Akakiy Akakiyeviç’in türlü sıkıntılar çekerek satın aldığı paltosunu kaybetmesi üzerine başına gelen trajik olayı konu edinen öyküde Rus toplumunun kayıtsızlığıda ele alınmış.
PaltoNikolay Gogol · Turkuvaz Kitap · 202046,2bin okunma
Ahh Akakiy!! Bir palto uğruna değer miydi hayatından olmana, diyor insan en başta..Tüfeğini kaybeden bir adamın fıkrasından etkilenip yazmıştı bu hikayeyi..Gogol tabi bu başkaları gülerken hüzün yaratıyor kendisine..Ama kendisi hikayesinde güldürmeyi tercih etmedi..intikamı seçti..Bu durum okuyucuyu da rahatlatmadı değil şimdi.. Teşekkürler Gogol Palton'dan çok yazar yetiştirdin..
Rusya'da 9.dereceden bir memur olan Akakiy Akakiyeviç'in hayatıyla başlıyor hikâye. Bir nefeste okunabilir. Sosyoekonomik bulguların dönemin bireylerine nasıl nufüz ettiğini çok güzel ortaya koyuyor Gogol. Sembolik bir roman, yeri gelirken üzüleceğiniz gibi yeri gelirken fazlaca düşünüyorsunuz. Konusu tamamen palto sahibi olmak üzerine kurulu. Okunmalı.
PaltoNikolay Gogol · Turkuvaz Kitap · 202046,2bin okunma
Palto; Gogol’un 1842 yılında yayımlanan uzun hikayesidir. Yazar gerçekçi bir üslupla kaleme aldığı bu hikayesinde küçük adam temasını ele almıştır. Sıradan insanların çektiği sıkıntılar, maruz kaldığı eşitsizlikler ve çektikleri acılar hikayenin başkahramanı Akakiy Akakieviç’in yaşantısıyla tüm çıplaklığı ile gözler önüne serilir.Bu yapıtı dönemin Çarlık Rusyası’nda büyük tepki alır ve Gogol Rus insanını aşağılamakla suçlanır. Ancak Akikay'ın bir palto sahibi olabilmek için verdiği çabayı gördüğünüzde, Gogol'a hak vereceğinizi düşünüyorum. Palto’nun bir başyapıt niteliği kazanmasının nedenlerinden biri de gerçekliğinin yanında gerçeküstü, fantastik bir sonla bitmesi olduğu açıktır.
PaltoNikolay Gogol · Turkuvaz Kitap · 202046,2bin okunma
akakiy akakiyeviç’in ruhu ancak kendisini sıkı biçimde azarlayan “mühim adam”ın paltosunu aldığı zaman huzura kavuşmuştur.
hikayenin fantastik bir son ile bitmesi de, bağlayıcı olmuş.
Nikolay Gogol, bu kısa öyküsünde gerçekçi bir üslupla başarılı bir anlatım yapmış. Kitap o kadar akıcı ki kesinlikle bir çırpıda okunması gereken başucu kitaplarından. Gogol’un kısa öyküsünde verdiği mesaj bana göre açık insanların her zaman olduğu gibi dış görünüşüne, mevkilerine sahip oldukları şeylere bakarak birbirlerini kıyaslama gereği duyması. Herkese okuması için tavsiye ediyorum.
Yazık oldu Akakiyeviç Efendi'nin Paltosuna
Gogol'un yazdığı bu öykü, bende Orhan Veli'nin Kitabe-i Seng-i Mezar adlı şiirini anımsattı. Süleyman efendi ve Akakiyeviç , ikisi de bu dünyanın bir köşesinde sessizce yaşarlardı. Kimse ile ne alacağı ne vereceği vardı. İkisinin de dünyadaki tek malı bir paltosu ya da ceketi idi
Ve sonra
Bir gece uyudular;
Uyanamayıverdiler
"Öyle bir ruzigar ki,
Kendi gitti,
İsmi bile kalmadı yadigâr.
Yalnız şu beyit kaldı, Kahve ocağında, el yazısıyla:
'Ölüm Allah'ın emri, "Ayrılık olmasaydı.' "
Gogol’un Palto eseri, dünyanın dört bir yanında öykü türü ve küçük insan temalı eserlerin birçoğuna örnek olmuştur.Dostoyevski'nin tabiriyle “Hepimiz Gogol’un Palto’sundan çıktık!”
Gogol,Rusya’da yaşanılan sosyal sınıf baskısının alt sınıf insanların üzerinde bıraktığı etkiyi anlattığı eserinde,eski Rusya'nın bilgisizliğine,adeletsizliğine karşı duyduğu nefreti tüm gücüyle yansıtıyor.
