Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 26 dk.
Sayfa Sayısı:
227
Basım Tarihi:
Temmuz 2015
Yayınevi:
Matbuat Yayıncılık
ISBN:
9786056552403
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·227 syf.··
Beğendi
·
2017 583. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2017 16:08
Kitabı bilmeden okunan muhteşem eserler katagorisine koymalıyım. Hakkında hiç bir fikrim olmadan rastgele bir şeçim neticesinde okumaya başladım. Okumaya başlayalı daha bir kaç sayfa olmuştu ki eser kalitesini, mükemmel sunusunu ortaya koydu. Öncelikle tasvirler, gözlemler çok başarılı. Öyle ki; eserde ifade edilen anlatımlara kayıtsız kalamıyorsunuz, es geçemiyorsunuz, sizi kitliyor o an'a. Sonra, ifade edilen düşünselliğe bakıyorsunuz, fikirler öyle güçlü ki; kendi hayat şeklinizi değiştirmeyi dahi düşünüyorsunuz... Genel olarak eserde evrensel bir hava var. Herkese hitap edebilir. Hem bu açıdan, hem de içerikteki muazzam felsefe nedeni ile ilköğretimde okutulması gereken temel eserlerden olmasını arzu ediyorum. Kitap aslında iki ana karakterin dialogları çerçevesinde şekilleniyor. İlki; yazarımız, kıymetli hocamız rahmetli Servet Somuncuoğlu. Diğeri ise Somuncuoğlunun can dostu ve akıl hocası olan Ulu Kam. Ulu Kam, şaman öğretisine kendini adamış birisi. Kısaca şamanlığa değinirsek: Şamanlık en eski inançlardandır. Tüm kainata, canlı-cansız herşeye saygı duyulan bir felsefedir. Şaman, doğayla içiçe ve insanlardan uzakta, yalnız yaşar. Bedenine ve ruhuna çok önem verir. Yediği, içtiği bir Şamanın en temel disiplinidir. Çok nadir istisnalar dışında Şamanlar akrabalık bağı neticesinde seçilir. Yani bir akrabanız Şaman değil ise, sizde Şaman olamazsınız. Şaman olabilmeniz için ayrıca çok kolay "trans haline" geçebilen birisi olmanız gerekir. Bazı Şamanlar bu transı yakalayabilmek için çeşitli halüsinojenler dahi kullanmıştır. Şaman öğretisindeki inanışı bazı Afrika kabilelerinde ve Kızılderililerde de görüyoruz. Şaman; kimseye zulmetmeyen, öldürmeyen, çalmayan ve ihtiyacı ile yaşayan insandır desek sanırım yerinde olur. Ana karakterlerimizden Ulu Kam, yazarımıza
Siyaset
GallemitServet Somuncuoğlu · Matbuat Yayıncılık · 2015103 okunma
Puan vermedi·227 syf.··
2017 60. kitabı
Çok kıymetli yazarımız, Servet SOMUNCUOĞLU topçuların, popçuların, evlilik ve yarışma programlarında boy gösterenlerin kabul gördüğü toplumumuzda belki de birçok insan tarafından tanınmadan 06 Ağustos 2013 günü, İstanbul'da 49 yaşında iken bu âlemden göçtü. Kaldı ki hiçbir zaman böyle bir derdi de olmadı. Onun tek derdi TÜRK kültürüydü bu uğurda, Çin’den İzmir’e kadar çizilecek bir çizginin kuzey ve güneyinde yer alan ülkelerde 150.000 kilometre kat etmiş, bunun için 4 yılını harcamış ve 1 milyon kaya üstü resim tespit etmiş, bulundukları yerlerde ilk incelemelerini yapmış, hepsinin resimlerini çekmiştir. Tüm dünya tarihini alt üst edecek, Türk tarih ve kültürünü gerektiği yere getirmiştir. Türklerin M.Ö 3000 yıllarından beri Anadolu'da olduğunu ispatlayan ve tüm ezberleri bozan yine Servet Hocamızdı. Mekânın cennet olsun… Türk Kültür Tarihi yetim kaldı ne yazık ki… Kitap kahramanımız Ethem Sarısülük’ün babası yani “Ulu Kam”, Muzaffer Sarısülük’ tür. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden mezun. 1985 yılında ilk olarak Şanlıurfa’da öğretmenliğe başlamış. 1989 yılına kadar görev yapmış. Dönemin Başbakanı Turgut Özal’ a yazdığı sünnet karşıtı mektubu nedeniyle soruşturma geçirmiş ve bir gün ceza almış. Şanlıurfa’dan sonra Kayseri’ye atanmış. Yarım dönem çalıştıktan sonra da istifa ettiğini belirten dilekçeyle öğretmenlik mesleğini sonlandırmıştır. Yazarımız ile Ulu Kam Asker ocağında tanışmışlardır. Kutsal ocakta başlayan konuşmalar, dağıtımları sonucunda farklı illerde olması dolayısı ile mektuplara dönüşmüştür. Askerlik sonrasında da zaman, zaman mektup, belirli aralıklarla da bire bir görüşmelerden oluşmuştur. Askerlik süreci sonrasında kendi belirlediği yaşam tarzından asla taviz vermeyen Ulu Kam yalnızlığı ve doğa ile baş başa bir yaşamı tercih etmiştir. Tıpkı
