Ölü Canlar

Nikolay Gogol
Çevirmen:
Ergin Altay
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Bende de biraz Çiçikovluk yok mu acaba?
Puan vermedi·455 syf.··
Beğendi
·
2022 43. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Eylül 2022 03:26
Nikolay Gogol yalnızlıklardan hoşlanan ve genel olarak melankolik bir ruh haline sahip yazarımız. Ne yazık ki zaman zaman çeşitli buhranlar geçirip eserlerinden bizi mahrum etmiştir.Örneğin liseden mezun olduktan sonra yazdığı "Hans Kyuhelgarten" adlı şiir kitabına yapılan kötü yorumlar yüzünden eserin tüm kopyalarını kendi alıp yakmış, şiire ve edebiyata küsmüştür. Annesine yazdığı mektuplarla yazım hayatına geri dönmüş ve birbiri ardınca çok başarılı eserlere imza atmıştır. Dikanka Yakınlarında Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları adlı öykü kitabına Aleksandr Puşkin ve Vissarion Belinski 'den gelen övgü dolu yorumlar yazma yolunda Gogol'u oldukça motive etmiştir. Müfettiş oyununda Rus otoritesine yaptığı eleştiriler ve alaylı ifadeler yüzünden ülkeyi terk etmek zorunda kalan Gogol,Puşkin ile olan bağını hiç koparmamıştır. Hatta Puşkin Ölü Canlar 'ı yazması için kendisini desteklemiştir. Eserini yazarken Puşkin'le yaptığı konuşmalarda: —Konu büyük bir roman gibi genişlemeye başladı çok tuhaf bir şey olacak galiba. —Kalemimden öyle canavarlar fırlıyor ki buna ben bile şaşırıyorum, bunu kim görse korkudan titrer. gibi söylemlerde bulunmuştur. Birkaç cilt halinde yazmayı planladığı kitabın ilk cildinde Rus insanının eksiklikleri ve ayıplarını gösterip diğer ciltlerinde daha iyi karakterlerle karşımıza çıkacağını söyleyen yazar maalesef yeni bir bunalım geçirip el yazmalarını yakmıştır. Diğer ciltler kurtarılamadığı için Gogol'un da kabul ettiği gibi pek erdemli olmayan Pavel İvanoviç Çiçikov ile yola devam edeceğiz. *Spoiler içerebilir* O zamanki Rusya'nın bozukluğuna değinmeden önce biraz Çiçikov' u savunmak istiyorum. Bir kere retorik ve ikna kabiliyeti konusunda çok yetenekli, kitap boyunca bu özelliğini ne kadar doğru yolda kullanmasa da hayran kaldım :) Girdiği ortamlarda zengin ve yüksek mertebedeki insanları gözüne kestirip
İnceleme
Ölü CanlarNikolay Gogol · İletişim Yayınları · 201529,4bin okunma
Puan vermedi·455 syf.··
2023 10. kitabı
Puşkin rus edebiyatının en büyük ozanıdır. Ama ona öfke duymak için onlarca nedenim var. Saçma bir düello ile kendini öldürtmüş olması bir yana, eğer o dönemler sağ olsaydı biz Gogol'ün öngördüğü gibi Ölü Canlar'ın ikinci ve üçüncü ciltlerini okuyabilecektik büyük ihtimalle. Ölü Canlar kitabının fikrini Gogol'e veren ve onu yazmaya teşvik eden Puşkin Gogol bağnaz bir rahibin ağına düştüğünde artık ölü efsanelerden biriydi. Gogol için tutunacak bir dal kalmamıştı. Ve Gogol eserini yaktıktan sonra hayatını kaybetti. Dünya edebiyatında çok büyük hicivler okudum. Ama Prens Mişkin kadar unutulmaz bir kahraman nadiren tanıdım. Gogol büyük adamdı. Paltosunun içine dev yazarlar sığdırabilecek kadar hem de. Gogol okuyun. O siz iyi kitaplar okuyun diye aklını ve canını feda etti.
Ölü CanlarNikolay Gogol · İletişim Yayınları · 201529,4bin okunma
“Çarpık bir buruna değil, sakat ve sahte bir ruha gülelim.”
