Ulema bilgiyi/hakikati rivayetten bağımsız olarak hiç bir zaman anlamamışlardır. İbn-i Cezvi (Allah ona rahmet etsin) bu usulü çok güzel yerli yerine oturtmuş bir durumdadır. Hata ve kötülükleri bir şekilde şeytanla ilişkilendirmiştir. Bunu yaparken de kaide olarak şeytan'ın varlığını günah işlemeye ruhsat olarak göstermemiştir; aksine birer birer gaflette olan kesimleri uyarmıştır derlediği nakillerle ve nakillere yaptığı tefsir ve şerhler ile.
Mukaddime kısmında İbn-i Cezvi şöyle bir teşbihte bulunur: İslam güneş ise akıl göz'dür. Ancak göz sağlıklı ve vazifesini gerçekleştirebiliyorsa kişi güneş'i görebilir. Bu nokta da aklın yapması gereken temel şey Allah Resulü' (sav)ne bağlanabilmek ve onu takip etmektir. Bu takipten çıkan zümreleri İbn-i Cezvi on üç farklı kategoriye ayırarak hatalarını ve sapkınlıklarını tartışmıştır. Burada tek tek başlıklar hakkında tafsilatlı inceleme de bulunmak yerine bazı rivayetleri aklımda sabitlenirler ya da tekrar geri dönüp okurum ve nasiplenirim diye buraya not edeceğim.
Abdullah b. Ömer (ra) senidiyle Allah Resulü (sav) buyurur ki:
"Kim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir."
Abdurrahman b. Ziyad senediyle
-Şeytanın dilinden- "Kendisini beğendiğini, amelini çok gördüğü ve günahlarını unuttuğu zaman ona hakim olurum.Seni üç şeyden sakındırıyorum ey Musa! Sana helal olmayan bir kadınla asla yalnız kalma; çünkü muhakkak aranıza fitne koyarım. Söz verdiğin zaman muhakkak yerine getir.Yerine getirmeyeceğin sözü verme; çünkü ben verilen sözün yerine gelmemesi için söz sahibi ile sözün arasına girerim. Sadaka vereceğin zaman geciktirmeden hemen ver.Çünkü ben sadaka vermeye niyetlenip de hemen vermeyenin sadaka vermesine engel olurum."
Resulullah(sav)
Safiye annemiz ile Efendimiz (sav)'i gören sahabelere
"Şeytan kanın dolaştığı gibi insanda dolaşır.Kalbinize kötü bir düşüncenin gelmesinden korktum"
Hattabi bu hadisi açıklarken şöyle dedi"Bu hadisten alınacak ders ve ibret; kişinin şüpheli şeylerden ve yerlerden kaçınması gerektiğidir. Kişi kendisini töhmet altından bırakacak yerlerden sakınmalıdır.
İbn-i Cezvi
"Telbis: Batılın hak suretinde görünmesidir. Gurur ise cehaletin bir çeşidi olup, bozuk olanı sağlam, sağlam olanı da bozuk bilmeye yol açar. Sebebi de o şekilde inanmayı gerektiren şüphelerin varlığıdır. İnsan şeytana fırsat verdiği oranda şeytan onunla uğraşır; şeytanın uğraşması insanların uyanıklığı, gafil olmayışları ya da ilimleri oranında azalır."
İbn-i Cezvi
"Bazı valiler üstlerinin dediklerini yaparlar. Üstlerindeki onlara zulm etmelerini emredince onlar da zulmederler. Şeytan onları da "Günah emir verenindir.Size günah yoktur" diyerek kandırır. Bu tamamen batıldır. Çünkü zulme yardımcı olmasa da, günahın işlenmesine de yardımcı olan günahkardır. Çünkü Resulullah (sav) içkide on kişiyi lanetledi, faiz yiyeni, vekilini, katibini, ve ona şahitlik yapanları lanetledi.
İbn-i Cezvi
"...Onlara "İyiliği emr ve kötülüğü nehy kendini ıslah edenlerin işidir.Ben ise hala kendimi düzeltmiş değilim, nasıl başkalarına emredebilirim." der. Bu da bir hatadır, çünkü kendisi de o günahı işliyor olsa da emredip nehy etmesi vaciptir. Ancak kendisi o münkeri işlemezse sözünün etkisi daha fazla olur. Eğer münkerden uzak durmuyor işliyorsa da menetmesi neredeyse bir fayda sağlamaz."
Said b. Müseyyeb
"Malı istemeyende hayır yoktur.Onunla borcunu öder. Namusunu ve şerefini korur, sıla-ı rahimde bulunur, öldüğünde de miras olarak bırakır."Said b. Müseyyeb öldüğünde de arkasında dört yüz dinar bıraktı.
