·206 syf.··Beğendi
···Okunma: 11 Haziran 2024 15:34 Bu kitabı okudum ve hayatım büyük ölçüde değişti, gibi büyük cümleler kurmayacağım tabi ki. Hayatım değil belki ama olaylara bakış açım değişti, farklı perspektiften bakabilmeyi öğrendim ve de aslında öğrenmeye çalışıyorum . Özellikle insanlar üzerinde yapılan deneyler, araştırmalar , ( bu deneyler tehlikeli mahiyette değil tabi ki, insanlar kobay olarak da kullanılmıyor hak verirsiniz ki), sunulan başarı öyküleri üzerimde derin etkiler bıraktı.
Evrendeki her şeyin bir titreşimi var ve benzer titreşimler daima birbirini çekiyor. Söylediğin her söz hatta zihninden geçen her düşünce bir titreşim yayıyor ve bu titreşimler aynı frekansta olan benzerlerini sana doğru çekiyor ve bunu yaparken senin yaymakta olduğun o titreşimlerin olumlu ya da olumsuz olduğuyla da ilgilenmiyor. Onun doğrusu yanlışı, iyisi kötüsü yok, sen söyleyerek , düşünerek bir komut gönderiyorsun , o da sana bu komutun sonuçlarını getiriyor. Bu kitapta bu konu tüm detaylarıyla ve basit bir şekilde anlatılıyor. Bu sadece akademik anlamda bir başarı olmak zorunda değil, duygusal etkileşimler- farkında olmadan ya da sadece yoğun olarak aklından geçirerek duygusal olarak birbirini çekişler , sağlıksal sıkıntıların tıbbi olmayan mucizevi çözümleri gibi bir çok yönden rezonans alanı oluşturup etkileşime girip çözümünü hedefliyor.
Hani her zaman çözüm mü var ,tabi ki hayır, bazen zihinsel olarak rahatlamak, sorunu sorun olarak görmek ,onun var olduğunu kabullenmek ,onu çözebileceğine olan inancı içimizde hissetmemiz de sorunu nihayetlendirmek için bu yolda bir başlangıç . Çok üzücüdür ki insanın hayatını değiştirememesinin asıl sebebi başaramayacağına kesin olarak inanmış olmasıdır, zira hayatımızın senaryosunu inançlarımız yazar. Bu nedenledir ki , klişedir ama, inanmak başarmanın yarısıdır. İnanmak başlı başına mümkün kılan bir güce sahip aslında. Her şeyin mümkün olduğunu anlarız, sınır diye bir şey yoktur. İşimize mani olan şeyler aslında daha büyük atlayışlar yapabilmemiz için aşılması gereken engellerdir sadece. Hepimiz bir iç sese sahibiz , bu hepimizin iç sesi aynı ölçüde çok çıkıyor . Ama bazılarımız onu susturabilme ya da dinlememe gücünü gösterebiliyor. Ve tüm ilerleyişler, tüm kazanımlar bence o zaman başlıyor. Önümüzdeki en büyük engel, bizi yolumuzdan alıkoyan şey , o, belki de durduramadığımız iç sesimiz. Yani en büyük engelimiz tesadüf değildir ki yine kendimiziz.
Yazarın dili ve üslubu yapaylık rüzgarına kapılmadan gayet sade bir şekilde ilerledi. Çok nahif bir kitap geçti elimden, kesinlikle okumanızı tavsiye ederim, inanın kaybedeceğiniz hiçbir şey olmayacaktır.
Üzerinden biraz zaman geçtikten sonra yazarın diğer kitapları olan *Doğru İstersen Olur * ve de *Yeter Ki İste'yi * de okuyacağım inşallah. Keyifle okumanız dileğiyle...
ALINTILAMALAR:
--Başkalarını affetmediğinizde, hayatınız üzerinde hep güç sahibi olurlar. Gerçekten istediğiniz bu mu?
--Gerçek sınırlar sadece kafamızın içindedir. Geri kalan her şey için önümüzde sonsuz olasılıklar uzanır. Bu durumun asıl muhteşem yanı ise bu aydınlanma sayesinde bu düşüncenin sadece bizim inancımızdan veya bir meydan okumadan ibaret olmadığının anlaşılmasıdır.
--İki şekilde yanılgıya düşeriz. Ya gerçek olmayan bir şeye inanırız ya da gerçeğe inanmayı reddederiz.
-- Kayıplara dair düşünceler daha fazla kayba sebep olur; aynı şekilde, kazanmakla ilgili her düşünce de daha büyük kazançların yolunu açar. İşte bu yüzden, dış dünyada gerçekleştirmek istediğimiz değişiklikler sadece düşüncelerimizin de değişmesiyle gerçekleşecektir.
--Bana söylersen, unuturum. Gösterirsen, belki hatırlarım. Yapmama izin verirsen, yapabilirim.
--Konusu bizim kararlarımıza göre belirlenen bir filmdeki oyuncu gibiyiz. 'Mutlu son' bizim elimizde.
--Uyanmanız gereken bir an var. O da şu an.
--Kavgacı birinin bizi enerjisiyle kirletmesine izin veriyorsak, bu, bizim içimizde de kavga potansiyeli bulunduğundandır.
--Önce ne yapmanız gerekiyorsa onu yapın, sonra mümkün olanı gerçekleştirin, en sonunda imkansızı başarın.
--Kendi kendimizi eleştirme fikrini o kadar geliştirdik ki insanlar bizi övdüklerinde bile onlara inanmıyoruz.
--Yeni bir fikri olan insanlar, bu fikir kabul edilene kadar deli olarak görülürler.
--Sadece yaptıklarımızdan değil, yapmadıklarımızdan da sorumluyuz.
--Kim geleceği okumak isterse, geçmişin yapraklarını karıştırması gerekir.