(208 ve 213'üncü sayfalar arasındaki metin, metin üzerinde değişiklik yapılmaksızın derlenmiştir. Parantez içindeki bölümler yardımcı açıklama olarak eklenmiştir)
* Maalesef, Kur'an'a rağmen, Hz Muhammed (s.a.v)'in "aklı olmayanın dini de olmaz" uyarısına rağmen, yaygın dinsel iletişimde akıl ve bilim düşmanlığı yapılmaktadır.
* Dinsel iletişim eleştirel düşüncenin gelişmesine izin vermemektedir.
* Müslümanlar, sağlıklı bir demokrasi kültürü üretmeyi bir türlü başaramamaktadırlar. Kanaatimizce bunun en önemli sebeplerinden birisi, mevcut dinsel iletişimin, insan gerçeğini görmezlikten gelmesi ve birey bilincini yok edecek şekilde düzenleniyor oluşudur.
* Dinsel iletişimde dikkat eden çeken başka bir sorun, insanlara günahkârlık ve suçluluk duygusu yükleniyor olmasıdır.
* Mevcut dinsel iletişimin (pratikte) kullandığı dil de ciddi olarak sorunludur. (Mevcut) Din dili, gerçekten de buyurgan ve çatışmacı bir dildir. Daha da ötesi, zaman zaman siyaset diline indirgenebilmektedir. Ayrıca şiddet ve korku yüklü bir hale de gelebilmektedir.
* Dinsel iletişim, gerek "kaynak" (bkz .yorum) gerek "ileti" gerekse "iletilen" açısından sorunlu görünmektedir. Sorunun kaynağının insan algısı olduğu akla gelmektedir. Mevcut Müslüman kültür, "en güzel şekilde" yaratılmış olan insanı gerçekten çok küçültmüş, adeta görünmez hale getirmiştir. İnsanın bizatihi değer olarak görülmediği bir ortamda, dinsel iletişim sağlıklı olmaz; din, insanı özgürleştirmeyi başaramaz.
* İbadetlere yüklenen bazı anlamlar genel anlamda iletişimle ilgili ciddi sorunlara yol açabilmektedir. Mesela, iman ve amelin bir bütün olarak algılandığı, namazın imanla özdeş hale getirildiği Haricilikte görüldüğü gibi (...)
* Bir toplumun sağlıklı olabilmesi, öncelikle iletişim kanallarının açık olmasına bağlıdır. Din anlayışı, iletişimi güçleştirdiği zaman, genel iletişim bütünüyle sorunlu hale gelmeye başlar.