Eser aynı zamanda Rusya bürokrasisine, amir-memur ilişkilerine, sıradan insanların uğradığı eşitsizliklere yönelik bir eleştiri niteliği taşıyor.
Yazar başkarakter (Akakiy Akakiyeviç) üzerinden;ezilmiş,aşağılanmış bir insanın sindirilememiş ihtiyaçlarını,ruhunun derinlerinde gizli kalmış protestosunu ortaya çıkarma serüvenini anlatıyor ve bu trajedik süreci biz okurların vicdanına sunuyor.
Kitap ve yazar üzerine bir söylemle bitirelim,
"Gogol’da üstün bir gülmece yeteneği olduğu gibi, ondan hiç aşağı düzeyde kalmayan bir düzeyde trajedi yeteneği de vardır (…) Hem gülünç hem de trajik bir yargısı olan Akakiy Akakiyeviç’in öyküsünün anlatıldığı Palto, trajedi öğesinin büyük bir güçle duyumsandığı gülünç bir öykü değil midir? Gogol’un gülünç olanla üzünçlü olanı büyük bir başarıyla iç içe verişine gelince, bu bir eksiklik değil, tam tersine, onun yazarlığının ilk ağızda dikkati çeken göz kamaştırıcı yanlarından biridir."
Belinski.
PaltoNikolay Gogol · Turkuvaz Kitap · 202046,2bin okunma
Yılda 400 ruble kadar bir maaşla geçinen herkesin, Petersburg’da amansız bir düşmanı vardır. Nedense sağlığa faydalı olduğu söylenen, bizim o pek meşhur kuzey ayazından başkası değildir bu amansız düşman. Sabah dokuz sularında, sokak dairelerine giden memurlarla dolduğu sırada, ayrım yapmadan her buruna öyle güçlü, öyle yakıcı fiskeler vurarak saldırır ki zavallı memurcuklar burunlarını nereye saklayacaklarını bilemez hale gelirler. Dondurucu ayaz’ın, yüksek mevki sahibi olanların bile alınlarını sızlatıp gözlerinden yaş getirdiği böyle zamanlarda, garibanlar iyice savunmasız kalırlar. Yapabilecekleri tek şey, yıpranıp incelmiş paltolarına sarılarak olanca hızlarıyla, beş ya da altı sokağı aşıp dairelerini ulaşmaktır.
Rusyada Devlet bürokrasinin işleyişi ve memurlarin ekonomik durumunu anlatılıyor, tüm hayali üzerine bir Palto almak olan bir memurun hayalinin uzun uğraşlar ve yapılan azami tasarruflar neticesinde gerçekleşmesi ve hazin sonu..
Nikolay Vasilyeviç Gogol (Rusça: Николай Васильевич Гоголь) (31 Mart 1809 - 4 Mart 1852), Ukrayna asıllı Rus roman ve oyun yazarı. En çok tanınan eserleri Palto, Bir Delinin Hatıra Defteri ve Ölü Canlar’dır.
Gogol orta hâlli toprak sahibi bir ailenin çocuğu olarak Ukrayna’da Soroçinski köyünde dünyaya gelir. Gogol’ün çocukluğu köy hayatı ile ve yoğun Kazak kültürü etkisinde geçer. Bu hayatın etkisi ileride yazacağı eserlere de yansıyacaktır.
Gogol, gençlik yıllarında şiir ve edebiyata ilgi duyar. 1828'de Petersburg’a gider. Orada memur olmayı ve bir şekilde geçinmeyi umar ancak işler umduğu gibi gitmez. Gogol, Petersburg’dan Almanya’ya gider ancak orada da parası bitene kadar kalabilir. Tekrar Petersburg’a dönüp iş arayan Gogol bu sefer çok düşük bir maaşla da olsa devlet memuru olarak çalışmaya başlar. Bu görevden de bir sene sonra ayrılır.
1809 yılında günümüz Ukrayna topraklarında yer alan Veliki Soroçintsi’de doğmuştur. Gogol, 1836’da Puşkin’in çıkardığı Sovremennik adlı dergide, yergili öykülerinin en neşelilerinden biri olan Araba’yı ve eğlenceli ve iğneleyici bir üslûpla yazılmış gerçeküstücü öyküsü Burun’u yayınlar.
Yazar, yazı sanatında büyük ölçüde Puşkin’in etkisi altındadır. Öyle ki, onun eleştirileri ve telkinleri olmadan yazamayacağını düşünür. Yazarın Puşkin’le olan arkadaşlığı, onu aldığı acımasız eleştirilerden de koruyan en büyük güçtür.
Gogol’un ilk ciddi ve dikkat çeken eserleri Ukrayna hayatı ile, halk deyişleri ile süslü halk hikâyeleridir.
