8,6/10  (155 Oy) · 
363 okunma  · 
118 beğeni  · 
2.332 gösterim
Toplumsal hayatın kıyısında yer alan "silik" bir karakterin, Akakiy Akakiyeviç adlı sıradan bir "devlet memuru"nun trajikomik hikâyesi anlatılıyor Gogol'ün Palto'sunda. Trajik olanla komik olanın ustaca bir araya getirildiği bu hikâye, gerek Rus edebiyatını gerekse dünya edebiyatını yarattığı karakter itibariyle derinden etkilemiştir. Modern hayatın bürokratik mekanizmaları içine çekilmiş, para sıkıntısı çeken, işini kaybetmekten ürken, çevresindeki insanlar tarafından sürekli aşağılanan, ezilip hor görülen bir memurdur Akakiyeviç. Kendini gerçekleştirdiği tek eylemse, "şevkle" yaptığı işidir: 

Bu işte, yani mektupları temize çekme işinde sadece kendine ait, değişik, hoş bir dünya bulurdu. İşini yaparken duyduğu mutluluk yüzünden okunurdu; bazı harfler gözdesiydi ve sıra bu harfleri yazmaya geldiğinde kendinden geçer, gözlerini kırpıştırır, gülümser ve sanki dudaklarıyla kalemine yardım ederdi. Yüzüne bakınca kaleminin ucundan hangi harfin dökülmekte olduğu kolayca anlaşılırdı.

Kara kışın soğuğundan korunmak için bir paltoya ihtiyaç duyan Akakiyeviç'in, bu paltoyu güç bela edinmesiyle birlikte bütün hayatı altüst olur, komik olan yerini trajik olana bırakır… 
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2015
  • Sayfa Sayısı:
    96
  • ISBN:
    9786053140283
  • Orijinal Adı:
    Şinel
  • Çeviri:
    Aslı Takanay
  • Yayınevi:
    Ayrıntı Yayınları
  • Kitabın Türü:
Anıl 
 29 Oca 12:27 · Kitabı okudu · 3 günde · 10/10 puan

Kitabı elime alıyor ve Palto’dan ne çıkacak düşüncesi ile başlıyorum okumaya. Karşılaştığım hikâye kahramanının sıradanlığı, hiç beklemediğim bir şekilde beni öykünün içine çekiyor. Kitap, güçlü ve bi o kadarda edebi bir anlatıma sahip. Ana karakterin ve karakterlerin ruh halleri, düşünceleri ve hissiyatları zihnimin ekranında çok net bir vaziyette vuku buluyor hal böyleyken kahramanımız Akakiy, o kadar sıradan bir karakter ki gerçekliğinden ve gerçekten yaşamış bir adam olduğundan şüphe bile etmiyorum. Devlet dairesinde dokuzuncu dereceden memur olarak çalışan kahramanımızın tek yaptığı (ama yaptığı işin en iyisi olarak) verilen evrakları her gün başka bir iş yapmaksızın kopyalamak, temize çekmek. Yoksa tek yapabildiği mi demeliydim? Öyle ki üst amirinin, bir üst makam ve farklı bir görev vermesiyle bu görevi yapamadığı için huzuru kaçan ve makamı reddeden sıradan bir karakterden bahsediyorum!

