Zerdüşt ya da Zarathustra, eski dünyanın büyük kâhinlerinden birisidir. İran'ın kuzeydoğusunda muhtemelen MÖ ikinci milenyumun sonlarında yaşardı. Bir Mazda rahibi olarak eski İran dinini tekrar yorumlamak ve "iyi din" kavramını tekrar oluşturarak çevresindeki doğru yoldan sapanlara karşı koymakla ilgiliydi. Onun “görülen bir tanrı" yani Ahura Mazda'ya sahip olmasının ve öğretileri canlandırması, şimdilerde Zerdüştlük denilen bir inanç türünün doğmasına sebep oldu. Zerdüşt'ün kutsal kitaplarındaki vaazlarına Gāthālar denir. Zerdüşt'ün çalışmasının merkezinde büyük tanrı Ahura Mazda ve ifrit Angra Mainyu tarafından temsil edilen, kâinatın var olabilmesi için gerekli olan ikil(dualist) inancı vardır. Sonunda kahinin hayatında birçok mit gelişir. Annesi Dughda'nın, iyi ve şeytani ruhların kendi rahminde dövüştüğünü rüyasında gördüğü söylenir. Doğumda bebek güler. Bilge adam, Zedüşt bebeğin kral Duransarun'un iktidarına bir tehdit olacağı konusunda uyarır ve bunun üzerine kral, bebeği öldürmeye karar verir. Mucize eseri bebeği öldürecek kişilerin elleri felç olur. Öldürmek için bebeği kaçıran ifritler de başarısız olur ve annesi onu ıssız bir yerde huzur içinde uyurken bulur. Sonrasında kral, bir öküz súrüsünü düşmanının üzerine gönderir fakat öküzler Zerdüşt'ü incitmemeye çalışırlar. Aynı durum atları onu ezip öldürmesi için gönderdiğinde de tekrarlanır. Kralın Zerdüşt bebeği öldürmesi için görevlendirdiği iki kurt yavrusu da ona iyi davranır ve tanrı tarafından anne kurdun siniri yatıştırılır. Sonrasında da kutsal inekler çocuğu emzirmeye gelirler. Büyüdüğünde Zerdüşt, eski geleneğin takipçilerini sinirlendirse de mucizevi tedavileriyle bir çoğunu ikna eder. Zerdüşt yaşlandığında bir kurban törenine götürül- düğü sırada askerleri tarafından öldürülür. Fakat onun son kehaneti yani Saoshyant olarak bir gün geri geleceği söylenir.