·264 syf.····Okunma: 21 Haziran 2024 23:06 Han Kang yine insanların yaşadıkları durumları psikolojik bir anlatıyla okuyucuya aktarmış. Kitapta baştan sona bir kar yağışı mevcut. Durmadan kar yağıyor fakat bu insana huzur veren bir atmosferin yansıması değil gibi. Daha çok, romana bir belirsizlik ve ağırlık katmış diyebilirim. Öte yandan güneşin yokluğu da tabii ki birçok şeyi ifade edebilir. Karakterlerimiz üç kadın. Bunların ikisi iyi arkadaş ve biraz geçmişe giderek hem kendi aralarındaki yakınlığı görüyoruz hem de karakterlerden bir tanesi olan İnson’un annesi ile olan iletişime şahit oluyoruz. Yazar kısa kısa geçmişe giderek Güney Kore tarihinin faili meçhul cinayetlerini ve aynı zamanda sivil katliamlarını bizlere aktarıyor. Yine bireysel ve toplumsal travmalar ön planda. Ölüm, yaşam, geçmiş, bellek, ışık sık kullanılan sembolik kavramlar. Han Kang’ın daha önce Booker ödülü kazanan Vejetaryen romanını okuyup çok sevmiştim. Özgün bir konu, kolay okunan bir üslup ile aktarılmıştı. “Veda Etmiyorum” kitabı ise “Vejetaryen” kadar özgün bir konuya sahip olmasa da karakterlerin içinde bulundukları psikolojiler aynı etkileyicilik ile anlatılmış. Yazarın kendine has karamsar, distopik bir tarafı var. Kitapların atmosferlerini de bunlar ile oluşturmayı seviyor.