10/10
·455 syf.··
2023 83. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2023 12:28
Merhaba sevgili okurlar (: Nikolay Gogol kitaplarını uzun zamandan beri okuma fırsatı olmamıştı ve Nihayet öncelikle bir kaç ince kitabından başlayıp Palto Burun Neva Bulvarı Bir Delinin Hatıra Defteri sonra, önemli, belki de en önemli kitabı olan Ölü Canlar ı keyifle okuyup, çok şey öğrendim. Yaklaşık olarak 200 yıl önce Rus köylerinde, Özellikle ölü kölelerin durumunu anlatan ve bu durumdan fırsatçı bir şekilde zengin olmaya çalışan baş karekter Çiçikov’un hikayesini okuyoruz. İnsan doğasına dair bir çok yönden etkileyici bir kitap. Ayrıca Gogol, sanki okuyucu ile sohbet ediyormuş gibi yazmış Romanı. Çok sevdim Gogol’ un kalemini… Sağlıkla kalın
Roman
Ölü CanlarNikolay Gogol · İletişim Yayınları · 201529,4bin okunma
9/10
·455 syf.··
Beğendi
·
2019 67. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2019 20:30
Rus yazar Nikolai Vasilyeviç Gogol’un kaleme aldığı Ölü Canlar; 19.asır Rusya’sını realist biçimde gözler önüne seren, üç cilt olarak tasarlandığı halde tamamlanamamış bir romandır. Kimi kaynaklarda ikinci ve üçüncü ciltlerin geçirdiği bir buhran döneminde yazar tarafından yakıldığından bahsedilir. 19.yüzyıl Rusya’sını birçok yönüyle ele alınmış olması itibariyle, kültürümüze, toplum yapımıza, değerlerimize, insan ilişkilerimize, inanışlarımıza, düşünce yapımıza ters geliyor olsa da, karakterlerin seçimi ve konunun kurgulanışı bakımından oldukça başarılı bir eser Ölü Canlar. Ayrıca çok güzel sosyolojik tahliller içermesi itibariyle de, konuya ilgisi olanların kaçırmaması gerektiğini düşündüğüm bir kitap.. Farklı konusuyla dikkat çeken roman, Gogol'un usta kalemiyle buluşmuş ve böyle şahaser bir eser, yarım da olsa bizlere kalmış. Seneler hatta asırlar öncesinde yazılan, ağır eleştirilerden dolayı da devamı imha edilip yarım bırakılan bu kitapta neler mi bulabiliriz? Söyleyelim: Siyasetin çirkin gerçekliğini, insanların yani bizlerin ikiyüzlülüğünü, eğitim sisteminin yanlışlarını ve aslında bunu düzeltmenin ne kadar kolay olduğunu, her insanın hata yapabileceğini.. “Güçlü” olanın “zayıf”ı her yönüyle alt ettiği bir dönemde isminin soluna “soylu” sıfatı getirilmesi, diğer insanlardan kendini korumak ve sayılmak adına oldukça önemli sayılmaktadır. Dolayısıyla “soylu” olmayan birinin bu sınıftan sayılması için başvurduğu yollar da doğru olmuyor. Yalandan, rüşvete, cimrilikten, haksızlığa kadar birçok yanlış yol iç içe kurgulanmış ve ustaca işlenmiş. Toplumda “var olabilmek” için yapılanlar gerçekçi bir şekilde ele alınarak, okurun yaşanan döneme tanıklık etmesi sağlanmış. Ayrıca anlatım içerisinde zaman zaman okura seslenilmesi, okurken kendini iyi hissettirdiği gibi,
Ölü CanlarNikolay Gogol · İletişim Yayınları · 201529,4bin okunma
Eksik bir başyapıt
Puan vermedi
Müthiş bir roman olarak başlıyor ama maalesef tadı damakta kalıyor. Çünkü Gogol’ün tamamlanamadan yarım kalmış bir romanı. Bu eksik hâliyle bile çok etkili bir yoksulluk eleştirisi. Tamamlansaydı kim bilir nasıl bir seviyeye çıkardı…
Ölü CanlarNikolay Gogol · İletişim Yayınları · 201529,4bin okunma
Puan vermedi·455 syf.··
Beğendi
·
2021 41. kitabı
