Adı:
Ölü Canlar
Baskı tarihi:
Kasım 2012
Sayfa sayısı:
484
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944889858
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Мёртвые Души
Çeviri:
Mazlum Beyhan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Nikolay Vasilyeviç Gogol (1809-1852): Ukrayna'da, orta halli toprak sahibi bir ailede dünyaya geldi. Çocukluğunu etkileyen köy yaşamı ve Kazak gelenekleri eserlerine yansıdı, Ukrayna halk kültürünün ögeleriyle işlenmiş öyküler yazdı. Mizah anlayışı, gerçekçi tutumu ve canlı anlatımıyla Rus edebiyatında önemli bir yeniliğin öncüsü oldu. Bu yenilik, Dikanka Yakınlarında Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları, Petersburg Öyküleri ve Mirgorod Öyküleri'nde mizahın yanı sıra yaşam karşısında karamsarlık ve dünyanın kötülüğü üzerine düşünceleriyle şekillendi. Müfettiş adlı oyununda yozlaşmış bürokratları acımasızca alaya aldı. Gogol, Ölü Canlar adlı romanıyla 19. yüzyıl Rusyası'nda toplumsal düzenin ve bireylerin eleştirisini eşsiz bir başyapıt olarak ortaya koymuştur.
(Tanıtım Bülteninden)
Gogol, Gogol.. Dostum nasıl anlatmalı seni.. Yaptığın muzipliklerden mı bahsetmeli yoksa ince zekandan mı? Bu arada şundan da sitem etmeden geçemeyeceğim, sırf tasarladığın gibi olmadı diye yakmak zorunda mıydın bu güzel eserin ikinci cildini?

Ben Gogol okurken her zaman kendimi çok sevdiğim bir arkadaşımla vakit geçiriyormuşum gibi hissederim. Hani neredeyse hepimizin çevresinde bir arkadaş tipi vardır; size ağzına geleni söyler ama kızamazsınız, aksine o bunları söylerken gülmekten karnınıza ağrılar girer. Tabi ne demek istediğini anlarsınız ama söyleyişi o kadar komiktir ki, kızamazsanız. İşte benim için Gogol o dur.

Gogol’un her eseri ince bir zekanın ürünüdür. Sizi doyasıya eğlendirir, eğlendirirken de bir o kadar eleştirir. Eleştirinin de en kayda değeri budur herhalde. Kimseyi üzmeden, kızdırmadan, kimseyle tartışmaya girmeden yapılan. Ayrıca Gogol’un eserlerinde bir diğer unsurda; Dostoyevski, Tolstoy gibi tanınmış diğer Rus yazarlarından daha gerçekçi daha toplumsal olmasıdır. Örneğin Dostoyevski genel de düşünce üzerine yazar, eserlerinde işlediği alt tabakadan kişilerse Petersburg’un sarhoşları, ayyaşları ve faişeleridir, yer mekan genelde Petersburg’dur. Gogol ise Petersburg dışına da çıkmıştır eserlerinde. Mujikleri, memurları, toprak sahiplerini, subayları kısacası neredeyse tüm rus insanın işlemiş, adeta yaşadığı dönemin fotoğrafını çekmiştir.

Esere geçecek olursak, eser İlahi Komedya’ dan esinlenerek üç cilt olarak tasarlanmıştır. İlk ciltte Rusya’nın kötü yanları yazılmış ve yayımlanmıştır. İkinci ciltteyse olması gerekenler, iyiler düşünülmesine rağmen yazar bir türlü istediği karakterleri oluşturamamış ve geçirdiği bir bunalım esnasında ikinci cildini yakmıştır. Elimizde kalan ise birinci cilt ile ikinci cildin bazı parçalarıdır. Yani bu kitap tamamlanmış değildir. Yaklaşık 350. Sayfadan sonra eksikler başlar, bazı bölümler yarıda kesilirken bazı bölümler hiç yoktur. Eserde baş karakter Rus çiftlik sahiplerinin çiftliklerini gezerek onlardan ölü canlar satın almaktadır. Yazar böylece Rus toprak sahiplerini, köylülerini ve yaşadığı dönemin feodal sistemini tüm açıklığıyla anlatmış ve eleştirilerini yapmıştır. Ayrıca bütün eserlerinde olduğu gibi dönem memurlarının yozlaşmışlığını işlemeyi de eksik etmemiştir.

