"Lütfen... Lütfen sonsuz olalım!"
Hep yıldız kayarken dilek tutulurdu değil mi? Onlar saatlerce bir yıldızın kaymasını bekleyip o kaydıktan sonra tutmuşlardı dileklerini; çünkü onlar için, kayan yıldız gökyüzüne ihanet etmişti. Bu yüzden dileklerini ona değil, gökyüzünden vazgeçmeyen tüm yıldızlara sunmuşlardı.
Sırf âşık olduğu adama ulaşmak uğruna saçlarına kıyan Rapunzel’in masalını dinlediğinden beri, masal gibi bir dostluğun, masallardaki aşklardan daha değerli olduğuna inanan Çınar Duman’ın, dört yıldır aynı evi paylaştığı bal kızı Balın İmge ile olan dostluğu bir yaz tatili projesiyle bir şehirden diğerine uzanacaktır.
Proje için seçilen diğer altı öğrenciden kimisi bu ikiliyle samimi dostluklar içerisine girer, kimisi de gizli kimlikler ardında çeşitli oyunlar düzenlemekten geri kalmaz.
... ve bir de mesajcı...
İkili, hemen her gün bir şekilde kendilerine ulaşan mesajcıyı bulmak için çabalarlar. Çıktıkları yolda daha birçok şeyi de beraberinde getirir zaman. Bir şeyler değişir, bir şeyler gelişir fakat ikili her şeye rağmen dostluklarına sıkıca tutunmaktan vazgeçmez.
Kitap... İyi ki okudum dediğim kitaplar arasına girdi. O kadar mükemmeldi ki... Yeri geldi kahkahalar ile güldüm yeri geldi göz yaşları içinde ağladım... Okuduğum her satır ayrı bir duygu besliyordu.. Bir kez daha anladım ki gerçekten Çınar ve Balın'ın arasındaki bağ çok güçlü. Lütfen sonsuz olsunlar.
Kitabın sonu ise... Spoiler vermemek adına bir şey söylemeyeceğim ama sonu gerçekten güzeldi. Başka bir son istemezdim. Nar'a böyle bir son yakışırdı.
Emre Gül’ün kalemini çok seviyorum. Olaylara kattığı gizem unsurunu o kadar güzel işliyor ki okurken kendinizi kaybediyorsunuz. Zaten merak duygusuyla elinizden kitabı düşüremiyorsunuz. Aşırı sürükleyici olduğundan çok kısa sürede bitebilecek bir kitap. Genç kurgu, gizem, aşk okumayı seviyorsanız kesinlikle tavsiye ederim.