GallemitServet Somuncuoğlu · Matbuat Yayıncılık · 2015103 okunma
10/10
·227 syf.··
2017 33. kitabı
Bir Başucu Kitabı Daha Kitaptan önce biraz yazardan bahsetmek istiyorum. Servet Somuncuoğlu malesef 2013'te uçmağa vardı. Belki Atlas Dergisinden bazılarınız tanıyor olabilir ama ben birçoğunuzun tanımadığını düşünüyorum. Tanıyıp tanımamak önemli değil elbette ya da bir suç değil ama ülkemiz adına bir kayıp, burdaki kusur üniversitelerimizde, eğitim sistemimizde, medyamızda vs..Dünya'da çok saygın bir yere sahipken ülkemizde yeterli değeri görememiş yitik bir bilim adamı. Kendi açıklamasından bir örnek verip kitapla ilgili inceleme geçeceğim. "Sonuçta Türklerin M.Ö 3000 yıllarından beri Anadolu'da olduğunu ispatladık. Böylece mevcut paradigmayı yıkmış olduk. Yurtdışında çalışmalarım Türkiye'de olduğundan da fazla ilgi görüyor. Japonya'dan Almanya'ya kadar bütün ülkelerin bu işlerle uğraşanları tarafından çalışmalarım ve ben yakından tâkip ediliyoruz. Batılı arkeologların Yunan veya Frig olarak tâbir ettiği alanı Türk olarak belirledik. Burayı iyice inceleyebilmek için çalışmalarımı 3 yıl gizledim. Bozkırın kucağında duruyordu bu resimler. Sonuçta Türklerin M.Ö 3000 yıllarından beri orada olduğunu belgeledik." Gallemit kitabı bir kurgu roman değildir, yazarın askerde tanıştığı bir kişiyle yaptığı felsefik konuşmaların, askerlikten sonra mektuplaşmalar ve buluşmaların anlatıldığı bir kitaptır. Bu kişi kitapta "Ulu Kam" diye geçiyor, aslında bu kişi kendisini hayattan soyutlamış ve teşhiri sevmeyen, budist hayatı gibi yaşayan bir insan. Tesadüfler bu kişiyi bir anda teşhir etti, "Ulu Kam" Gezi Parkı olaylarında Ankara'da öldürülen Ethem Sarısülük'ün babasıdır. Aslında edebiyat öğretmeni. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden mezun. 1985 yılında ilk olarak Şanlıurfa’da öğretmenliğe başlamış. 1989 yılına kadar görev yapmış. Dönemin Başbakanı Turgut Özal’a yazdığı sünnet
Eğitim
GallemitServet Somuncuoğlu · Matbuat Yayıncılık · 2015103 okunma
10/10
·227 syf.··
2024 84. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2024 17:11
SERVET SOMUNCUOĞLU / GALLEMİT Gezi parkı olaylarının Ankara direnişinde vurularak öldürülen Ethem Sarısülük'ün babasının, Muzaffer Sarısülük'ün biyografisi... Muzaffer Sarısülük nam-ı diğer Ulukam, yazar Servet Somuncuoğlu'nun askerlik arkadaşı. Askerde tanışmalarından sonra aralarında geçen derin sohbetler ve sonrasında birbirilerine yazdıkları mektuplardan oluşuyor kitap. Ulukam'ın şehir hayatının sahteliğinden, yapaylığından bıkıp nasıl doğa ananın huzurlu kollarına, dinginliğe geçişinin de hikâyesi aslında... Kitap, Orta Asya Türkleri, Şaman kültürü, kadim bilgiler, evrenin sırları ve düşünce gücüne dair pek çok konuda da derin bilgiler veriyor. Teknolojinin ve bilginin doğru kullanılmadığı takdirde insanlık için ne kadar büyük bir tehlike olabileceğinin de apaçık göstergesi anlatılanlar. Derin bir kitap. Beğenerek okudum. Hiç düşünmeden okunacaklar listenize ekleyebilirsiniz arkadaşlar. "İlkel yaşama çekilecek ve duygusal zekâya döneceğim. İnsan gibi yaşamak istiyorum ben." ULUKAM.