Panoramik bir tuvale döktüğü zihin renklerini ansızın, orta yerine bile varamadan, alevler içinde bırakıp sonsuz Rus bozkırının orta yerinde yol alan köhne bir troykadan fırlatıp atan bir yazar Gogol. Çok sevgili dostu Puşkin'e yazdığı heves dolu mektuplarındaki harflerin her bir kıvrımına yansımış tutkusunu, Ölü Canlar'ını yarı yolda bırakıp bu dünyadan ayrılan bir çaresiz yaratıcı. Dante'nin İlahi Komedya'sının Rus pikaresk ikizini doğurma, Cennet-Cehennem-Araf'ı Suç-Ceza-Kefaret'e dönüştürmenin peşinde, kendi eserini alevlere teslim eden, yarım kalmış heveslerin yazarı Gogol. Bu bağlamda Ölü Canlar, onun bu trajik sanatçı imajından bağımsız değerlendirilemeyecek bir anıt-roman olarak yükseliyor. • Gogol'ün epik şiir olarak tanımlamayı tercih ettiği yarım kalmış üçlemesinin yadigarı Ölü Canlar, bir yol macerası ekseninde ilerleyen ve dönüp duran epizodik anlatılardan oluşan, hem bu kurgusal inşaa hem de başkarakteri Çiçikov nedenli pikaresk olarak nitelendirilebilecek bir roman. Gogol'u okumak tam da bu noktada Rusya'yı okumakla eş oluyor. Rusya'nın mikrotemsili olan portreler galerisinin merkezindeki Çiçikov ise Rusçadan çevrilemeyecek bir kelimenin, poshlost'un vücut bulmuş hali. Poshlost; ahlaki ve ruhsal düzlemde bayağı, sıradan olan ve antientelektüel davranış kalıplarının gelenekselci bir dar zihinde peydahlanması olarak tanımlayabileceğimiz "philistinism" kavramı ile beraber açıklanabilecek, Rus pikaresk anlatının temellerini oluşturan bir insanı temsil ediyor. Gogol, sıradanlığın sığlığını kavramların sonsuzluğuna dönüştürerek bu kesik-roman boyunca bize zamansız bir çürümüşlüğü Rus bozkırından çıkarıp Dünya edebiyatına armağan ediyor. Kendinden geçmeler, Gogol mizahı ve bol miktarda kır(/z)gınlıkla imbiklediği fikirlerini bize bir "potansiyel" olarak miras
Dünya Klasikleri
Ölü CanlarNikolay Gogol · İletişim Yayınları · 201529,4bin okunma
Puan vermedi·455 syf.··
2018 14. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 14 Ekim 2018 19:15
Kitapta Kostanjoglo'nun Çiçikov'u hayran biraktiran; köy, toprak, emek ve o emeğin hissettirdikleri üzerine konuşmasi en etkileyici kisim diyebilirim.S.359
Ölü CanlarNikolay Gogol · İletişim Yayınları · 201529,4bin okunma
8/10
·455 syf.··
2022 89. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2022 17:29
Rusya'da kölelik Serf terimi, feodal toplumlarda, toprağı işlemek amacıyla alınabilen veya satılabilen özgür olmayan bir köylü olan bir kişiye atıfta bulunmak için kullanılmıştır. Ölü Canlar'ın (1842) yazıldığı dönemde, serfler ve serflik sistemi, Rus toprak sahibi soylular ile Rus köylüleri arasındaki birincil ilişki biçimi haline gelmişti. Rusya'da serfliğin kökenleri, feodal beylerin topraklarındaki köylüleri yönettiği 12. yüzyıla kadar izlenebilir. Sonraki yüzyıllarda serflik sistemi egemen oldu. Bir soylunun topraklarında çalışan serflerin hakları kısıtlandı. Özgürlükleri ve hareketleri sınırlıydı ve yasal sistemler geliştirildi, bu da köylülerin efendilerine bağımlı olduğu anlamına geliyordu. Serfler sonunda tamamen topraklarına bağlandı ve efendilerinin izni olmadan oradan ayrılmaları yasaklandı. Bu mülklerden kaçmak yasa dışıydı ve serfler, bağlı oldukları topraklardan kaçmaya çalıştıkları için cezalandırılabilirdi. Serfler bir meta haline geldi. Rus toprak sahipleri serfleri istedikleri gibi alıp satabiliyorlardı ve serflerin bu satışlarda söz hakkı yoktu. Bir serf farklı bir kişiye satılırsa, orijinal toprak sahibi, serfin tüm mülkünü ve ailesini elinde tutabilirdi. Serfler, toprak sahiplerinin serflerini öldürmelerini yasaklayan tek bir kuralla korunuyordu. 1678 ile 1719 yılları arasında yapılan nüfus sayımları, Rus köylülerinin yüzde 80 kadarının serf olduğunu gösteriyor. Özgür köylüler, ülkenin kuzey ve kuzeydoğu bölgeleriyle sınırlıydı. Serfler, diğer her yerde soylular tarafından sahiplenildi ve kontrol edildi. Serflik tarımsal bir düzenlemeydi. Serflerin tipik olarak efendileri tarafından kendileri için ayrılan küçük bir arazisi vardı, ancak efendilerinin toprağını işlemeleri bekleniyordu. Serfler, efendilerin ekinleriyle ilgileniyordu ve sonra