En nihayetinde palto ile karşılaşıyorum; yırtık pırtık, muhtelif yerlerinde yamaların ve yıllardır kullanılmış olması nedeniyle yakasının yok denecek kadar kaybolduğu bir palto. Huzur kaçıran bir palto; sahibinin, makamların ve okuyucunun. İşte bu noktada huzurumuzun kaçmasına neden olan yazarın hiciv sanatına tanıklık ediyorum. Üslubun yalın gerçekçiliğinin yanında eseri, benim nezdimde önemli kılan en önemli özelliği ise yazarın alaycı ve eleştirel bir dil kullanmasıdır. Tüm bunların dışında yazar tarafından aydınlatılan bir diğer bölümü; insanların içindeki kötü yanın vurgulanması ve insanı insan yapan değerlerinden, özelliklerinden uzaklaşmaları oluşturuyor. Bu uzaklaşma insanların olağandışını, olağan olarak kabul etmeye meyletmesiyle meydana geldiğini düşünüyorum. Bu durumu, Antagonist yani Karşıt Kişi’nin farkında olamamaktan ileri geldiğini kitaptan bir örnekle açıklamak isterim: Devlet dairesinde ki bir memurun Akakiy’i alaya alıp aşağılaması durumunu, bir başka gün bir üst amirin aynı muameleyi memura göstermesiyle, memurun amirine karşı söylenmesi veya küfretmesi olayında aslında o amir, Antagonist oluyor. Bir başka deyişle memur, Akakiy’i alaya alıp hor görürken aslında kendini alaya alıp hor gördüğü gerçeğinin farkında olamamasıdır. Bir değer ifadeyle durumu empati yoksunluğu şeklinde de özetleyebiliriz. Gogol bu yoksunluğu acıma duygusu ile resmeder. (Acıma duygusuna Dostoyevki’nin eserlerinde de sık sık rastlarız. (Ne de olsa Palto’dan çıkan en büyük olgudur Dostoyevski.)) Hal böyleyken Akakiy’in “bırakın beni neden bana bu kadar eziyet ediyorsunuz “şeklindeki acı haykırışları dairede henüz olağandışını, olağan olarak kabul etmeye meyletmemiş bir memuru derinden etkilemesi ve bu davranışlarına son vermesiyle insanlığın acımasız yanı bir kez daha resmedilmiş olur. Bu memurun acıma duygusu en çarpıcı haliyle şu satırlarla karşımıza çıkıyor. “Hayatı boyunca bu sahne gözünün önüne geldikçe, genç adam elleriyle yüzünü kapatıp insan denilen varlığın ne kadar acımasız olabildiği; ince, kültürlü, terbiyeli kişilerde (Tanrım!), hatta toplum tarafından asil ve şerefli insanlar olarak kabul görmüş kişilerde bile ne kadar gaddarca bir yan olabildiği gerçeğini gördükçe derinden sarsıldı.”

Yazımın başında hep kitabın gerçekliğinden dem vurdum. Ne var ki hikâye ayaklarını, bu gerçeklik üzerine kursa da hikâyenin sonu ironik bir şekilde fantastik bir öğe ile son bulur. Tabi ki bu fantastik öğenin kullanılmasında da Gogol’un usta zekasının bir oyunu yatmaktadır. Yani şu durumda çözümü olmayan bir vaziyetin ya da sorunun fantastik bir sona dayandırılması karamsarlığı, adaletsizliği ve güvensizliği yansıtmak içindir.

Kitabın sonunda hak veriyorum Dostoyevski'ye, Hepimiz o paltodan çıktık!

Sergen Özen 
 30 Haz 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

Hırsların, korkuların ve kendinden yüksek mevkideki insanlar karşısında içine düşülen bocalamalar, kendilerini önemsizleştirerek direnmelerini ve sosyal yaşamın "bayağı"lığının büyük eleştirisidir Palto. Akakiy Akakiyeviç, başlarından geçenlerle ve iç dünyasında neler olup bittiğiyle ilgilenmeyen, insanlara karşı mesafeli yaklaşan, ev ile iş arası yaşamını geçiren sıradan memurlardan biridir. Güç delisi Rus toplumunda özümsenmeyen, ilgi çekmeyen, iç dünyasına kapanık bir karakterdir Aynı zamanda. Sınıf ayrımında ve toplumsal rejimde trajik olanı göstermiştir Gogol. Ve bu eseri Edebiyatta insancıl ve gerçekçi bir hikâyenin başlangıcı olarak kabul görmüş; Ardından Rus edebiyatında ve farklı coğrafyalardan öykücüler için örnek teşkil etmiştir.
Kısaca özetleyecek olursak, Gogol, Akakiyeviç üzerinde mazlumların imgesini algılamak, "Büyük İnsan"ı ve Toplumsal hiyerarşi'yi eleştirmek istemiştir. Nabokov ve Belinski'nin kitap üzerindeki olumlu-olumsuz eleştirileri de okunmaya değer, hatta bu bölümleri okuduğunuz zaman kitabı daha iyi kavradığınızı anlayacaksınız.

"Hepimiz Gogol'un Palto'sundan çıktık" sözünü duyduğumdan beri daha da meraklanmıştım bu kitap için ve şimdiye dek geciktirdiğim için çok pişmanım.
Sözün kime olduğu birebir bilinmese de Dostoyevski ve Gorki'nin üzerinde tahminler yoğunlaşmakla birlikte tüm Rus yazarların bu fikre katıldığı belirtilmiştir.

Gogol, insan onurunun, gururunun, kişinin kendisine duyduğu saygının, özgüvenin yerle bir edilmesini o kadar güzel anlatmış ki...
Empatiden yoksun insanların, belli bir hayat felsefesi olmadan, "diğerleri" diye adlandırdıkları insanlarla dalga geçmekten başka bir şey bilmedikleri bir dünya.
Kimisi paragöz, kimisi yalaka, kimisi karısının sözünden korkan alkolik. En önemli ortak özellikleri ise bencillik, çünkü parasızlık, işlerinden olma korkusu bu insanlara her şeyi yaptırır hale gelmiş.
Akakiy Akakiyeviç ne kadar da sakin, sessiz, saygılı, içine kapanık, kendini işine gücüne adayan - işi; mektupları temize çekmek ve gerçekten işini çok severek yapıyor, tam anlamıyla bir adayış- bir karakter. Kıt kanaat geçindiği hayatında bir gün onarılmayacak kadar eskiyen paltosunun yerini güç bela biriktiriği para ile diktirdiği yeni palto alır ve işte hayatının yönünü değiştiren bu palto bakın nelere neden olacak.

İyi okumalar dilerim.

Rıfat ÇELEBİ 
24 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

İşinden başka sosyal hayatı olmayan yoksul, bakımsız ve asosyal bir adam... Petersburg'un ayazında ısıtmayan paltomsu bir elbise...Kabuğundan birazcık uzaklaşmasıyla soyulan Akakiyeviç'in hak arama mücadelesi ve karşılaştığı soğuk muamele... Trajik bir ölüm...
Gogol, emri altındakilere üstten bakmayı disiplin addeden mühim (!) adamların cakasını bir paltoyla söndürüyor.Bu hikayesinde insanların sorunlarına çözüm bulmaktansa onları oyalayan bürokrasiyi, otoritesi adına özünden uzaklaşan makam sahibi mühim (!) adamları, hiyerarşiyi ve ast-üst ilişkilerini eleştiriyor. Alaycı,iğneleyici ve samimi bir dille makamların ve paltoların adeta rahatını kaçırıyor. Petersburg ayarında soğuk, bir palto ayarında sıcak, hem yandıran hem donduran bir hikaye... Gogol bu dünyada yaşadığı bile hiç bilinmeyecek  birinin hak savunuculuğunu üstleniyor ve gerçek bir hikayenin fantastik sonuyla pişmanlık ve empati duygularını tavan yaptırıyor. Akakiyeviç bu "ye kürküm ye" dünyasına bir palto, Gogol da büyük bir ders bırakıyor.
-"Bu ne cüret! Siz neyi okuduğunuzu biliyor musunuz? Elinizde tuttuğunuz kitabın farkında mısınız?"
-Evet, bu kitap içinden Dostoyevskiler çıkabilecek derinlikte bir kitap...
İyi okumalar...

Seyid Ahmet GÜLTEKİN 
09 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Kaybedilen sadece bir palto muydu ? Alay edilen, hor görülen Akaki Akakiyeviç miydi ? Nikolay Vasilyeviç Gogol kısacık kitabında öylesine muhteşem dile getirmiş ki ! Çarlık Rusya' sında yaşanan bu em pati yoksunluğu ve sosyal sınıf baskısı günümüzde de farklı bir şekilde hala fazlası ile yaşanmakta ne yazık ki. Mutlaka okunası bir kitap...

Lütfiye 
18 Şub 13:14 · Kitabı okudu · 2 günde · 8/10 puan

Şu komite döneminde anatominin içinden bir an olsun başımı kaldırabilmek için okumayı düşündüğüm bir kaç eser arasından gözlerimi kapatarak seçtim Palto'yu. Bu seçimimde biricik anatominin katkısı büyüktür.

Dostoyevsky'nin, ''Rus Edebiyatı, Gogol'un Paltosu'ndan çıkmıştır.'' sözünü insan hikayeyi okuyunca tam anlamıyla idrak ediyor. Onca okuduğum hikaye ve romana rağmen uzun süre etkisi altında kalacağım bir karakter yazmış üstad. Bu kadar kısa bir hikayede o denli 'ruhu darda' bir insan figürünü şunca gerçekçi anlatabilmek, her şeyden öte -naçizane- hürmet gerektirir. Rus hikaye geleneğini takdir etmek benim haddime değil elbette; ancak kişisel tarihimde etkisinde kaldığım eserlerin mucitlerine teşekkür edemeden de geçemeyeceğim. Teşekkür ederim; sınıf ayrımını, aşağılamaları, kibri, insanı nefret batağına sürükleyen daha nice duygu(suzluğu)yu, yerin dibine sokup bu yapıta sığdırabildiği için... Kitabı okurken adeta Akakiy Akakiyeviç ile o paltonun izine düştüm, iliklerim en az onun kadar yalnızdı kitap bittiğinde. Akakiyeviç'in hortlağı sadece emniyet müdürünün boğazına çökmemişti belki de diğer eli de benim boğazımdaydı. Bu iç sıkıntısını başka türlü nasıl açıklarım bilemedim. Palto için, döneminin rus bürokrasisinin eleştirisi ya da sıradan(!) insanların trajedisi olduğunu söyleyen eleştirmenler oldukça fazlaymış ama size tavsiyem bu kitabı okurken günümüzü de aklınızın bir köşesinde tutmanız ve öykünün kahramanının hiç de öyle sıradan birisi değilmiş gibi düşünmeniz. Ve böyle yapmanın bana öyküdeki trajediye bambaşka bir yerden bakmamı ve ülkemizde Palto gibi bir öykünün kahramanı olabilecek nice insanlar olduğunu görmemi sağladığına inanıyorum.