GallemitServet Somuncuoğlu · Matbuat Yayıncılık · 2015103 okunma
10/10
·227 syf.·
2019 309. kitabı
Ne kitaptı bee!! Bir arkadaşın kitaplığında denk geldim. Nasıl kitap, ne anlatıyor vs vs derken; güzel kitap senin olsun al oku dedi. Güzel değilmiş, efsaneymiş. Kitabı ben yazsam kendime daha fazla yakın hissedemezdim. Kitap, kimi anlattı, kim anlattı, nasıl anlattı, nerde kime anlattı, neler anlattı hepsini biliyorum. O zaman niye hala kafamda soru işaretleri var? Hala daha çözmeye çalışıyorum.
Edebiyat
GallemitServet Somuncuoğlu · Matbuat Yayıncılık · 2015103 okunma
10/10
·227 syf.··
2020 119. kitabı
Kitapta yaşayan kahraman babamın kuzenidir, çocukluğumda hatıralarının yeri bambaşkadır. Bi keresinde peşinden koşarken - diğer çocuklarla- gözlerimin içine bakmıştı ve bakışları ruhumun ötesine geçmiş sebepsizce(tam sebepsizce sayılmaz utanmıştım ve uyanmıştım) hüngür hüngür ağlamıştım. Civarda herkes bilir kimsenin gözünün içine bakmaz, kimsenin elinden hiçbir şey almazdı. Uzun yıllar köhne bir hurdalıkta çadırda yaşamını sürdürdü. Oğlunun Ethem'in (Ethem Sarısülük) gezi parkında Ankara eylemleri sırasında - kör- bir polis kurşunuyla vurulmasından sonra tüm Türkiye onu tanıdı. "Maddi tıp şeytandır" diye hastanenin duvarına yazdığı yazıyla kamu malina zarar vermekten mahkemeye bile verildi. Şu cümlesinde bile ne denli büyük bir filozof olduğu anlaşılmadı. Filozof bir şamandı, geçtiğimiz yıllarda kaybettik. Kaybı çook büyük. Devr-in daim olsun Ulu Kam. Özlüyoruz ve bu kitabı okursanız felsefesini de az buçuk anlayacaksınız. Teşekkürler.
Felsefe
GallemitServet Somuncuoğlu · Matbuat Yayıncılık · 2015103 okunma
8/10
·227 syf.··
2023 249. kitabı
Kitabın ardında yatan hikayeyi öğrendikten sonra okumaya karar vermiştim. Çok güzel ve etkileyici bir hikaye. Büyük şehirlere “megapol” deyip kendini doğaya adayan Muzaffer Sarısülük’ün asker arkadaşının ağzından bir biyografisi.