Eseri, benim gibi Gogol okumaktan hoşlananlar ve dönem Rusya’sının feodal yapısını görmek isteyenlere tavsiye ediyorum. İlk defa okuyacaklar içinse Gogol’a bu eserinden başlamamalarını öneririm. Öncelikle birkaç hikayesini okuyup tarzını görmeleri faydalarına olacaktır.

Herkese keyifli okumalar dilerim.
Ölü canlar, hayatta; ama hayatın güzelliğini yaşayamayan ruhu ölü; fakat bedeni canlı yaşamlar değil, hayır. Bildiğiniz terk-i hayat eylemiş, Allah'ın rahmetine kavuşmış gariban köylüler. Eeee, o zaman her şey bitmiş, bu neyin romanı ki? Her şey bu ölü canlar için bitmiş; ama kayıtlarda öldükleri geçmiyor ve dolayısıyla devlet bunların ölü olduğunu bilmiyor. İşte her şey böyle başlıyor. Uyanık kahramanımız Çiçikov bu zaafı fırsat bilerek ölü canlar ticaretine adım atıyor.

Farklı konusuyla dikkat çeken roman, Gogol'un usta kalemiyle buluşmuş ve böyle şahaser bir eser, yarım da olsa bizlere kalmış. Seneler hatta asırlar öncesinde yazılan, ağır eleştirilerden dolayı da devamı imha edilip yarım bırakılan bu kitapta neler mi bulabiliriz? Söyleyelim: Siyasetin çirkin gerçekliğini, insanların yani bizlerin ikiyüzlülüğünü, eğitim sisteminin yanlışlarını ve aslında bunu düzeltmenin ne kadar kolay olduğunu, her insanın hata yapabileceğini... Yazarın başarısında birkaç faktör var benim görebildiğim. Özgün bir konunun başarılı bir şekilde işlenmesinin yanında; yazarın, gördüğü gerçekleri ustaca dile getirmesi. Dürüst insanlar yalandan rahatsız olurlar, riyakarlar ise gerçeği susturmak ister. "Delikanlı güç bela amcasının torpili sayesinde bir bakanlığa kapılandı." Bırakın yıllar öncesini, şimdi bile ben bu cümleyi şuraya yazarken, korkuyorum bir sıkıntı yaşar mıyım diye. E Sayın Gogol sen nasıl bir cesaretle yazmışsın, inandığın gerçekleri haykırmışsın, tebrikler. Ve insan bir kere daha anlıyor ki asırlar geçse de bazı değişmeyen yanlışlar var. Ve bu yanlışlar bazı kesimin menfaatinde maalesef. O yüzden de bize doğruymuş gibi yansıtılıyor. Gerçekleri bu kadar cesurca yansıtan Gogol bile eserin tamamını yayınlayamıyor, bazı cümleleri değiştirmek zorunda kalıyor...

Usta yazarın okuduğum ilk eseri, sadece bu kitabı okuduğunuzda bile yazara usta demeniz için birçok nedeni rahatlıkla göreceksiniz. Kitapla ilgili tek tavsiyem kaliteli bir yayınevinden okumanız. Ölü Canlar gibi büyük bir kitabı basan yayınevi kötü bir basım yapmamalı diye düşünüyorum. Kitap siteden bir arkadaşımız Sherlock Holmes'nin hediyesi olduğu için yayıncıyı çok kötüleyemeyeceğim. Gerçi hediyeyi gönderen okur arkadaşımız şu an sitede; ama her an kaybolabilir de kendisi, sağı solu belli olmayabilir. Giderse belki daha çok olumsuz eleştiri yapabilirim. Ama yapmayabilirim de dönüp buna kızabilir. Çünkü kendisi bana kızdığı için tanıştık. Gördünüz, yazılı gibi başladı, sözlüye karar verdi, çok korkuyorum kendisinden. Şaka bir yana bu şaheseri okumama vesile olduğu için kendisine teşekkür ediyorum.
Sonuç olarak çok güzel bir hediyeyi kötü bir yayınevinden okudum. Her ayırma çizgisi yanlış yazılmış, kasıtlı mı yapılmış anlamadım.

