Puan vermedi·104 syf.····Okunma: 31 Mayıs 2024 20:59 "Amor fati! (Kaderini sev!) Çünkü aslında hayatın bu!"
Bir gün ərzində oxuyub bitirəcəyiniz bir kitabdır. Fəlsəfə və dünyagörüşü fərqindəlik yaradan bir kitabdır. Bir neçə hissəni sizinlə bölüşəcəm.
Bedenlerimiz gerçekten ne anlatıyor bize? Onu dinleyebiliyor muyuz? Dinlediğimizde duyduğumuz sesleri doğru tanımlayıp, hangi sesin hangi noktaya denk geldiğini tam olarak idrak edebiliyor muyuz? Çok lezzetli bir yemek gördüğümüzde sulanan ağzımız, kabaran iştahımız, midemizin guruldaması ya da çok yakışıklı bir erkek veya güzel bir kadın gördüğümüzde harekete geçen şehvet duygumuz, arzu ve isteğimizden ne öğrenmeliyiz? Bir meyve ağacının gayesi büyüyüp serpildikten sonra meyve vermekse eğer bunca arzu ve istediğin gayesi de kendi meyvelerimizi oluşturmak değil midir? Peki, ortaya nasıl bir meyve koymamız gerekiyor? Tadının ne olduğu önemli değil, sadece bir meyve verebilmektir belki de amaç. Belki de bir meyve ağacı olduğumuzun farkına varmak ve hangi meyveyi verebiliyorsak onu vermek sadece. Belki de bunca sözün ve anlatının tek amacı da budur; meyve veren bir ağaç olduğumuzu hatırlamak ve kendi doğamızı gerçekleştirmek.
Yıldızları tepende yer alan șeyler olarak görüyorsan, gözlerin bilgiden yoksun demektir.
Sizler, hepiniz hızlı, yeni ve alışılmadık olanı sevenler, çalışmaktan vazgeçmeyenler, sizler kendinize katlanamıyorsunuz. Çalışmanız bir kaçıştır ve kendinizi unutmak için çabalama isteminden başka da bir șey değildir. Yașama daha çok inanmış olsaydınız, kendinizi ona daha az kaptırırdınız. Ama içinizde beklemek için gereken cevher yok ki... Tembellik için bile..
Konserler ve sirkler, pazarlar ve alişveriş merkezleri kalabalıktır. Görmeyen ve duymayanlar için yapılmıştır buraları. Gördüklerini ve duyduklarını zannetsinler diye her șey çok büyük ve gürültülüdür. Ve bir kandırmacadan başka bir șey değildir bunlar. Herkes herkesle aynı șeyi gördüğünü ve duyduğunu düşünsün diye yapılır bun șey. Çünkü herkesle aynı șeyi gördüğünü düşünen kendi körlüğünden kuşku duymak zorunda kalmaz ve bu konuda hiç olmadığı kadar çok destekler birbirlerini. Görünenlerden bu nedenle șikâyetçidir Nietzsche.