8/10
·288 syf.··
2024 13. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2024 01:59
Uzun yıllar sonra ilk defa kitabı kapağına göre yargıladım ve kitapçıda öylesine dolanırken bu kitabı satın aldım. Aslında online kitap siparişlerinden sıkılmıştım, bir kitapçıya gidip öyle gezinmek istemiştim. Elimde yine de ufak bir liste vardı. Almayı planladığım iki tane kitaptan oluşan. Enine boyuna düşünüp alıyordum çünkü bütün kitaplarımı. O iki kitabı o kitapçıda bulamadım o gün ama elim boş çıkmak da hoşuma gitmedi. Bu kitabı gördüm, kapağına göre yargıladım ve aldım. İyi ki öyle yapmışım. Huzura ihtiyacım vardı o an, kapakta ise tam olarak aradığım huzuru buldum. Arkasını acele acele okuyup kasaya gittim vazgeçmekten korktuğum için. Bana gerçekten çok iyi geldi. Hyunam-Dong Kitabevi gerçekmiş de her akşam koştur koştur gidip bir köşede oturuyormuşum gibi hissettim. Karakterlerin inanarak yürüdüğü o yollarda bir süre sonra kafa karışıklığıyla kalmaları çok tanıdık geldi, hayatı nasıl yaşamaları gerektiğine dair arayışlarında soluklanmak için çabalamaları benim de çabamı destekledi. Kitabın sonunda anladım ki, yazar tamamen bu huzuru amaçlamış ve kesinlikle başarılı olmuş. Sürekli bir şeyler için koşturmamıza, doğru olup olmadığını düşünmeye bile fırsat bulamadığımız anlarımıza hayat dediğimizi, bir an bile durduğumuzda gelen o yorgunluğumuzu yorulduğumuz için de kendimizde bir yanlış olduğunu düşündüğümüzü kısacası tüm hayat yolculuğunu çok net bir şekilde anlatıyor farklı karakterler üzerinden. Belki hepsinin inançları, hedefleri, arayış ve buluş yöntemleri farklı ama hepsinin tek bir ortak yanı var: Hayat kargaşasında durup dinlenebilecekleri o alanları yaratmak. Bu bazen bir blog yazısı oluyor, bazen tamamlanmayı bekleyen bir örgü bazen de en iyi kahveyi demlemek. Hayatlarını büyük büyük sözlerle kurup altında kaldıklarında o enkazın altından çıkmak ve kendini dinlemek için farklı alanlar yaratmak hepsinin ortak özelliği. Kitapla ilgili bir diğer sevdiğim şey ise, gelişimin büyük atılımlar büyük kararlar büyük olaylar olmadığını anlatması. Kitabın sonunda da karakterlerin kitabın en başındaki ya da hayatlarının en başındaki o andan farklı bir ana ve bakış açısına gelmelerini bir başarı olarak gördüğünü dile getiriyor yazar. İlerlemenin kocaman adımlarla sağlandığı fikrinin aksine, minik minik adımların sonunda arkamıza bakıp sırtımızı sıvazlamamız gerektiğini söylüyor aslında. Bu roman da benim sırtımı sıvazladı diyebilirim. Akşamları gitmek istediğim bir mekan oldu. Kitapta kabullenilmekten de bahsediliyor, bu kitabevindeki herkes kendini buraya ait kabullenilmiş hissediyor. Belki huzuru da buradan geliyor. Beni de kabullendi, sırtımı sıvazladı. O yüzden hiç bitmesin istedim. Okuyacak olanlara önerilir. Kitabı kapağına göre yargılamak hala yanlış tabii, ama yanlış ne ki?
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415,1bin okunma
·
164 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.