Gogol zamanın yasaklarını, dost görünen hainleri, makam düşkünlerini yılar yıllar öncesinden mükemmel bir şekilde anlatmış. Geç veya erken, okunması gereken eserlerden...
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.084 Oy)17.470 beğeni39.453 okunma2.115 alıntı165.211 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.053 Oy)7.322 beğeni19.819 okunma3.218 alıntı116.446 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (7.848 Oy)8.136 beğeni25.983 okunma620 alıntı126.524 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (9.996 Oy)12.462 beğeni31.715 okunma2.780 alıntı132.398 gösterim
  • Sefiller
    9.1/10 (4.088 Oy)4.804 beğeni16.004 okunma2.783 alıntı102.524 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.248 Oy)5.354 beğeni18.125 okunma686 alıntı92.167 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (6.965 Oy)8.355 beğeni23.211 okunma1.128 alıntı112.742 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.0/10 (9.139 Oy)10.802 beğeni26.525 okunma1.381 alıntı139.626 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (6.821 Oy)7.361 beğeni20.600 okunma690 alıntı79.575 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.458 Oy)8.407 beğeni22.808 okunma1.447 alıntı105.435 gösterim
Beni epey zorlayan bir kitap.İlk sayfalarda kitabın içine girmekte zorlandım.sonra işler daha karmaşık bir hal aldı.Karakter ve olayların yoğunluğundan dolayı çok dikkat istiyor. Kitaptan çok kitabın yazılma sürecinden etkilendim diyebilirim.Gogol manik depresif psikoz hastasıymış.Birinci cildi yazdıktan sonra hastalığının krizlerini yaşamaya başlamış.Birinci ciltte hep olumsuz karakterler yazdığını düşünen yazar ikinci cilde olumlu karakterler üretmek istemiş ama olmamış.Bundan dolayı Ölü Canlar'ın ikinci cildi Gogol'u çok bunaltmış.Bu esnada hastalığı da devam ediyormuş.Hem ruhsal sıkıntılarına deva bulmak hem de Ölü Canlar'ın ikinci cildiyle ilgili kilitlenmişliğini aşmasına yardımcı olur umuduyla Hac'ca bile gitmiş yazar.Ancak bu durumda hayal kırıklığıyla sonuçlanmış.Üzerinde on yıldır çalıştığı ikinci cilde ait bütün el yazmalarını ateşe atmış.Ancak bir kısmı ateşten kurtarılabilmiş. Yanıp yok olan romanıyla birlikte yaşamın anlamı da yok olmuş Gogol için ve resmi belgelere göre kendini aç bırakarak öldürmüş.Bir nevi intihar.Benim okuduğum basımda birinci ve ikinci cilt aynı kitapta toplanmış.İkinci cildin bir kısmı yandığı için yanan ve tümüyle okunmaz hale gelen kimi sözcükler ve satırlar Rusça basım editörlerince tamamlanmış. Klasikler hep hüzün veriyor bana nedense ;) Okuyun derim...
Çiçikov'un ölü köleleri satın aldığı zenginlerle olan muhabbeti ekseninde Rusya'nın toplumsal yapısı eleştirilir. Çiçikov evet ,bir suç işlemiştir fakat ölü köleleri satan zenginler işin sonu cezalandırılmaya gelince ;hep bir ağızdan Çiçikov 'u abartılı derecede suçlu gösterip,sahtekar olarak ilan derler. Çünkü işin ucu onlara da dokunmaktadır.
Toplum olarak da böyle değil miyiz,sadece Rusya mi ? Her tür pisliğin yapılmasına müsamaha gösteririz , çünkü zararımiza olan bir şey yoktur , fakat işin sonunda nedense ortada tek bir suçlu vardir ve en ağır cezayi da ona yükleriz . Paçasını kurtaran daima soylular, zamanımızda dayısı olanlar,zenginler ..., değil midir ? 
Evet , Çiçikov suçlu . Daha rahat yaşamak uğruna hem onursuz davranmış hem de hukuka aykırı bir satış işlemi gerçekleştirmistir.Aslinda ölü köle satımı o zaman Rusyası'nda suç değildir ama yine de cezalandırılır ,burasını anlamış değilim. Peki zenginlerin ,herhangi bir zarar etmeyecekleri ,aksine ölü de olsa kölelerin vergisinden kurtulacakları düşüncesiyle ölü kölelerini satmaları da suç değil midir ? Hukuk neyi cezalandirmaktadir? Ahlaki olmayan davranışıysa eğer zenginler neden yargılanmiyor? Kitapta bunun gibi yer yer sorularım olsa da bunu kitabın eksik sayfalarının olduğuna bağlıyorum.
Roman, bu eksikliklere rağmen oldukça esprili bir anlatımla ,iyi bir toplum eşleştirisi içeriyor.
Zengin içeriği ve sürükleyici anlatımı ile kısa sürede bitirilebilecek, lezzetli bir okuma serüveni sunacak kitaplardan...
Ölü Canlar'ı Puşkin'in tavsiyesi üzerine yazdığını öğrendiğim yazara iyi ki yazmışsın demek istiyorum.
Araştırdığım bilgilere göre çok sevdiği Puşkin'in ölümüyle sıkıntılı dönemlere girmiş, Ölü Canlar'ın yazdığı diğer ciltlerini yakmıştır. Bir rivayete göre de dönem için dile getirdikleri, üzerinde büyük bir baskı yaratmış ve eserlerini yayınlamadan yok etmek durumunda kalmıştır.

Elimde ki baskının eski olması sebebiyle biraz zor okudum ve bu durum sıkıntı yaratsa da kitaba bayıldım.
Anlatım tarzı tamamen farklı, dönemini düşünürsek yazar fazlasıyla cesur. Özellikle okuyucuyla konuşurmuş hissi yarattığı bölümleri inanılmaz severek okudum. Bu yönüyle kendimi sohbet havası içinde buldum.
Kahraman hakkında yargılara varırken insana kendini de yargılattırıyor usta yazar.

Kitap...Rus toplum yapısını anlatırken; hilekarlığı, yalanları, düzenbazlıkları, devletin olumsuz yönlerini, yönetimin çürümüşlüğünü sert bir dille eleştirip gözler önüne seriyor.

Herşey mi olumsuz? Elbette değil, eser ile Rus toplumunun kültür yapısını, misafirperver oluşunu da görebilirsiniz.

Gelelim kahramanımıza, Pavel İvanoviç Çiçikof.
Bir çok devlet memurlukların da çalışan Çiçikof sonunda kendini ölü köleleri satın alırken bulur. Onun bu yola başvurması, gezdiği köyler, tanıştığı insanlar ve hikayeleri arasında kaybolacaksınız. Tarihi bir geziye, kültür araştırmasına evet diyorsanız bu ileri görüşlü naif yazarı okumanızı tavsiye ederim.
Ah Gogol..
Ah Ölü Canlar..
Ah Ahlarımın Ahı..