Hz. İsa(as)
"Ey İsrail oğulları size ne oluyor da yanıma gelince üzerinizde ruhban elbisesi var ama kalpleriniz aç kurtların kalbi gibidir. Padişahların elbisesini giyin ama kalbinizi haşyet ve Allah korkusu ile yumuşatın."
İbn Abbas'tan Efendimiz (sav)
"Beyaz elbiseler giyinin, çünkü o en hayırlı elbisenizdir.Ölülerinizi onunla kefenleyiniz.
Beyaz elbise giyiniz çünkü o daha temiz ve daha güzeldir, ölülerinizi de onunla kefenleyin."
Hz.Aişe(ra)
"Resullah'ın arkadaşlarından bir grup kapıda bekliyorlardı.Onlara gitmek için dışarı çıkarken evde bir su kovası vardı. Suya bakıp saçını ve sakalını düzeltiyordu. Ben:
-"Ya Resulallah! Sen de mi bunu yapıyorsun?" dedim. Şöyle dedi:
-"Evet biriniz arkadaşlarına çıkarken kendini hazırlasın, çünkü Allah güzeldir ve güzel olanı sever."
Said bin Müseyyeb aktarıyor ( uzunca bir bir hadis)
...
"Ya Resulallah, nefsim bana güzel hiçbir şeye dokunmamamı söylüyor." Resulallah (sav):
"Yavaş ol ya Osman, Cebrail bana günaşırı ve Cuma günleri güzel koku ile emretti.Onu terk etme ya Osman ve sünnetimden yüz çevirme.Kim sünnetimden yüz çevirir de tevbe etmeden ölürse melekler onun yüzünü havzumdan çevirirler".
Ebu Hureyre (ra) senediyle
"İzinsiz ganimet almalar mütedavil olunca, emirler de ganimetleri alıp paylaştırmayınca, zekatı bir borç olarak alınca, Allah için eğitim ve öğretimler olmayınca, adam karısına itaat edip, annesinin hak ve hukukuna riayet etmeyince, arkadaşına yaklaşıp babasını iterse, camiler de sesler ortaya çıkarsa, yöneticiler fasık olursa, liderleri en düşük ve alçakları olursa, şerrinden korkulduğu için adama ikramda bulunulursa, çalgı aletleri ortaya çıkarsa, içkiler içilirse, bir ümmetin ahiri evvelini lanetlerse, o zaman bu ümmet kırmızı bir kokuyu, depremleri, yerle bir olmayı ve yeryüzünden silinmeyi taşların atılmasını gözetlesin"
İbn-i Cezvi namazda bağıran biri hakkında
"Eğer bağırma anında kendinden geçmiş ise abdesti bozulmuş olur, dolayısıyla namazı da bozulur. Yok eğer kendinden geçmemiş ise yalancıdır."
Ata b. Saib anlatıyor"Ebu Bekir halifeliğe seçilince bile sabahları alışveriş için çarşıya giderdi." Ömer ve Ebu Ubeyde onu bu halde görünce ona:
"Nereye" diye sordular. O da:
"Çarşıya" dedi.Ömer ve Ebu Ubeyde;
"Ne yapacaksın Müslümanların idaresini de üstlendin"
Ebu Bekir:
"Ailemi nereden geçindireyim" dedi.
Amb b. Meymun babasının şöyle anlattığını rivayet eder:
"Ebu Bekir halifeliğe seçilince ona maaş olarak iki bin dirhem verdiler. Ebu Bekir:
"Daha da arttırın çünkü ailem kalabalıktır.Beni ticaretten meşgul ettiniz." Onlar da beş yüz daha arttırdılar.
Ömer b. Hattab başı öne eğik bir genci gördü. Ona şöyle dedi:
"Ey filan başını kaldır.Kalpteki huşunu arttırma.Kim insanlara kalbindekinden daha fazla huşu izhar ederse o nifak üstüne nifak izhar etmiş olur."
Resulallah (sav) buyurur ki:
"İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, kişi malın nerden geldiğine aldırmayacaktır. Helal mi haram mı olduğuna dikkat etmeyecektir.İkincisi, cimrilik yönünden...Kimisi zekatını ödemez.Allah'ın affına güvenerek kimisi zekatının bir bölümünü verir, diğer bölümünde cimriliği galip gelir ve kalan zekatı vermez. Ve zanneder ki verdiği zekat kalanından def eder. "
Resulullah (sav)buyurur ki
"Ölüsüne bağırıp çağırarak ağlayan kimse ölmeden evvel tevbe etmezse kıyamet gününde üzerinde katrandan bir gömlek ve zırh ile gelir."
Resulallah (sav) buyurur ki:
"Veda eden kimsenin kıldığı gibi namaz kılın."
Okuyanlardan, anlayanlardan ve yaşayanlardan kıl beni ya Rabbi!