Yani Böyle İşte Hayat
Puan vermedi·240 syf.··
2024 27. kitabı
“Yani Böyle İşte Hayat”! Sevgili arkadaşım Sıdıka Yılmaz’ın “geçmiş, hatıralar, hatırlamalar ve unutmalar” üzerine bu kitabını bir solukta okudum. Kitap 93 yaşında aramızdan ayrılan öğretmen Süheyla Çanga’ya bir teşekkür mektubu, bir anmalık, bir vefa, bir saygı duruşu, bir saudade (geçmişi hasretle anma)... Sıdıka’nın çocukluğundan sayfalar zaman zaman o yıllarda Akhisar’da öğretmenlik yapan -ablasının sevgili resim öğretmeni- Süheyla Çanga’nın anılarıyla kesişiyor, buluşuyor. Türkiye’nin 40’lı yıllarından bir panorama sunulurken, hep “hür olmak” isteyen ve yaptığı işi ciddiye alan bir kadının hayatından bazen çok net, bazen biraz bulanık, biraz sisli sayfalar açılıyor. Yazarın akademik bakışı, unutma ve hatırlama üzerine alıntılar okurun yaşlılık algısını, düşüncelerini derinleştiriyor. Süheyla öğretmenin unutkanlıklarını, tekrarlarını, hatırladıklarını ve hatırlayamadıklarını daha iyi anlamamızı sağlıyor. Sohbetler samimi ama kesinlikle saygıda kusur edilmiyor. “Bir araştırmacı olarak samimiyet üzerinden yol aldım”diyor Sıdıka. Süheyla öğretmenin 90 yaşını aşmış bir kadın olarak her yerde yaşının altının çizilmesi ve neredeyse “sanki çok yaşamak suçmuş gibi özür dilemesinin beklenmesi” hissiyatını çok dokunaklı buldum. Süheyla öğretmenin fotoğraf albümüne bakarken, yazar “Demek ki yaşlılılık aslında fotoğraflara sığınmaktı” diyor. Yaşlandıkça insan genç, güzel, sağlıklı olduğu zamanların fotoğraflarına, anılarına sığınıyor. Çekmeceleri karıştırıp, o günlerin izini arıyor. Ne de olsa “Yaşını almış her ev biraz müzeleşiyor.” Biraz müzeleşiyor; bazen biraz hayat sızıyor, “canlılık” sızıyor. “Yani Böyle İşte Hayat”!
Yani Böyle İşte HayatSıdıka Yılmaz · Ütopya Yayınevi · 20242 okunma
·
67 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.