Bu kitabın bende yeri öyle ayrıdır ki hayatımın sonuna kadar unutmayacağım kadar değerlidir. Ölü Canım'ın bir göstergesidir bu kitap. Ruhumun ilacı, tek dayanağımdır. Hayatımın bir dönemine damgasını vurmuş kalanında da izini görebileceğim bir kitap.. Sizlerden belki bazılarınız, Merak ediyorsunuzdur, niye böyle yazdığımı. Bu kadar önemli ne olabilir ki diye soruyorsunuzdur belki.. Kusura bakmayın söyleyemeyeceğim.. Binbir tılsımla oluşturduğum bu sihrin, büyüsünü bozamam sizlere söyleyip. Ama bilin ki, dünyanın bir yerlerinde bir insan, belki bir insan daha bu eseri çok seviyor. Sizde sevin, en azından bir kere sevin, ve unutmayın sevgiyi. Yaşarken ölmeyi. Ölü can olmayı unutmayın.

Kitapla ilgili edebi bir inceleme yazmak için bir çok not almıştım, yorumlar yapıp hatta makaleler bile okumuştum, boşverdim sonra. Edebi olmayıversin dedim, varsın inceleme olmasın ne çıkar.. Duygularımı yazayım bir kerede.

Yine de kitapla ilgili önemli olduğunu düşündüğüm bir kaç cümle etmek isterim. Kitap Gogol'un açık bir şekilde en iyi kitabı olmakla beraber, Müfettiş oyunundan büyük diğer kitaplarından da küçük ama belirgin izler taşıyor. Kronolojik bir okuma yapmanın faydası olarak okurken oldukça fazla zevk aldığımı söyleyebilirim. Yine, döneminin belkide yazılmış en iyi 3 kitabından biri arasına girerdi, ta ki ikinci cildi yakılmamış ve güzel bir sonla tamamlanmış olsa idi.

Bir iki cümle de ne anlattığıyla ilgili konuşayım. Kitapta ne yaparsa yapsın hayata nasıl tutunmaya çalışırsa çalışsın, tüm zeki ve çevikliğine rağmen "kaybeden" bir adamın yaşama tutunma, hayallerini gerçekleştirme yolundaki yaşadıklarına, düşüncelerine, hissettiklerine tanık oluyoruz.

Ayrıca, bir çok yerde doyurucu öğütlerle bizlere de sesleniyor karakterleriyle Gogol. Herşeye rağmen yazdıkları için teşekkür ediyor;