Edebiyat-Düşünce
GallemitServet Somuncuoğlu · Matbuat Yayıncılık · 2015103 okunma
8/10
·227 syf.··
2024 84. kitabı
Merhaba bugün sizlere Servet Somuncuoğlu'nun kaleme almış olduğu "GALLEMIT" kitabı ile geldim. Kitabın konusu aslında gerçek bir hikayeye dayanıyor.Servet Bey askerlik yaptığı sırada tanışmış olduğu,farklı bir yapıya sahip olan arkadaşını anlattığı bir kitap. Kendisine "Ulu Kam" diye hitap ediyor.Çünkü bu dünyaya ait olmayacak kadar farklı,derin,bilgili bir insan.Onunla edebiyattan tutun da felsefeye kadar her türlü konudan bolca sohbet edecek vakitleri oluyor askerlik sırasında. Sonrasında acemi birliği bitip usta birliğine geçilince ikisinin yolları ayrılıyor.Ulu Kam Aydın'a, Servet Bey ise Bilecik'e gidiyor. Buradan da mektuplaşmaya devam ediyorlar.Bazen şiir bazen kısa yazı şeklinde hasbihal ediyorlar.Ulu Kam ikisinin birlikte bir edebiyat dergisi çıkarmaları gerektiğini söylüyor ama maddi durumları olmadığı için bu hayallerinden vazgeçiyorlar. Askerlik bitince de yolları tamamen ayrılıyor.Servet Bey şehir hayatına karışmayı tercih ederken,Ulu Kam ise sürekli söylediği kırsal yaşama dönüyor.Bir nevi inzivaya çekiliyor. Aradan yıllar geçiyor ama Servet Bey bu durumdan hiç kimseye bahsetmiyor.Bir gün en yakın arkadaşı Aziz'e anlatıyor. Aziz,onu bulması gerektiğini söylüyor.Servet Bey 8 yıl aradan sonra onu bulmaya karar veriyor.Buluyor da.Ulu Kam köyüne dönmüş,çocukları ve eşi onun delirdiğini düşünüp terk etmiş,köyde tek başına meczup hayatı sürüyorken buluyor onu.Kimisi veli kimisi deli diyor onun için. Servet Bey ile aralarındaki bağ o kadar güçlüdür ki ikinci bir kişiye yer yoktur. Aynı askerde oldukları gibi,hiç ayrılmamışlar gibi felsefi konuşmalara devam ediyoralar. Servet Bey ara ara onu ziyaret ediyor.Artık onun için hayatın bir manası vardır. Çok severek ve merak ederek okuduğum bir kitaptı.Servet Bey de Ulu Kam da gerçek hayatta şuan öbür aleme göçmüş
Edebiyat
GallemitServet Somuncuoğlu · Matbuat Yayıncılık · 2015103 okunma
10/10
·227 syf.··
Beğendi
·
2024 14. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2024 17:43
Değişik bir havası var tür olarak, biraz deneme biraz öykü çokça roman ama etkileyici bir metin. Tüylerim diken diken. Olaylar gerçeklikten esinlenilmemiş, gerçeğin kendisi lâkin "böyle bir gerçeklik bir daha yaşanamaz" dedirten etkileyici bir hikâye. Gallemit'ten bana kalanların derinliklerine girmeden evvel kahramanımız hakkında bir iki detay vermek istiyorum. Roman boyunca Somuncuoğlu ondan "Ulu Kam", "Kam", "Bilici" olarak bahsediyor, kahraman gerçek bir kişi olmasına rağmen yazar onun sakin ve huzurlu yaşamını zedelememek adına bu kişinin ismini asla söylemiyor. Günümüzde bu kişinin kim olduğu, ne olduğu biliniyor. Derviş hayatı yaşar Gallemit. Arar. Bilgi. Derinlik. Sır. Askerden döndükten sonra her şeyden elini eteğini çekip ıssızda bir başına yaşamaya başlar. Saçına sakalına makas vurmaz. Eski bir kulübesi vardır. Kışın dondurucu soğuk dışında ateş yakmaz. Sahte ışıktır o. Arar durur. Bilgelerin aradığını, o kendince kurup sürdüğü yolda arar. Arayışını şöyle tarif eder Gallemit: "Biri kayıp, yedi kıtada yedi kapı var. Mitoloji bunlara Agarta kapıları der, ben de öyle dedim. Başka