Bekir İstanbul 
04 Şub 19:18 · Kitabı okudu · 2 günde · 8/10 puan

Sitede çok başarılı incelemeler yapılmış ve bu sefer benimde pek yazasım yok. Kısaca böyle basit bir konuyu yazarın böyle okunası yazması en büyük başarısı. Neden mi 8 puan. Bilmem, belki başarı ve beğeni farklı şeylerdir... Bana göre kitabın en önemli noktası ise küçük hedeflerin bile insanları ne kadar olumlu değiştirdiğini göstermesi ve bu olumlu değişimlerin tıpkı hayatta olduğu gibi bazen hüsranla bitmesi...

haribu 
12 Eki 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Palto,kısacık bir uzun öykü...Öykünün kahramanı sadece işini yaparken mutlu olan,onun dışında sosyal ilişkiler geliştirmemiş,bunları gereksiz bulan elli yaşının üzerinde bir memur...İşini yaparken mutlu olan derken ,işine aşık bir adam; metinleri kopyalıyor.Harfleri yazarken hissettiklerinin betimlendiği cümleleri çok beğendim.
Rusya'da kışlar çetin,kahramanımızın yeni bir paltoya ihtiyacı oluyor ve birden tüm hayatı" yeni palto" ya ulaşmak oluyor.Artık yeni bir amacı ve eskiden hissettiğinden daha fazla yaşama sevinci var.

Paltoya ulaşmasıyla gelişen olayları biraz üzüntüyle okudum,yazara "bu kadarını yapmasaydın " dediğim oldu, ama asıl puanı kitabın son bölümüne verdim :)
Mutsuz sonları çok sevmem ama fantastik son mu,değmeyin keyfime :)
Yazarın olayları o noktaya taşıması benim açımdan takdire şayan.

Elif Alp 
05 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · 8/10 puan

Nikolay Vasilyeviç Gogol'un yazdığı Gerçekçi Rus Edebiyatının bana göre mihenk taşları arasında kabul edilmesi gereken ve sınıfsal ayrılıkların insanların hayatını nasıl etkilendiğini anlatan kısa ve bir o kadar güzel anlatıma sahip hikaye. Hikayeden bahsetmek gerekirse anlatıldığı dönemde yaşanılan sosyal sınıf baskısının, alt sınıf insanlar üzerinde bıraktığı etki hikâyede anlatılmaktadır. Hikayemizin kahramanı olan Akakiy Akakiyeviç devlet dairesinde çalışan bir memurudur. Sabahtan akşama kadar resmi belgeleri kopya etmektedir. En büyük hayali ise eskimiş olan paltosunu değiştirmektir. Bunun için için para biriktirmektedir. Sonunda istediği paltoyu elde eder ancak; paltosu bir gece evine giderken çalınır. Yeni paltosunun çalınması üzerine bulunması için bir bakandan yardım ister ve bunun üzerine bakan tarafından çok kötü bir şekilde azarlanır. Bu durum kahramanımız üzerinde çok büyük bir etki yapar ve üzüntüsünden hastalanıp ölür. Ancak hikaye burada yeni bir dönemece girmektedir; aslında kahramanımızın ölümünden sonra hayalet olarak kasabada görüldüğüne ve geceleri insanların paltolarını aldığına dair çıkan söylentiler nedeniyle olaylar her geçen gün daha da büyümektedir. Son olarak kendisini azarlayan bakanın paltosunun çalınmasıyla bu olaylar son bulur. Sonuç olarak Sosyo-ekonomik durumda oluşan uçurumun insanların hayatlarını ne kadar derinden etkilediğinin anlaşılması adına kesinlikle okunması gereken bir eser...

