

Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 322 - İskele Yayınları)Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 322 - İskele Yayınları)
Elif Kimya S. 
12 May 20:46 · Kitabı okudu · 8/10 puan

İnsanların uğrunda birbirlerini yedikleri her şey bir yana bırakılmadıkça,ruh zenginliğine kıymet verilmedikçe bu dünyada da zengin olunmaz.Beden ruhun yerini tutmaz.Doğru yolu bulmak için ölü canları değil,kendi canlı ruhunuzu düşünerek başka bir yolu:Tanrı yolunu seçin...

Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 338 - İskele Yayınları)Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 338 - İskele Yayınları)
İbrahim PÜSKÜL (Hiçbir şey yok!) 
08 Nis 18:13 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Yok, hayır! Uygun sözcüğü bulabilmek... kadınları anlatabilmek zor! İnsan soyunun latif yarısıdır vesselam, kadın milleti.

Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 197 - İş Bankası Yayınları, çeviri - Mazlum BEYHAN)Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 197 - İş Bankası Yayınları, çeviri - Mazlum BEYHAN)
İbrahim PÜSKÜL (Hiçbir şey yok!) 
08 Nis 15:12 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Zorla güzellik olmaz: kimine papazın kendisi hoş gelir, kimine de karısı!

Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 124 - İş Bankası Yayınları, çeviri - Mazlum BEYHAN)Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 124 - İş Bankası Yayınları, çeviri - Mazlum BEYHAN)
İbrahim PÜSKÜL (Hiçbir şey yok!) 
08 Nis 18:00 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

"Hayat nedir? Acılar vadisi. Dünya nedir? Hissiz insan kalabalığı."

Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 193 - İş Bankası Yayınları, çeviri - Mazlum BEYHAN)Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 193 - İş Bankası Yayınları, çeviri - Mazlum BEYHAN)
İbrahim PÜSKÜL (Hiçbir şey yok!) 
09 Nis 23:41 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Hemen zengin olmak isterseniz, asla zengin olamazsınız; ama ne zaman zengin olacağınızı önemsemezseniz, hemen zengin olursunuz!

Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 400 - İş Bankası Yayınları, çeviri - Mazlum BEYHAN)Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 400 - İş Bankası Yayınları, çeviri - Mazlum BEYHAN)