7/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2024 26. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2024 21:54
Oruç Aruoba, akademisyen, psikolog, filozof, şair, çevirmen, radyo programcısıdır. Eğitim hayatında disiplinler arası geçişlerle entelektüel birikimini zenginleştirmiş bir isimdir. Kitabı elinize aldığınızda ilk önce dikkatinizi çekecek şey arka kapağında yazının olmaması olacaktır. Zaten yazarın Metis yayınevinden çıkan tüm kitaplarında arka kapakta yazı yoktur, kitabın içeriğine ilişkin herhangi bir bilgiye ordan ulaşamayız. Metinlerini kitap olarak kurgulamaktan çok anlık, spontane yazdığı, not aldığı parçaları bir araya getirerek oluşturmuş. Bu nedenle metinleri, yazılanla yaşanan arasındaki mesafeyi sorgulamaya yol açıyor. Oruç Aruoba sevdiği kişiye bir takım mektuplar yazarak bir defter tutmaya başlıyor. Kitabımız bu defterden ve diğer devam defterinin birleştirilmesinden oluşan üç bölümlük bir eserdir. İlk bölüm, "Önce" isimli, sevgiliden önce yazılan yazılardan oluşan bölüm. İkinci bölüm asıl bölüm olan "İlişki Defteri." Bu bölümde ilişkilere dair ne ararsanız içerisinde bulabilirsiniz. Üçüncü ve son bölüm ise, "Sonra" isimli, sevgiliden ayrıldıktan sonra yazılan yazılardan oluşan bölüm. Kitabın konusu her ne kadar Oruç Aruoba'nın sevgilisi ile ilgili yazdığı mektuplarmış gibi görünse de yazar, yaşamış olduğu ilişkiden yola çıkarak tüm ilişkilere yönelik etkileyici ve yerinde tespitler yapmış. Bunu yaparken şairane bir üslup kullanarak her sayfasında bizi düşünmeye sevk etmiş. İlişkiler, aşk, sevgi, kıskançlık v.s. konularına olan felsefik yaklaşımı insanı benliğinden alıyor diyebilirim. Bu bağlamda, kişilerin kendilerini tekrardan sorgulamalarına aynı zamanda karşılarındaki kişilere olan bakış açılarını geliştirmelerine olanak tanımış bir eser diyebilirim. Kadın-erkek ilişkileri için adeta rehber olur nitelikte bir eser. Üslubu zor ama okurken hem felsefe okurkenki, hem de şiir okurkenki hazzı aldım, öyle bir anlatımı vardı. Keyifli okumalar...
İleOruç Aruoba · Metis Yayınları · 20184,440 okunma
·
2.494 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Banu, Türkçen çok kötü. Bir cümle içerisinde aynı kelimeyi iki kullanman lâf-ı güzâflığın belirtisidir. ‘Okurkenki’ anlamışsındır. Bol bol oku. Aruoba okuyorsan -hani- kitabını da tavsiye ederim. Okurkenki dikkat et. Türkçe estetik bir dildir. Kendimi tutamıyorum kusura bakma. Çok sinirlendim. İyi akşamlar!
Bu kitabı okuyalı 20 sene olmuştur. Yeniden hatırlattığın için sağol. Girişinde bir fotoğraf vardı. Bazı şeylerin evrensel kadim ve sonsuz olduğunu anımsattığının altını çizen her yerde rastlanan bir desendi sadece bunu hatırlıyorum. Heraklitos'u anımsatan dizeleriyle ünlüdür