isim koymaya kudretim yok. Kayıp kıtanın da kapısı açılacak günü geldiğinde. Kapı nerde diye sorma bilmiyorum. Ona dair hiçbir iz ve işaret yok, kainatın dili tutuluyor ondan bir şey sorunca. Oysa bu kapılar açıktı, insanoğlu birer birer kapadı bunları. Yaşadığım yerin yani Anadolu'nun kapısını bulmak için taşları okumayı öğrendim. Bir işaret bulurum diye..." Bir bilgenin aradığını bulamamasından kötü ne var dünyada... Ama aramak, bir ömrü sade arayarak geçirmiş olmak, teselli edebilir mi aradığını bulamamış olanı... Kimse bilmiyordu Gallemit'in hayatını ya da böyle bir adamın yaşadığını bile... Ta ki oğlu Ethem Sarısülük Gezi direnişinde öldürülene kadar. Toprağı bol olsun, ışıklar
GallemitServet Somuncuoğlu · Matbuat Yayıncılık · 2015103 okunma
7/10
·227 syf.··
2023 44. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2023 14:01
Servet Somuncuoglu'nun bu kitabı ne roman ne öykü ne deneme ne şiir, hepsinden biraz, ama çok farklı ve özel bir iş Bir Ulu Kam'ın, modern zamanlar dervişi veya şamanının öyküsü bu Kitabı daha orijinal kılansa bu şamanın gerçek bir kişi olması ve Gezi'de öldürülen Ethem Sarısülük'ün, Çorum'un bir kasabasında kendi kulübesinde ve doğayla iç içe yaşayan babası Muzaffer Sarısülük olması Okunması gereken, farklı ve dikkat çekici bir kendi içine yolculuk bu
Edebiyat
GallemitServet Somuncuoğlu · Matbuat Yayıncılık · 2015103 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Servet SomuncuoğluYazar · 10 kitap
Servet Somuncuoğlu (d. 14 Mayıs 1964, Karacabey - ö. 6 Ağustos 2013), Türk gazeteci, yazar, araştırmacı, yönetmen, fotoğraf sanatçısı, televizyon programı yapımcısı. 2008 yılı Sedat Simavi Sosyal Bilimler Ödülü sahibi. Yaşamı: Ailesi Giresun ilinin Eynesil ilçesinden gelmiş olan Somuncuoğlu, Bursa ilinin Karacabey ilçesinde 14 Mayıs 1964 tarihinde doğmuştur. Arifiye Öğretmen Lisesi, Atatürk Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümü ve İstanbul Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümünde öğrenim görmüştür. 1988 yılından sonra TRT İstanbul Radyosunda prodüktör görevini yapmıştır. Günle Gelen, Günün İçinden, Müzikli Edebiyat, Türklerle Yaşamak, Yeni Bakışlar, Aşkın Has Bahçesinde, Tarihte Yolculuk ve Tarihin Büyük İhanetleri programlarını hazırlamıştır. 2005 yılı Temmuz ayında Kırgızistan'da Tanrı Dağlarında "Saymalı Taş - Türklerin Bilinçaltı" çalışmasını yaptı. Atlas dergisinin Aralık 2005 sayısında yayınlanmıştır. Yine Atlas dergisinde 2007 yılı Aralık ayı sayısında "Taştaki Türkler" konulu yazı ve fotoğraflar yer almıştır. "Sibirya’dan Anadolu’ya Taştaki Türkler" adlı eseriyle Sosyal Bilimler dalında 2008 Sedat Simavi Ödülünün sahibi olmuştur. TRT belgesel yönetmeni ve Atlas dergisi fotoğrafçı-yazarlarından Servet Somuncuoğlu, “Zamana Karşı – Kazdağı Koşuburnu Türkmenleri” belgeseli ile Kazdağı dolayında yaşayan Türkmenlerin yaşamlarını ekrana yansıtmıştır. Uluslararası usta fotoğraf çekimleri ile dünyanın birçok ülkesinde bulundu. Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Tuva, Moğolistan ve Kosova'da fotoğraf çekimleri yapmıştır. Özellikle Sibirya'da kaya üzerlerindeki çizimleri inceleyip fotoğraflamıştır. 2013 yılında kalp krizi sebebiyle ölmüştür.