Ölü CanlarNikolay Gogol · İletişim Yayınları · 201529,4bin okunma
9/10
·455 syf.··
Beğendi
·
2023 46. kitabı
Uzunluğu başlangıçta gözümü korkutsa da okuması keyifli bir kitap. Yazarın kitaba çok güzel serpiştirdiği karakter analizleri gerçekten etkileyici. Ve yaptığı toplumsal eleştiriler şöyle düşündürüyor 'lan oğlum 200 küsür yıl olmuş hala aynı hatalar mı yapılır, yuh yani..' ben öyle düşünüyorum en azından :)) Ama sevdim ironik ifadelerini, anlatım tarzını ;)
Ölü CanlarNikolay Gogol · İletişim Yayınları · 201529,4bin okunma
7/10
·455 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
·
50 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2022 15:50
Rusya'da 6. dereceden devlet memuru olan Pavel İvanoviç Çiçikov'un komik ve trajik hikayesi... Çiçikov zengin olmak ve soylu çerçevelerde kabul ve itibar görmek adına, toprak sahiplerinin ölen fakat resmi olarak hayatta olan kölelerini satın almaktadır. Çiçikov bu amaçla köy köy dolaşırken her biri şahsına münhasır Rus insanını tanıyoruz eserde... Pluşkin, Nozdrev, Karaboçka, Sabakeviç, Kostanjonglo, Tentetnikov, Hlobuyev, Murazov, Lenistin ve daha bir sürü farklı kişilik özelliklerine sahip, ilginç hayatları olan karakterler... Bu karakterler üzerinden Rus toplumunun özelliklerini, hayata bakışını görüyoruz eserde. Romandaki bir diğer trajik durum ise, Rusya'da ölü veya diri köylülerin alınıp satılabilmesi. 19. yüzyılda dünyanın pek çok yerinde toprağa bağlı kölelik veye kölelik uygulaması bulunmakla birlikte bunun kahramanımız tarafından bir nevi ticarete dökülmesi ve bu şekilde kolay yoldan zengin olmaya çalışması işin trajik tarafı... Gogol eserin ikinci cildinin el yazmalarını sansür komitesinden gelen eleştiriler nedeniyle yakmış, fakat ortada eksik de olsa kıymetli bir eser kalmış.
Ölü CanlarNikolay Gogol · İletişim Yayınları · 201529,4bin okunma

Yazar Hakkında

Nikolay GogolYazar · 73 kitap
Nikolay Vasilyeviç Gogol (Rusça: Николай Васильевич Гоголь) (31 Mart 1809 - 4 Mart 1852), Ukrayna asıllı Rus roman ve oyun yazarı. En çok tanınan eserleri Palto, Bir Delinin Hatıra Defteri ve Ölü Canlar’dır. Gogol orta hâlli toprak sahibi bir ailenin çocuğu olarak Ukrayna’da Soroçinski köyünde dünyaya gelir. Gogol’ün çocukluğu köy hayatı ile ve yoğun Kazak kültürü etkisinde geçer. Bu hayatın etkisi ileride yazacağı eserlere de yansıyacaktır. Gogol, gençlik yıllarında şiir ve edebiyata ilgi duyar. 1828'de Petersburg’a gider. Orada memur olmayı ve bir şekilde geçinmeyi umar ancak işler umduğu gibi gitmez. Gogol, Petersburg’dan Almanya’ya gider ancak orada da parası bitene kadar kalabilir. Tekrar Petersburg’a dönüp iş arayan Gogol bu sefer çok düşük bir maaşla da olsa devlet memuru olarak çalışmaya başlar. Bu görevden de bir sene sonra ayrılır. 1809 yılında günümüz Ukrayna topraklarında yer alan Veliki Soroçintsi’de doğmuştur. Gogol, 1836’da Puşkin’in çıkardığı Sovremennik adlı dergide, yergili öykülerinin en neşelilerinden biri olan Araba’yı ve eğlenceli ve iğneleyici bir üslûpla yazılmış gerçeküstücü öyküsü Burun’u yayınlar. Yazar, yazı sanatında büyük ölçüde Puşkin’in etkisi altındadır. Öyle ki, onun eleştirileri ve telkinleri olmadan yazamayacağını düşünür. Yazarın Puşkin’le olan arkadaşlığı, onu aldığı acımasız eleştirilerden de koruyan en büyük güçtür. Gogol’un ilk ciddi ve dikkat çeken eserleri Ukrayna hayatı