Arşiv olarak kalması adına alıntılayalım ve faydalı katkılarda bulunanları etiketliyelim.
Bahsi geçen cennetin ahiretteki cennet olmadığını şunlara dayanarak söyleyebiliriz:
Yaklaşılması yasaklanan ağaç, Adem ve eşinin bir nevi sınava tabi tutulduklarını gösteriyor. Oysa imtihan yeri dünya, mükafat yeri cennettir. Cennet zaten bir kurtuluş yeridir (Al-i İmran 185 ve benzeri ayetler).
Cennet meyveleri yasaklanmazdır (Vakıa 33), cennet ebedi yaşam yeridir (Kaf 37)...
Şeytanın 'ölümsüzlük' vaadinin de havada kalması gerekiyor. Cennette isek zaten artık ölüm yok (Hud 108 vd)
Cennette sadece doğrular konuşulur, günah vb sözler edilmez (Tur 23 ve diğerleri)
Cennete girdikten sonra artık çıkarılmayacağız (Hicr 48 vd).
Adem ve eşi, eşsiz bir ödül mekanı olan cennete hangi imtihan sonucu girmişlerdir ki? İmtihanı kaybettiğini bildiğimiz Şeytan başmüflisinin cennette ne işi var?
Cennet için hiç ilk yurdumuz olduğu ifadesi yoktur ancak defatle son yurdumuz olduğu geçer (Rad 24 vd).
Dünyadaki bahçeler de cennet olarak adlandırılır (Kehf 34 gibi).
'Oradan inin' emri, göklerden inme gibi algılanıyor. Oysa Hz Nuh'un gemiden inmesi, hatta İsrailoğullarına 'o şehre inin' emri de aynı lafızladır (ihbut...).
Ehli Sünnet iddiasında olup, Maturidi'yi itikat imamı olarak görenler için not düşelim. Maturidi de bu cennetin yeryüzünde bir bahçe olduğu görüşündedir.
Rabbimizin yaklaşma dediği şeylere sıklıkla uzanan ve Şeytan zibidisinin kolay altettiği biri olarak bu dünyadan bildiriyorum.