Gogol 1831 – 1832 yıllarında yazdığı bu hikâyeleri, Dilanka Yakınlarındaki Çiftlikte Akşam Toplantıları adlı kitapta toplar. Bu öyküler Rus edebiyat dünyasında Gogol’ün bir anda parlamasına yol açar. 1835 yılında Mirgorod ve Arabeski adlı eserlerini de yayımladı. Bu kitaplarında da halk hikâyeleri, özellikle Kazak geçmişi işlenmiştir.
Hikâyelerinde günlük hayatı ve bayağı kişilikleri zaman zaman mizahi zaman zaman öfkeye varan bir şekilde yeriyordu.
Eski Zaman Beyleri, Arabeski bu yergi kitaplarının ilkleridir. Arabeski kitabındaki hikâyelerinden biri olan Bir Delinin Hatıra Defteri bir memurun rutin hayatını ve işi yüzünden nasıl sıkıldığını anlatır. Hikayenin sonunda memur akıl hastanesine yatırılır. Portre adlı eseri ise dünyanın kötülüklerden kurtulamayacağı vurgusu ile sonlanır.
Büyük komedisi Müfettiş adlı eseri ile bürokrasiyi alay derecesinde yeren Gogol, eserinin sahnelenmesi ile tüm şimşekleri üzerine çeker. Tepkiler yüzünden Rusya’dan ayrılmak zorunda kalır. Roma’da Puşkin’in tavsiyesi ile en büyük eseri olan Ölü Canlar’ı yazarken Puşkin’in öldüğü haberini alır. Bu haber onun için “Rusya’dan gelebilecek en kötü haber”dir. O zamana kadar Puşkin’i düşünmeden dikkate almadan hiçbir şey yazmayan Gogol için bu haber gerçekten bir yıkım olmuştur. Puşkin’in ölümünün yıkıcı etkisine karşın 1842 yılında iki önemli eseri olan Ölü Canlar’ın 1. cildi ve uzun hikâyesi Palto’yu bitirir ve yayınlar. Ölü Canlar dönemin Rusya’sının çürümüşlüğünü gerçekçi bir biçimde gözler önüne sererken Palto’da sıradan insanların yaşadıkları acılar, maruz kaldıkları haksızlıklar, ve yaşadıkları yoksulluk tüm gerçeklikleriyle, okuyucuyu sarsacak bir ustalıkla gözler önüne serilmektedir. Bu eser de dönemin en büyük eserlerinden biri olarak nitelendirilecektir. Rus edebiyatına sıradan insanların gerçekçi bir girişi olarak da nitelendirilebilir Palto. Öyle ki Dostoyevski hikâyeye hitaben “Hepimiz Gogol’ün Palto’sundan çıktık.” diyecektir. Ancak öykü yayınlaması ile soylu kesimin tepkisini tekrar Gogol üzerine çeker. Dönem aydınlar üzerinde büyük baskıların uygulandığı karanlık I.Nikola dönemidir. Gogol düzen savunucuları tarafından Rus insanını aşağılamakla onun kötü yönlerini göstermekle, halkına ihanetle suçlanır. Ancak onun yapmak istediği halkını aşağılamak değil onu bu hale sokan yozlaşmış düzeni tüm gerçekliği ile gözler önüne sermektir. Maruz kaldığı bu suçlamalar yazarın ruhsal sağlığına da ciddi zararlar vermiştir.
Puşkin’in ölümünden sonra Gogol’ün popülaritesi daha da artar. Bu ilgi Gogol’da bir öncülük hissi yaratır ve kendine toplumu değiştirmek, insanlara yol göstermek gibi misyonlar edinir. Bu dönemde eski yaratıcılığını kaybettiği söylenebilir. Dine karşı ilgisi artar ve daha önce eleştirdiği kiliseyi dahi övmeye başlar. Bu davranış hayranlarının tepkisini çeker ancak o bu tepkilere dinsel yorumlar katar ve Tanrı’nın gönlünü almak için ona daha da yakınlaşır. 1848’de kutsal toprakları ziyaret etmek için Filistin'e gider. Moskova’ya geri dönen Gogol, orada Matvey Konstantinovski adlı gerici bir rahibin etkisi ile 1852 yılında Ölü Canlar romanının ikinci bölümünün el yazmalarını yakarak imha eder. Bu davranışından 10 gün sonra 42 yaşında Moskova’da ölür.
Eserleri
İki Soylu Kişinin Öyküsü
Masallar
Müfettiş
Palto
Ölü Canlar
Burun
Bir Delinin Hatıra Defteri
Portre
Eski Zaman Beyleri
Taras Bulba
Fayton
Kumarbazlar
Dava
Evlenme
Petersburg Hikayeleri
Dikanka Yakınlarındaki Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları