Dönüşüm kitabı sanki bu kitaptan uyarlanmış duygusu uyandırdı. Yok sayılan bir insanın yok olması veya hiç olmaması, görmek lazım insanları değer vermek lazım çünkü herkes görünmek değer görmek ister
Sayfaca az ama damakta bıraktı tat bakımından çok yükü bir kitap
PaltoNikolay Gogol · Can Yayınları · 202546,1bin okunma
Bir insanın bütün hayatı bir palto gibi küçük bir şey üzerine kurulabilir mi?
Gogol bu soruyu acı bir şekilde cevaplar:
Evet. Çünkü toplum bazı insanlara bundan daha büyük bir hayat alanı, daha büyük
Tam klasik bir rus edebiyatı kitabı diyecekken son sayfalarda birden fantastik bir hale dönüşüyor.
Bir palto almak bütün ekonomisini çökerten alt sınıf bir memurun dramatik bir hikayesiyken memurun ölmesiyle işler değişiyor.
Yatırım tavsiyesidir.
Kısa süreli başka bir dünyaya gittim geldim.. aman aman bir etkisi olmasa da birkaç saat boşluğun var ve en iyi şekilde değerlendirmek isteyenler için tavsiye edilebilir.. :)
Nasıl bir “palto” ki kendisinden sonra gelen bütün büyük yazarları etkilemiş olsun. Palto aslında halkın canı pahasına yaşamak için döktüğü alın terinin, emeğin simgesidir.
Palto öyküsü aracılığıyla Gogol, dönemin hükümetine, siyasilerine ve toplum yapısına ağır eleştirilerde bulunur ve bu nedenle Çarlık Rusya’sı tarafından da yoğun eleştirilere maruz kalır.
Gogol’un Palto’su, bize günümüz dünyasında karşımıza çıkabilecek yoksul ve itilmiş insanların yaşamlarını, bu “silik” memur Akakiyeviç aracılığıyla aktarır. Gogol, öykünün kahramanı Akakiyeviç’in yaşadıklarıyla bizlere, siyasilerin ve toplumun aşağılık yanlarını trajikomik şekilde anlatmayı tercih eder. Bu sayede Gogol’un Palto’su, toplum tarafından dışlanmış ve eziyete uğraşmış insanların hayatlarını müthiş bir ustalıkla anlatıp, bizlere bu gerçekler ile yüzleşme fırsatını sunar.
PaltoNikolay Gogol · Can Yayınları · 202546,1bin okunma
Nikolay Gogol tarafından kaleme alınmış, 𝗱ö𝗻𝗲𝗺𝗶𝗻 Ç𝗮𝗿𝗹ı𝗸 𝗥𝘂𝘀𝘆𝗮'𝘀ı𝗻ı 𝗮𝗻𝗹𝗮𝘁𝗮𝗻 𝘃𝗲 𝗮𝘆𝗻ı 𝘇𝗮𝗺𝗮𝗻𝗱𝗮 𝗱𝗮 𝗲𝗹𝗲ş𝘁𝗶𝗿𝗲𝗻 𝗯𝗶𝗿 𝗲𝘀𝗲𝗿𝗱𝗶𝗿. Gogol'un ustalık eseri Paltoyu okumak çok ayrı, çok
Yemek yemeyi, su içmeyi, uyumayı ertelettiren, verecek başka puan olmadığından 10 ile yetindiğim, herkese “lütfen oku” diyeceğim bir öykü ile geldim. Ukrayna asıllı Rus roman ve oyun yazarı
Nikolay Gogol , Monarşinin hüküm sürdüğü çarlık döneminde yazdığı
Palto ‘da Modern düzenin bürokrasisi altında ezim ezim ezilmiş, maddi sıkıntılar çeken, işini kaybetmekten korkan, gerek sosyal gerek iş hayatındaki tüm insanlar tarafından aşağılanan, hor görülen, alay edilen, kendini gösterebildiği tek şey tutkuyla yaptığı işi olan, o ışıltılı toplulukta, yine o topluluğun el birliği ile silik hale soktuğu Akakiy Akakiyeviç’in trajikomik hayatını anlatıyor. Bir paltoyla başlayan bu hikayenin bize verdiği ders, toplumun ve siyasilerin aşağılık yanları, dışlanmış ve eziyete uğraşmış insanların hayatlarını müthiş bir ustalıkla anlatıp, bizlere bu gerçekler ile yüzleşme fırsatını sunması. “ Hepimiz Gogol’un Paltosundan çıktık.” sözünü duyanınız var mı bilmem, bu sözün gerçekliği de tam olarak, Paltonun sadece Rus edebiyatıyla kalmayıp, dünya edebiyatına kattığı bakış açısı, Tolstoy, Çehov, Dostoyevski gibi bir çok ustaya verdiği ilham.
Bazı kitaplar vardır sevdiğiniz bir yiyecek gibidirler, ara ara canınız çeker, yeniden okuma isteği ile dolup taşarsınız. Palto da öyleydi benim için. Bu ikinci okuyuşum ancak ilk idrak edişim diyebilirim. Ve buraya bir incelemeden ziyade karaktere olan serzenişimi belirtmek istiyorum.
Ben neden okurken Akakiyeviç'in sesi olmak istedim, neden ona "bırak artık bu monotonu. Yaşa!" diye bağırmak istedim, neden Akakiyeviç'in kulağı, gözü olmak istedim?.. Ahh yazar herkesi eleştirebilir kitapta :vicdanını unvanının ardına saklamış olan "önemli kişiyi" eleştirebilir, işini düzgün yapmayan bekçiyi eleştirebilir, bir 'sürü' insanı eleştirebilir ancak son olarak yine kim ne derse desin Akakiyeviç'in bu içi burkan yapayalnız ölümü kendi seçimiydi. İnsan nasıl yaşarsa öyle ölürmüş. Unutmayın, insan nasıl öleceğine biraz da kendi karar verir. demek isterim ki şimdiye kadar birçok karakter okudum. Birçoğunu yaşattım kendimle beraber. Ama hiçbiri sırtıma kambur gibi oturmamıştı. Hiçbiri bu kadar ağırlık vermemişti...
Tam kalbim kırıldı derken gülüp keyiflendim tuhaf bi' dram kitabıydı benim için. Fakir edebiyatı sevmem normalde ama sonunu güzel bağlamış yazar. Çok kısa, denenebilir.
Nikolay Vasilyeviç Gogol (Rusça: Николай Васильевич Гоголь) (31 Mart 1809 - 4 Mart 1852), Ukrayna asıllı Rus roman ve oyun yazarı. En çok tanınan eserleri Palto, Bir Delinin Hatıra Defteri ve Ölü Canlar’dır.
Gogol orta hâlli toprak sahibi bir ailenin çocuğu olarak Ukrayna’da Soroçinski köyünde dünyaya gelir. Gogol’ün çocukluğu köy hayatı ile ve yoğun Kazak kültürü etkisinde geçer. Bu hayatın etkisi ileride yazacağı eserlere de yansıyacaktır.
Gogol, gençlik yıllarında şiir ve edebiyata ilgi duyar. 1828'de Petersburg’a gider. Orada memur olmayı ve bir şekilde geçinmeyi umar ancak işler umduğu gibi gitmez. Gogol, Petersburg’dan Almanya’ya gider ancak orada da parası bitene kadar kalabilir. Tekrar Petersburg’a dönüp iş arayan Gogol bu sefer çok düşük bir maaşla da olsa devlet memuru olarak çalışmaya başlar. Bu görevden de bir sene sonra ayrılır.
1809 yılında günümüz Ukrayna topraklarında yer alan Veliki Soroçintsi’de doğmuştur. Gogol, 1836’da Puşkin’in çıkardığı Sovremennik adlı dergide, yergili öykülerinin en neşelilerinden biri olan Araba’yı ve eğlenceli ve iğneleyici bir üslûpla yazılmış gerçeküstücü öyküsü Burun’u yayınlar.
Yazar, yazı sanatında büyük ölçüde Puşkin’in etkisi altındadır. Öyle ki, onun eleştirileri ve telkinleri olmadan yazamayacağını düşünür. Yazarın Puşkin’le olan arkadaşlığı, onu aldığı acımasız eleştirilerden de koruyan en büyük güçtür.
Gogol’un ilk ciddi ve dikkat çeken eserleri Ukrayna hayatı ile, halk deyişleri ile süslü halk hikâyeleridir.
Gogol 1831 – 1832 yıllarında yazdığı bu hikâyeleri, Dilanka Yakınlarındaki Çiftlikte Akşam Toplantıları adlı kitapta toplar. Bu öyküler Rus edebiyat dünyasında Gogol’ün bir anda parlamasına yol açar. 1835 yılında Mirgorod ve Arabeski adlı eserlerini de yayımladı. Bu kitaplarında da halk hikâyeleri, özellikle Kazak geçmişi işlenmiştir.