Sizlere de iyi okumalar diliyorum.
Zengin olmak hayaliyle yaşayan Çiçikov amacı dogrultusunda Rusya'nın merkezden uzak bölgelerini gezer ve insanlardan ölü canları satın alır. Bu eserde Rusya'nın iç yüzü işlenmiş, toplumdaki bozukluklar, günlük hayat, çeşitli aksaklıklar ve kötülükler yer yer esprili bir dil ve hareketli sahnelerle işlenmiştir. Zor bitirdiğim kitaplardan biridir. Yine de tavsiye ederim....
Öncelikli olarak kitabı bitirmenin gururu ve sevinciyle derin bi oh çekiyorum :D
Kitap bana göre iki kısımdan oluşuyordu. İlk kısmı ana karakterimiz olan Çiçikof'un bir köye gelip insanlardan ölmüş olan kolelerini satın almaya kalkmasini anlatıyor. Bunu yapmasinin nedeni ise ileriki sayfalarda anlatilacak.
Kitabın ismi de buradan gelmektedir ki çiçikof büyük bir ustalık ve iki yuzlulukle koydeki insanlarla samimi ve dost olmaya çalışıyor ve bunu da başarıyor. İlk kısmı bu ve bence biraz sıkıcı.
İkinci kısım ise foyasinin ortaya çıktığı kısım ki burada yasal olmayan bir iş yaptığı ve iki yüzlü oldugu ortaya çıkınca koyden kaçıyor ve baska bir yerde yasamaya çalışıyor. Bu kısmı 200. Sayfadan sonra basliyor ve gerçekten çok güzeldi.
Kitaba tam puan vermeme nedenim 2 tane
1. Si yazarın arada bi hikayeyi kesip bizlerle yani okuyucularla konuşması. Kitabin akiciligindan ve olay orgusunden beni bi anda kopardi.
2. Si ise yazarin yani Gogol'un durmadan Ruslari ovmesi. Tamam kardeşim iyi güzel sen de Rus olabilirsin de bu kadar da ovulmez ki :D
Son olarak ta kitap bitti ama Ölü Canlar 2 kitabi da varmış. Gogol'u etkileyip yazdıkların çok gunah hepsini yakmalisin diyip yaktirtan ve beni 2. Kitaptan mahrum bırakan ruhani liderin babaannesinin ellerinden öpüyorum(!)
Kitabı hızlı okuyamadım çok sıktı ama, kitabın başlığı bile beni etkilemişti, bitirdiğim de baya baya rahatlamıștım.
Yaşayan ölü denilen insanların, satılık bir devletin, bi insanın bi insandan üstün olduğunun yanlış olduğunu anlamak lazım. Anlayın.
Kitabı okuyalı üç sene oldu neredeyse. Çiçikof Ölmüş, ama Hala yaşıyor görünen köleler satın alarak kendine zengin bir çevre edinmek istemektedir. Olay bu. Iyi başlayıp neticesiz ve heyecansız devam eden, sonlara doğru biraz merak uyandıran ama onun da olumlu bir etkisi olmayan bir kitap. Çiçikof denen adamın o ölü canları hava atmak dışında neden topladığını hala anlamış değilim. Açıkçası çok fazla okunmaya değer bir kitap değil.
En çok keyif alarak okuduğum romanlardan birisi olan Ölü Canlar, Nikolay Vasilyeviç Gogol'un eseridir. Aslında üç cilt olarak tasarlanmasına karşın ne yazık ki bitirilmemiş bir esedir. Romana kahramanı Çiçikov'un kendi çıkarları uğruna yaptığı kötülükler damgasını vurmuştur. Çiçikov, Rusya'da şehir şehir dolaşıp, feodal kanunlara göre toprak sahiplerinin malı olan köle köylüleri satın almaktadır. Ancak istediği köylüler çalışmasını iyi bilen ya da sağlıklı olanlar değil, tam aksine ölü olanlardır. O zamanki feodal yapının temeli olan fikirlerle karşı koyan eleştiri niteliğinde bu roman, o açıdan belli kesimlerin sözcüsü olmuştur.
Roman şu şekilde özetlenebilir:
Pavel Ivanovich Çiçikov, Rusya'da kasaba kasaba dolaşıp feodal kanunlara göre toprak sahiplerinin malı olan köle köylüleri satın almaktadır. Ancak istediği köylüler çalışmayı iyi bilen ya da sağlıklı olanlar değil, tam aksine ölü olanlardır. Zamanın yasalarına göre, toprak sahipleri topraklarının sınırları içinde yaşayan insanların sayısına göre vergi ödemesi gerekmektedir. Çiçikov Rusya'yı gezerek son nüfus sayımında ölenlerin (ölü canların) ölüm belgelerini satın alır. Toprak sahipleri, bu alışverişten memnundur. Her iki tarafın da kârlı çıktığı bir durumdur bu. Çiçikov bu belgeleri toplayarak mevcut olmayan mülkü rehine koyar ve karşılığında para alır.