Rabia Çelikhası 
17 Oca 15:39 · Kitabı okudu · 1 günde

Empati yoksunu insanların acımasız yanıyla yüşleştiriyor kitap...
Vicdan geç kaldıktan sonra gideceği yere, yansıyacağı duruma; yitip gidenler oluyor. Sonrası nafile... A.Akakiyeviç e sanırım tek ben üzülmedim. Günümüzde de pek çok örneğine rastladığımız bu dramdan keşke birkaç insan ders çıkarabilse. Önsöz de yazan ''HEPİMİZ GOGOL UN PALTOSUNDAN ÇIKTIK'' sözü ise bu yazarın yeteneklerini kanıtlar nitelikte. Tek solukta bitirdiğim kitabı okumak için çok geç kalmışım. Bence okumayan herkes geç kalmış.
Kış günü bizim de içimizi üşüttü bu eski sabahlık..

5 /

Kitaptan 25 Alıntı

Artık öyle bir noktaya geldik ki, insanlar şahıslarına yöneltilen bir suçlamayı,mensubu oldukları topluluğun tümüne yöneltilen bir saldırı olarak değerlendiriyor.

Palto, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 23 - Ayrıntı Yayınları)Palto, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 23 - Ayrıntı Yayınları)

Ne de olsa insan ruhunun derinliklerine gizlice süzülüp, neler düşündüğünü öğrenmek olası değil.

Palto, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 51 - Ayrıntı Yayınevi)Palto, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 51 - Ayrıntı Yayınevi)
Ahmet Samsa 
24 Ara 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

...insanlar Akakiy'i her zaman aynı noktada, aynı tavırla, aynı unvan altında, aynı işi yaparken gördüler, öyle ki sonunda, onun dünyaya aynen bu şekilde, kelleşen alnı ve resmi üniformasıyla geldiğine inanır oldular.

Palto, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 12 - Kolektif Kitap)Palto, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 12 - Kolektif Kitap)
Beytullah Ömer DUMLU 
 20 Eyl 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Mühim adamın tam olarak ne işle meşgul olduğu, bugüne kadar hala netlik kazanmayan bir konudur.

Palto, Nikolay Vasilyeviç GogolPalto, Nikolay Vasilyeviç Gogol
haribu 
03 Eki 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Böyle durumlarda genç adam yüzünü ellerine gömer, insan kalbinde ne az insancıllık olduğunu, eğitimli, herkesin iyi ve yüce saydığı insanlarda bile ne çok kabalık ve acımasızlık bulunduğunu düşünürdü.

Palto, Nikolay Vasilyeviç GogolPalto, Nikolay Vasilyeviç Gogol
Beytullah Ömer DUMLU 
 20 Eyl 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Odasına da, eşyalarına da mühür vurulmadı, çünkü ne bir mirasçısı vardı ne de geriye miras diye adlandırılabilecek birşey bırakmıştı.

Palto, Nikolay Vasilyeviç GogolPalto, Nikolay Vasilyeviç Gogol
Ilayda Caner 
30 Haz 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Mühim olanlar
''..kendileri yalnızca kısa bir süre önce mühim adam olmuştu ve daha önceleri mühim adam değildi. Aslında kendisinden daha mühim olan diğer adamlarla karşılaştırılınca, bu adamın konumu hala pek de ''mühim'' olarak değerlendirilemezdi. Gelgelelim, bu gibi ''aslında mühim olmayan adamların'' çevresinde onların mühim adam olarak görülmesini sağlayan insanlar da her daim var olmuştur.''

Palto, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 51 - Bordo Siyah)Palto, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 51 - Bordo Siyah)
Beytullah Ömer DUMLU 
20 Eyl 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Hiç yol yordam bilmez misiniz siz?Bu makama doğrudan başvurabileceğinizi mi sanıyorsunuz?

Palto, Nikolay Vasilyeviç GogolPalto, Nikolay Vasilyeviç Gogol
haribu 
 03 Eki 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

İşini Akakiy Akakiyeviç kadar şevkle yapan bir memur daha yoktu. "Şevkle" mi dedim? Hayır, işini tutkulu bir aşkla seviyordu o.
Resmi belgeleri temize çekerken bin bir çeşit güzelliklerle dolu bir dünya seriliyordu gözlerinin önüne. Kopyalamaktan aldığı zevk yüzünden okunuyordu.
Özellikle bazı harfleri şekillendirmek ona bambaşka bir zevk veriyor, o harflere geldiğinde farklı bir adam oluyor, gülümsüyor, gözleri ışıl ışıl parlıyor, dudaklarını kıpırdatıyor, öyle ki kaleminden çıkan harfler yüzünden okunabiliyordu.

Palto, Nikolay Vasilyeviç GogolPalto, Nikolay Vasilyeviç Gogol
3 /

Kitapla ilgili 1 Haber




Burası çok ıssız