Puan vermedi·160 syf.·
2024 18. kitabı
Sabahattin Ali'nin 1943 yılında askerde ve kolu kırıkken yazdığı, benim 6 Şubat depreminde başucumda duran ve sonrasında evimden alabildiğim sayılı şeylerden biri bu kitap. O zaman 20 sayfasını falan okumuştum ve yeniden başlayıp bitirebilmek için hazır olmam gerektiğinden 1.5 yıl sonra nihayet bitirebildim. . Kitabın hikayesi de benim onu "okuma hikayem" kadar acı ve yarım. Kitabın esas anlatıcısı Rasim iş yerinde Raif efendi ile tanışır. Raif efendi aşırı sakin ve sessizliği ile iş yerindeki diğer çalışanların çoğu zaman dalga konusu olan bir karakterdir.Rasim bir gün Raif efendinin günlük yazıp çekmeceye sakladığını, başka bir gün de yönetici Hamdi Bey'in portresini çizdiğini görünce bu sessizliğin altında yatan derinliği merak etmeye başlar. Ve hastalık ziyaretleri ile yakınlaşırlar. İlk 50 sayfayı Rasim kendi anlatırken geri kalanı Raif efendinin günlüğü ile devam eder. . Günlüğünde babasının isteği üzerine Berlin'e gittiğini ve orada Kürk mantolu Madonna yani asıl adı ile Maria Purder ile tanıştığını sonrasında aralarında geçen aşkı, Maria Purder'i aşkına ikna etmek için göstermiş olduğu sabrı ve nezaketi, tam birbirlerine inandıkları anda Türkiye'ye dönmek zorunda kaldığını ve sonrasını anlatır. . Birbirini bu kadar seven iki insanın ömrünü bir arada sürdürememesi buruk ve acı. Ama zamanın şartları göz önünde bulundurulduğunda yapılabilecek birşey var mıydı bilemiyorum. Benim böyle hayatlar için söyleyebileceğim tek şey 'boşa geçmiş bir ömür'. Ve kitaptan en sevdiğim alıntı; "Mevcut olmayan bir şeye malik olalım derken, mevcut olanları kaybettik" oldu Kazanmak önemli değil de kaybetmemek dileğiyle...
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,1bin okunma
·1 alıntı·
1.298 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Merhabalar, ben anlatıcının ismi yok diye düşünmüştüm, Rasim ismi ile nerede karşılaştınız acaba?
Güler
Gönderi Sahibi
Merhaba, diyaloglarda vardı. Uzun zaman oldu dönüp bakasım geldi siz yazınca :)
Ağzınıza sağlık hocam öncelikle böyle bir hikaye de kaybeden yoktur ben öyle düşünüyorum kitabı severek okumustum çok oldu yaşanmış ve her iki insanında sonucu ne olursa olsun tekrar ve tekrar yaşamak isteyeceği bir hikayenin kaybedeni olamaz.