Körleşme

Elias Canetti
Çevirmen:
Ahmet Cemal
Tahmini Okuma Süresi:
16 sa. 0 dk.
Sayfa Sayısı:
565
Basım Tarihi:
Ağustos 2021
İlk Yayın Tarihi:
1935
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Orijinal Adı:
Die Blendung
Orijinal Dil:
Almanca
Orijinal Ülke:
Almanya
ISBN:
9789755707044
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·565 syf.·
2018 14. kitabı
Spoiler içerir. Canetti 1905’te Osmanlı İmparatorluğunun özerk bölgesi olan Bulgar Krallığına bağlı Rusçuk’ta doğmuştur.Daha sonra Almanya,İngiltere,Avusturya,İsviçre’de yaşayan ırksız ve yurtsuz bir göçebedir deyim yerindeyse.Yahudi olduğundan dolayı Nazi zülmünden payını fazlasıyla almıştır.Bu süreç yüzünden farklı coğrafyalara gidiş geliş sayesinde çok dilli bir aydın oluşuna zemin hazırlamıştır. Yazar kitabımız “Körleşme”yi Balzac’ın “İnsanlık Komedyası”nı kendine örnek alıp 8 romanlık bir dizi şeklinde planlamış lakin maalesef ilk eser olan “Körleşme”den sonrasını getirememiştir.Yazar 26 yaşındayken yazmış lakin 2.Dünya Savaşı öncesi ve esnasındaki gergin havadan dolayı engellerle ve ilgisizlikle karşılaşmıştır eseri.2. Dünya Savaşının bitimi ve Canetti’nin uzun yıllar üzerinde çalıştığı antropolojik sosyolojik eseri “İktidar ve Kitle” eseriyle ismini duyurmuş.Bunun sayesinde de “Körleşme” kitabımız gereken dikkat ve ilgiyi üzerinde toplayabilmiştir. “Körleşme” kitabını farklı açılardan incelemek mümkündür.Çünkü kitabımız yazım biçimi olarak farklı mizaçtaki insanların eylemlerinin sebeplerini kendi ağızlarından şahit oluyoruz.Örneğin kitle ve birey çatışması, aydın ve cahil halk çatışması,faşizm ve aydın çatışması….eksenlerinde incelemek mümkündür. Yazarın tek roman olan eseri “Körleşme” ilk başta okuyucu tarafından neden 3 bölümden oluştuğu anlaşılamasada aslında 3 bölüm olmasının bir sebebi vardır.Burada yazar Hegel’in Diyalektik Yönteminden faydalanmıştır.Yani ilk bölüm “Dünyasız Bir Kafa” tez,ikinci bölüm “Kafasız Bir Dünya” antitez ve son bölüm “ Kafadaki Dünya”da sentezdir.Zaten olay örgüsüne bakılacak olunursa kitabın Hegel’in Diyalektik Yöntemini çok açık şekilde sergilediği görülecektir. ( Laf aramızdan çıkamıyor Şemsettin misali bunu çok az
Edebiyat
KörleşmeElias Canetti · Sel Yayıncılık · 20214,492 okunma
Bir Kitaplığın Ağırlığı
Puan vermedi·565 syf.·
2025 83. kitabı
"Körleşme bir kitap amentüsüdür. Kitapları, yıpranmaması için, eldivenlerle tutanların amentüsü" Salâh Birsel Salâh Birsel ’in günlüğündeki bu alıntısıyla izlenimlerimin oluşmaya başladığı Körleşme kitabı böylesine simgesel bir “amentü” yaklaşımıyla dikkatimi çekmişti. Kitaplığımda uzun bir süre bekledi. Akabinde Oğuz atay’ın biyografisindeki anılarında değindiği ve çok beğendiği kitabı artık okumam gerek artık dedim. “Atay kitabın çevirmeni olan Ahmet Cemal ‘e türkçeye çevirsin diye ülkeye getirir. “Cemal, yıllar sonra Oğuz Atay ile Elias Canetti ‘yi Cumhuriyet'teki köşesinde şu şekilde sohbet ettiriyor.“ Biliyor musunuz, sizi Ahmet Cemal'e ben tanıtmıştım; Körleşme'yi çevirmesi için de ben ısrar etmiştim!” diyerek anlatıyor.