ile, halk deyişleri ile süslü halk hikâyeleridir. Gogol 1831 – 1832 yıllarında yazdığı bu hikâyeleri, Dilanka Yakınlarındaki Çiftlikte Akşam Toplantıları adlı kitapta toplar. Bu öyküler Rus edebiyat dünyasında Gogol’ün bir anda parlamasına yol açar. 1835 yılında Mirgorod ve Arabeski adlı eserlerini de yayımladı. Bu kitaplarında da halk hikâyeleri, özellikle Kazak geçmişi işlenmiştir. Hikâyelerinde günlük hayatı ve bayağı kişilikleri zaman zaman mizahi zaman zaman öfkeye varan bir şekilde yeriyordu. Eski Zaman Beyleri, Arabeski bu yergi kitaplarının ilkleridir. Arabeski kitabındaki hikâyelerinden biri olan Bir Delinin Hatıra Defteri bir memurun rutin hayatını ve işi yüzünden nasıl sıkıldığını anlatır. Hikayenin sonunda memur akıl hastanesine yatırılır. Portre adlı eseri ise dünyanın kötülüklerden kurtulamayacağı vurgusu ile sonlanır. Büyük komedisi Müfettiş adlı eseri ile bürokrasiyi alay derecesinde yeren Gogol, eserinin sahnelenmesi ile tüm şimşekleri üzerine çeker. Tepkiler yüzünden Rusya’dan ayrılmak zorunda kalır. Roma’da Puşkin’in tavsiyesi ile en büyük eseri olan Ölü Canlar’ı yazarken Puşkin’in öldüğü haberini alır. Bu haber onun için “Rusya’dan gelebilecek en kötü haber”dir. O zamana kadar Puşkin’i düşünmeden dikkate almadan hiçbir şey yazmayan Gogol için bu haber gerçekten bir yıkım olmuştur. Puşkin’in ölümünün yıkıcı etkisine karşın 1842 yılında iki önemli eseri olan Ölü Canlar’ın 1. cildi ve uzun hikâyesi Palto’yu bitirir ve yayınlar. Ölü Canlar dönemin Rusya’sının çürümüşlüğünü gerçekçi bir biçimde gözler önüne sererken Palto’da sıradan insanların yaşadıkları acılar, maruz kaldıkları haksızlıklar, ve yaşadıkları yoksulluk tüm gerçeklikleriyle, okuyucuyu sarsacak bir ustalıkla gözler önüne serilmektedir. Bu eser de dönemin en büyük eserlerinden biri olarak nitelendirilecektir. Rus edebiyatına sıradan insanların gerçekçi bir girişi olarak da nitelendirilebilir Palto. Öyle ki Dostoyevski hikâyeye hitaben “Hepimiz Gogol’ün Palto’sundan çıktık.” diyecektir. Ancak öykü yayınlaması ile soylu kesimin tepkisini tekrar Gogol üzerine çeker. Dönem aydınlar üzerinde büyük baskıların uygulandığı karanlık I.Nikola dönemidir. Gogol düzen savunucuları tarafından Rus insanını aşağılamakla onun kötü yönlerini göstermekle, halkına ihanetle suçlanır. Ancak onun yapmak istediği halkını aşağılamak değil onu bu hale sokan yozlaşmış düzeni tüm gerçekliği ile gözler önüne sermektir. Maruz kaldığı bu suçlamalar yazarın ruhsal sağlığına da ciddi zararlar vermiştir. Puşkin’in ölümünden sonra Gogol’ün popülaritesi daha da artar. Bu ilgi Gogol’da bir öncülük hissi yaratır ve kendine toplumu değiştirmek, insanlara yol göstermek gibi misyonlar edinir. Bu dönemde eski yaratıcılığını kaybettiği söylenebilir. Dine karşı ilgisi artar ve daha önce eleştirdiği kiliseyi dahi övmeye başlar. Bu davranış hayranlarının tepkisini çeker ancak o bu tepkilere dinsel yorumlar katar ve Tanrı’nın gönlünü almak için ona daha da yakınlaşır. 1848’de kutsal toprakları ziyaret etmek için Filistin'e gider. Moskova’ya geri dönen Gogol, orada Matvey Konstantinovski adlı gerici bir rahibin etkisi ile 1852 yılında Ölü Canlar romanının ikinci bölümünün el yazmalarını yakarak imha eder. Bu davranışından 10 gün sonra 42 yaşında Moskova’da ölür. Eserleri İki Soylu Kişinin Öyküsü Masallar Müfettiş Palto Ölü Canlar Burun Bir Delinin Hatıra Defteri Portre Eski Zaman Beyleri Taras Bulba Fayton Kumarbazlar Dava Evlenme Petersburg Hikayeleri Dikanka Yakınlarındaki Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları