“Aceleyle hiçbir yere varılmaz. Otur. Ye.İç. Hadi,her şey olacağına varır.”(syf 107)
Hepimizin hayatında belli anlar vardır. Kendimizi bulmaya çalıştığımız, bulduğumuzu zannedip aslında, bulmaya her an devam ettiğimiz…
İşte böyle bir yolun yolcusu hikayemizin baş kahramanı: Bastian Balthasar Bux.
Bastian; tonbul, korkak, koyu kahverengi saçlı, içine kapanık aynı zamanda; hayal dünyası geniş, hikaye anlatıcısı bir çocuktur.
Bir gün zorbalardan kaçarken bir kitapçıya girer. Orada kitapçının okuduğu kitabı çalıp, okumaya başlar. Bastian, kitabı okurken sonrasında olacaklarla ilgili tahminler yürütür. Kitabı okudukça tahminlerinin gerçekleşmesinin tesadüf olmadığını fark ettikten sonra, Fantazya evreninde kendi içsel yolculuğu başlar.
Bu kitabın Bastian’ın karşısına çıkmasının bir sebebi vardır. Bu da Bastian’ a verilen görevdir. Bu görevde: Çocuk İmparatoriçenin yaşayabilmesi için ona yeni bir ad bulmaktır. Fantazya ise, giden herkesin geri dönebildiği bir yer değildir. Söylesene!Sevgili Okur, Bastian kendi ülkesine geri dönebilecek mi?
Hadi, hep hep birlikte Bastian, Aterju ve Fucur’la Fantazya’yı diyar diyar gezelim. Bakalım bizi neler bekliyor???
Aterju ve Fucur da kim? Onlar nereden çıktı? Diyenleri duyar gibiyim :) Aterju: Bastian’ın en yakın arkadaşıdır.Fucur ise, Uğur ejderhasıdır. Bu yolculuğa hep birlikte çıkacağız…
“Okumayı sürdürüp, umutla beklemekten başka bir şey kalmıyordu.”(syf 76)
Dönelim maceramıza; Bastian Fantazya’ya geldiğinde, türlü türlü yaratıkların arasında çölleri aşar, aslanlarla konuşur, çok güçlü herkesle baş edebilen bir şövalyeye dönüşür. Ezelden beri hayal ettiği kişi olmuştur. Bastian’a bu gücü veren Çocuk İmparatoriçenin verdiği kolyedir. Bastian bu kolye sayesinde, bütün zorlukların üstesinden gelir. Kolyenin gücü: dilekleri gerçekleştirmektir. Bastian diledikçe diledi…Bastian diledikçe, anıları da tek tek yok oldu. Kendisine yardımcı olan Aterju ve Fucur’dan uzaklaştı. Peki; Aterju, Bastian ve Fucur arasında ne mi oldu dersiniz?
Bu başka hikayedir, başka zaman anlatılmalı…
Bastian’ın eve dönme zamanı geldiğinde; anılarının neredeyse hepsini yitirmesinden dolayı, eve dönmesi epey zorlaşır. Eve dönebilmesi için hayat suyuna gitmesi gerekir:
“Dünyana giden yolu bulmak için sevebilmek istiyorsun. Sevmek… Dile kolay! Ama hayat suyu sana soracak: Kimi? Yani insan öyle herhangi bir biçimde genel olarak sevemez. Oysa sen kendi ismin dışında her şeyi unutmuşsun. Ona yanıt veremezsem suyu içemezsin. Bunda da sana, yeniden bulacağın unutulmuş bir düş yardım edebilir ancak. Seni kaynağa götürecek bir resim. Ama bunun için hala sahip olduğun son şeyi de unutman gerekecek: Kendini. Buysa sıkı ve sabırlı çalışma demektir.”(syf 476)
Devamı başka bir hikayedir, başka zaman anlatılmalı…
Aydınlanmanın en üst düzeye çıktığı, acaba ben ne istiyorum? Neden belli aralıklarda aynı şeyleri tekrar tekrar yaşıyorum? Sorularıma cevap verdi. Uzun zaman önce almama rağmen, bir türlü okuyamamıştım. Kitapta her karakterde, her macerada kendimi buldum. O yüzden her şeyin bir zamanı vardır deyip, köşeme çekiliyorum…
Söylesene, Sevgili Okur, senin gerçek dileğin ne? Gerçekte neyi istiyorsun, ya da neyi bırakman gerekiyor? Peki Bastian geri dönebilmek için, kendini unutabilecek mi? Döndüğünde Bastian’ı neler bekliyor?Bütün soruların cevabı kitapta :)) O yüzden vakit kaybetmeden bu kitaba başla ve başkalarının da okumasını sağla :))
“İşte son dileğini buldun, dedi sonunda. Senin gerçek isteğin: sevmek.”(syf 467)
Keyifli okumalar dilerim, macera dolu kitaplara…