Hikâyelerinde günlük hayatı ve bayağı kişilikleri zaman zaman mizahi zaman zaman öfkeye varan bir şekilde yeriyordu.
Eski Zaman Beyleri, Arabeski bu yergi kitaplarının ilkleridir. Arabeski kitabındaki hikâyelerinden biri olan Bir Delinin Hatıra Defteri bir memurun rutin hayatını ve işi yüzünden nasıl sıkıldığını anlatır. Hikayenin sonunda memur akıl hastanesine yatırılır. Portre adlı eseri ise dünyanın kötülüklerden kurtulamayacağı vurgusu ile sonlanır.
Büyük komedisi Müfettiş adlı eseri ile bürokrasiyi alay derecesinde yeren Gogol, eserinin sahnelenmesi ile tüm şimşekleri üzerine çeker. Tepkiler yüzünden Rusya’dan ayrılmak zorunda kalır. Roma’da Puşkin’in tavsiyesi ile en büyük eseri olan Ölü Canlar’ı yazarken Puşkin’in öldüğü haberini alır. Bu haber onun için “Rusya’dan gelebilecek en kötü haber”dir. O zamana kadar Puşkin’i düşünmeden dikkate almadan hiçbir şey yazmayan Gogol için bu haber gerçekten bir yıkım olmuştur. Puşkin’in ölümünün yıkıcı etkisine karşın 1842 yılında iki önemli eseri olan Ölü Canlar’ın 1. cildi ve uzun hikâyesi Palto’yu bitirir ve yayınlar. Ölü Canlar dönemin Rusya’sının çürümüşlüğünü gerçekçi bir biçimde gözler önüne sererken Palto’da sıradan insanların yaşadıkları acılar, maruz kaldıkları haksızlıklar, ve yaşadıkları yoksulluk tüm gerçeklikleriyle, okuyucuyu sarsacak bir ustalıkla gözler önüne serilmektedir. Bu eser de dönemin en büyük eserlerinden biri olarak nitelendirilecektir. Rus edebiyatına sıradan insanların gerçekçi bir girişi olarak da nitelendirilebilir Palto. Öyle ki Dostoyevski hikâyeye hitaben “Hepimiz Gogol’ün Palto’sundan çıktık.” diyecektir. Ancak öykü yayınlaması ile soylu kesimin tepkisini tekrar Gogol üzerine çeker. Dönem aydınlar üzerinde büyük baskıların uygulandığı karanlık I.Nikola dönemidir. Gogol düzen savunucuları tarafından Rus insanını aşağılamakla onun kötü yönlerini göstermekle, halkına ihanetle suçlanır. Ancak onun yapmak istediği halkını aşağılamak değil onu bu hale sokan yozlaşmış düzeni tüm gerçekliği ile gözler önüne sermektir. Maruz kaldığı bu suçlamalar yazarın ruhsal sağlığına da ciddi zararlar vermiştir.
Puşkin’in ölümünden sonra Gogol’ün popülaritesi daha da artar. Bu ilgi Gogol’da bir öncülük hissi yaratır ve kendine toplumu değiştirmek, insanlara yol göstermek gibi misyonlar edinir. Bu dönemde eski yaratıcılığını kaybettiği söylenebilir. Dine karşı ilgisi artar ve daha önce eleştirdiği kiliseyi dahi övmeye başlar. Bu davranış hayranlarının tepkisini çeker ancak o bu tepkilere dinsel yorumlar katar ve Tanrı’nın gönlünü almak için ona daha da yakınlaşır. 1848’de kutsal toprakları ziyaret etmek için Filistin'e gider. Moskova’ya geri dönen Gogol, orada Matvey Konstantinovski adlı gerici bir rahibin etkisi ile 1852 yılında Ölü Canlar romanının ikinci bölümünün el yazmalarını yakarak imha eder. Bu davranışından 10 gün sonra 42 yaşında Moskova’da ölür.
Eserleri
İki Soylu Kişinin Öyküsü
Masallar
Müfettiş
Palto
Ölü Canlar
Burun
Bir Delinin Hatıra Defteri
Portre
Eski Zaman Beyleri
Taras Bulba
Fayton
Kumarbazlar
Dava
Evlenme
Petersburg Hikayeleri
Dikanka Yakınlarındaki Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları