Puan vermedi·565 syf.····Okunma: 22 Haziran 2024 09:33 Kalın bir roman. Okumadan önce belki biraz göz korkutabilir ama okumaya başlayınca insan seviyor. Ben özellikle ilk bölümünü çok severek ve hızlı okudum. Diğer bölümlerde elimde olmayan nedenlerden dolayı hızım biraz düştü, bu yüzden kitabı 20 günden fazla bir sürede bitirebildim ama daha iyi bir okuma performansıyla daha kısa sürede bitirilebilir. Roman "Dünyasız Bir Kafa", "Kafasız Bir Dünya" ve "Kafadaki Dünya" adlı üç bölümden oluşuyor. Roman kişimiz ünlü Sinolog Peter Kien'dir. Kien hastalık derecesinde kitaplara düşkün bir profesördür. Dış dünyayla pek bir bağlantısı yoktur. Sürekli kitap okur, bilimsel çalışmalar yapar. Hizmetçisi Therese ile evlenir fakat zaman geçtikçe yanlış bir evlilik yaptığını anlar. Therese tarafından evden atılır. Çok sevdiği kitaplarından ayrı bilmediği bir dünyanın içine düşer. İşte bu ikinci bölümde benim hızım biraz düştü, dikkatim dağıldı. Bazı olayları takip etmekte zorlandım. Son bölümde de Kien'in üzücü sonunu okuruz. Kafasındaki dünya gerçek dünyadan iyice kopmaya başlamıştır. Psikiyatrist olan kardeşi George onun yanına gelir, onunla bir müddet ilgilenir. Bu arada biz de gerçek dünya ve Kien'in dünyası arasında bocalarız. En azından ben yer yer biraz bocaladım. Güzel bir roman, genel olarak ben sevdim. Ayrıca roman, çok sevdiğim yazar Oğuz Atay sayesinde Türkçeye çevrilmiş. Oğuz Atay bir gün kitabın çevirmeni Ahmet Cemal'i arayıp kendisini rakı içmeye davet etmiş. Orada çantasından bu kitabı çıkarmış ve "Bu romanın aslı Almanca. Ben İngilizce çevirisini bir solukta okudum. Şimdi sen en kısa zamanda romanın Almancasını getiriyorsun ve yine en kısa zamanda çeviriyorsun. Müthiş bir yazar, romanı da öyle!" demiş. Bu sayede bu güzel roman dilimize çevrilmiş. Teşekkürler "Oğuzcuğum Atay"