İnsan anlayışımızın temeline özgürlüğü yerleştirdiğimiz zaman din, hak ettiği yeri kendiliğinden bulacaktır. Din, esas itibarıyla, sorumluluk ve iman bakımından bireyseldir; insanın sosyal bir varlık olması dolayısıyla, sosyal bir boyut kazanmakta ve kurumsallaşmaktadır. Dinin kurumsal yapısı ile birey ve toplumun gelişmişliği arasında doğrudan bir bağlantı vardır.
Gelişmemiş toplumlarda, hayatın tümü dinleşir; gelenek ve dini birbirinden ayırmak pek mümkün olmaz. Gelişmiş toplumlarda ise din, tıpkı güneş gibi yukarıdadır; ısıtır ve ışıtır.
İslam'ın temel kurucu ilkeleri etkin olursa, ortaya çıkacak olan eleştirel düşünce, geleneğin kutsallaştırılmasına ve dinin yerini almasına izin vermez.
Sayfa 90 - Fecr Yayınları, 1. Baskı, Kasım 2023·Kitabı okudu