Çiçikov bir kasabaya uğrar, oyununu burada uygulamaya karar verir. Kasabanın ekonomik durumu, toprak sahiplerinin kimlik bilgileri, devlet memurlarının özellikleri ve ölü canların sayısını öğrenir. Halk, onu önemli ve zengin bir kişi zanneder. Sevimliliği ile zenginlerin de kısa sürede güvenini kazanır. Varlıklı ailelerin evlerine davet edilir, onların yaşantısına şahit olur. Bu arada, pek çok ölü can belgesi toplar. Herkes topladığı belgelerle onun Ukrayna'daki çiftliğinde çalışacak işçi aradığını zannetmektedir. Bir süre sonra, her şey anlaşılır. Valinin balosunda sarhoş bir toprak sahibi Nozdryev her şeyi anlatır. Bazıları, Çiçikov valinin kızı ile evlenmek istediği dedikodusunu ortaya atarlar. Bazıları ise onun casus olduğunu söyler. Bütün dolandırıcılığı ortaya çıkan Çiçikov kasabadan kaçar ve başka bir macera için yola koyulur.
Kitabı okumadan önce yorumları okudum ve herkes sıkıcı ve kötü diyordu ve bir dünya klasigine 7, 6 puanlamanın olması kitabın güç olduğunu gösteriyordu ama kitap gerçekte güzel bir kitaptı vaybe ne okudum diyeceğiniz bir kitap ... Karakter analizleri çok iyi yapışmış Rus ırkında çok bahsediyor bize benzer olduklarını düşündüm.. Sonu biraz dostoyevski tarzı olmuş . kitap geç bitirdim ve yorgun düştüm ama iyi okumuştum dedim
Çocuklarını terbiye edecek baba önce kendisi görevlerini yerine getiren biri olmalı.
Nikolay Vasilyeviç Gogol
Sayfa 322 - İskele Yayınları
İnsanların uğrunda birbirlerini yedikleri her şey bir yana bırakılmadıkça,ruh zenginliğine kıymet verilmedikçe bu dünyada da zengin olunmaz.Beden ruhun yerini tutmaz.Doğru yolu bulmak için ölü canları değil,kendi canlı ruhunuzu düşünerek başka bir yolu:Tanrı yolunu seçin...
Nikolay Vasilyeviç Gogol
Sayfa 338 - İskele Yayınları
"Hayat nedir? Acılar vadisi. Dünya nedir? Hissiz insan kalabalığı."
Nikolay Vasilyeviç Gogol
Sayfa 193 - İş Bankası Yayınları, çeviri - Mazlum BEYHAN
"Sana bir çift kumru,
Gösterecek buz tutmuş cesedimi!
Ve sana ötüşleri,
Söyleyecek gözyaşı içinde öldüğümü!"
Nikolay Vasilyeviç Gogol
Sayfa 175 - Akvaryum Yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ölü Canlar
Baskı tarihi:
Kasım 2012
Sayfa sayısı:
484
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944889858
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Мёртвые Души
Çeviri:
Mazlum Beyhan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Nikolay Vasilyeviç Gogol (1809-1852): Ukrayna'da, orta halli toprak sahibi bir ailede dünyaya geldi. Çocukluğunu etkileyen köy yaşamı ve Kazak gelenekleri eserlerine yansıdı, Ukrayna halk kültürünün ögeleriyle işlenmiş öyküler yazdı. Mizah anlayışı, gerçekçi tutumu ve canlı anlatımıyla Rus edebiyatında önemli bir yeniliğin öncüsü oldu. Bu yenilik, Dikanka Yakınlarında Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları, Petersburg Öyküleri ve Mirgorod Öyküleri'nde mizahın yanı sıra yaşam karşısında karamsarlık ve dünyanın kötülüğü üzerine düşünceleriyle şekillendi. Müfettiş adlı oyununda yozlaşmış bürokratları acımasızca alaya aldı. Gogol, Ölü Canlar adlı romanıyla 19. yüzyıl Rusyası'nda toplumsal düzenin ve bireylerin eleştirisini eşsiz bir başyapıt olarak ortaya koymuştur.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 2.864 okur

  • _Germinal
  • Özleم
  • Faik Nadir
  • MERVE ZOZİK
  • Hly
  • halis dilmeç
  • Mehmet Kuyumcu
  • Sevde Çetinkaya
  • Ezren Yeliz Başaran
  • Bambukurdu

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.4
14-17 Yaş
%5.8
18-24 Yaş
%24.1
25-34 Yaş
%32.7
35-44 Yaş
%21.6
45-54 Yaş
%8
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%1.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%59.5
Erkek
%40.4

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%17.2 (125)
9
%18.6 (135)
8
%25.9 (188)
7
%17.1 (124)
6
%8 (58)
5
%5.5 (40)
4
%2.3 (17)
3
%1.2 (9)
2
%0.7 (5)
1
%1.1 (8)

Kitabın sıralamaları