“Yeni evlenen bir zatın gönlü hayat, aşk ve saadet hisleriyle doludur. Bu en kıymetli zamandır. İnsanlar hayatında bu nurlu ve sevinçli dakikaları ölünceye kadar hep aynı suretle mütehassis olarak, pek mühim ve hayatı için tarihi bir hadise olarak yâd eder ve hatırlar. Sen bunu kendinden bilirsin.
Ben bunu tecrübe etmedim. Fakat az çok hayatı ve insanları tahlil ettiğim için bu neticeyi buldum. Bir Fransız şairi hayatı şöyle niteliyor:
La vie est breve, (Hayat kısa,)
Un peu de reve, (Biraz hayal,)
Un peu damour, (Biraz aşk,)
Etpuis bonjour... (Ve sonra merhaba...)
La vie est vaine, (Hayat boş,)
Un peu de peine, (Biraz öfke,)
Un peu despoir, (Biraz umut,)
Etpuis bonsoir... (Ve sonra hoşça kal...)
Salih, bunları ezberle. Ve sen hayatı nasıl anladınsa ona göre bunlardan birini benimse...”