Gönderi

9/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2024 90. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2024 00:00
Nefsini bırak ve gel... ''Nakşettiğime dokun ki sana da 'Şah-ı Nakşibend' desinler...' Sadiye Erol Aykaç Yazarın kalemi ile tanışma kitabım olan #nakkaş tasavvuf eser severler için yüreğe dokunacak bir eserdi. Yaşamış olan islam alimlerinin hayatlarından kesitlerle Bizleri farklı dünyalara götürüyor. Dersler ve nasihatler veriyor. Saygı, sevgi, aşırı tüketim gibi konulara değinerek ayet ve hadislerle bizlere ışık tutmaya çalışmış yazarımız Sadiye Erol Aykaç Türkiye'den Özbekistan'a uzanan hikayeden bahsedeyim sizlere. Rümeysa annesi ve babasının ölümünden sonra amcasının himayesinde yetimhanede büyümüş. Günlük tutmayı seven arada hikayeler yazan ruhsal sağlığı dalgalı olan bir kızdı. İşyerinde olduğu birgün ziyaretine gelen Bilgehan Bey tarafından babasının ölmediğini ve ceza evinde olduğunu ve bir günlük tuttuğunu öğrenen Rümeysa o an ki yaşadığı buhranla ortadan kaybolur. Günlerce kendisinden haber alamayan arkadaş Yurdagül iz bulma ümidi ile günlükleri okumaya başlar. Hikaye tam da bundan sonra başlar. Metin Bey' in günlüklerini okumaya başlıyoruz. Metin Bey kardeşi Cihan Bey ve hayatlarında önemli yer alan Adem Hoca'nın dilinden Şah-ı Nakşibend'i dinliyoruz. Günlükte neler yazıyordu derseniz maneviyat ikliminde beyazdan sihaya uzanan her rengi içimize nakış nakış işliyoruz. Ayetlerle, hadislerle, kıssalarla hayatımıza geleceğimize ışık olacak bir hayat okuyoruz. Rümeysa birdenbire neden ortadan kaybolmuştu? Baba Metin Bey neden cezaevine girmişti? Amca Cihan Bey neden Rümeysa'ya babasının öldüğünü söyleyip Özbekistan'a götürmüştü? Mükemmel bir kurgu ile manevi bilgilerin tadına varmak istiyorsanız kesinlikle tavsiye ediyorum okumalısınız.
NakkaşSadiye Erol Aykaç · Nesil Yayınları · 2022456 okunma
·
158 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.