Gönderi

10/10
·227 syf.··
Beğendi
·
2024 14. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2024 17:43
Değişik bir havası var tür olarak, biraz deneme biraz öykü çokça roman ama etkileyici bir metin. Tüylerim diken diken. Olaylar gerçeklikten esinlenilmemiş, gerçeğin kendisi lâkin "böyle bir gerçeklik bir daha yaşanamaz" dedirten etkileyici bir hikâye. Gallemit'ten bana kalanların derinliklerine girmeden evvel kahramanımız hakkında bir iki detay vermek istiyorum. Roman boyunca Somuncuoğlu ondan "Ulu Kam", "Kam", "Bilici" olarak bahsediyor, kahraman gerçek bir kişi olmasına rağmen yazar onun sakin ve huzurlu yaşamını zedelememek adına bu kişinin ismini asla söylemiyor. Günümüzde bu kişinin kim olduğu, ne olduğu biliniyor. Derviş hayatı yaşar Gallemit. Arar. Bilgi. Derinlik. Sır. Askerden döndükten sonra her şeyden elini eteğini çekip ıssızda bir başına yaşamaya başlar. Saçına sakalına makas vurmaz. Eski bir kulübesi vardır. Kışın dondurucu soğuk dışında ateş yakmaz. Sahte ışıktır o. Arar durur. Bilgelerin aradığını, o kendince kurup sürdüğü yolda arar. Arayışını şöyle tarif eder Gallemit: "Biri kayıp, yedi kıtada yedi kapı var. Mitoloji bunlara Agarta kapıları der, ben de öyle dedim. Başka isim koymaya kudretim yok. Kayıp kıtanın da kapısı açılacak günü geldiğinde. Kapı nerde diye sorma bilmiyorum. Ona dair hiçbir iz ve işaret yok, kainatın dili tutuluyor ondan bir şey sorunca. Oysa bu kapılar açıktı, insanoğlu birer birer kapadı bunları. Yaşadığım yerin yani Anadolu'nun kapısını bulmak için taşları okumayı öğrendim. Bir işaret bulurum diye..." Bir bilgenin aradığını bulamamasından kötü ne var dünyada... Ama aramak, bir ömrü sade arayarak geçirmiş olmak, teselli edebilir mi aradığını bulamamış olanı... Kimse bilmiyordu Gallemit'in hayatını ya da böyle bir adamın yaşadığını bile... Ta ki oğlu Ethem Sarısülük Gezi direnişinde öldürülene kadar. Toprağı bol olsun, ışıklar içinde uyusun Muzaffer Sarısülük. Sizin de toprağınız bol olsun Ethem Sarısülük ve Servet Somuncuoğlu. Gallemit okuyanın ruhunda ciddi tesirler yaratacak bir eser. Okuduktan sonra başımı ellerimin arasına alıp "Ben n'apıyorum? Amacım ne? İstediğim ne?" sorularını uzun uzun düşündüm. Öyle vurucu ve derin bir kitap ki döne döne okudum bu kitabı. Şu anda da göz yaşlarımı tutamıyorum. Cânımsınız. Biri Hak'ka yürümüş iki sıradışı insanın dünyada bıraktıkları bir seda. Lütfen okuyun.
GallemitServet Somuncuoğlu · Matbuat Yayıncılık · 2015103 okunma
·
213 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.