** Atay’a göre Körleşme şüphesiz, insanın kendine ve doğaya yabancılaşması ile madde egemenliğini etkileyici bir sanatsal dille anlatan, en etkileyici romanlardan birisidir. Bazı kitapların tanışması bile bir serüven oluyor, Körleşme’de bu kitaplardan birisi oldu… Elias Canetti (1905-1994) 26 yaşındayken, yani genç yaşında şaheseri sayılan Körleşme'yi kaleme alıyor. Doğa Bilimleri ve Felsefe okuyup doktora yapmış bir yazar. Aslında ilk başta tasarladığı aklında bambaşka bir şey var Honore de Balzac 'ın "İnsanlık Komedisi"nden öykünerek, "İnsanlığın Yanılgılar Komedisi" adında tam sekiz romandan oluşacak bir seri yazmak istiyor ama üzerinde çalıştıkça bu sekiz romandan sadece birine, yani Körleşme'ye yoğunlaşıyor ve sadece bir yılda tamamlıyor. Yazar tek bir kitaba odaklanarak dehasını döküyor. “Körleşme” romanı, adını tam da hikâyenin merkezine yerleşen bir olgudan alıyor. Kitabın başkahramanı Profesör Kien, kendi fildişi kulesine kapanmış dış dünyayla ve insanlarla olan bağını neredeyse tamamen koparmış bir
Düşünce
KörleşmeElias Canetti · Sel Yayıncılık · 20214,492 okunma
10/10
·565 syf.·
2018 1. kitabı
“ Bir öğle vakti bağlanan telefonda karşıma Oğuz Atay çıktı. Söze derhal sen diye başladı: -“Sen rakı içer misin?” +“Arada evet...” -“Peki şalgam suyuyla birlikte içtin mi ?” +“Hayır” -“Güzel. O halde bu akşamüstü saat altıda Atlas Sineması’nın girişinde ol. Seni bir yere götüreceğim. ” Dediği saatte buluştuk. “bir yer” dediği, Ağa Camii’nden sapınca gidilen, “kendin pişir kendin ye” tarzı bir meyhaneydi. O güne kadar meyhanenin böylesine hiç gitmemiştim. Oturup etlerimizi seçtik. daha doğrusu Oğuz Atay seçti. Benimle yıllardır tanışıyormuşuz gibi konuşuyordu. O güne kadar yaptığım çevirilerin neredeyse hepsini okumuştu. Bu arada şalgam suyu ile rakı da enfes gidiyordu. Bir ara çantasından Elias Canetti adlı bir yazarın "auto da fe" başlıklı romanını çıkardı. “Bu romanın aslı Almanca. Ben İngilizce çevirisini bir solukta okudum. Şimdi sen en kısa zamanda romanın Almancasını getirtiyorsun ve yine en kısa zamanda çeviriyorsun. Müthiş bir yazar, romanı da öyle. ” Bu olaydan sonra romanın Türkçe çevirisi Ahmet Cemal tarafından 7 senede yapıldı. 13 Aralık 1977'de Oğuz Atay aramızdan ayrıldı. Romanın ilk baskısı 1981'de yapıldı. Oğuz Atay belki görmedi ama bizi güzel bir eserle tanıştırmış oldu.. Canetti bilinç akışı yöntemine sıkça başvurmuş eserinde. Okuması kolay bir kitap değil iki defa yarım bıraktıktan sonra bu defa bitirmeyi gözüme almıştım. Yarım bırakma sebeplerim puntonun küçük olması ve Profesör Kien'in davranışlarına katlanamayışım. Gözünüzü korkutmak istemiyorum ama gerçekler bunlar. Kitabın ismine gelecek olursak Körleşme, Profesör Kien kör olmaktan, kitaplarından ayrı düşmekten çok korkuyor.-Ben o kadar kitaba(servete) sahip olsam uyumazdım.- Korkuyor korkmasına ama bir yandan da bilinçli bir şekilde de kullanıyor bunu. Nasıl mı?  Görmek istemediği
KörleşmeElias Canetti · Sel Yayıncılık · 20214,492 okunma
Puan vermedi·565 syf.··
2021 86. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2021 22:55
"Kitaplar konusunda bilgiliydi, ama insanlar konusunda itiraf etmek gerekir ki, çok az şey biliyordu." Yazar, kitabı üç bölüme ayırmış: Dünyasız Bir Kafa, Kafasız Bir Dünya ve Kafadaki Dünya. Bölümler, rastgele isimlendirilmiş değil. Bölümlerin içeriğiyle alakalı olarak bilinçli bir şekilde seçilmiş olan isimler. Dünyasız Bir Kafa, yani birinci bölümde daha çok başkarakterimiz tanıtılıyor. Kişiliği, düşünce yapısı ve yaşam tarzı.. Profesör Kien, kırk yaşlarında kitaplara özel bir tutkusu olan orta yaşlı bir sinolog. İnsanlarla kurduğu sınırlı iletişimden kaynaklanan bir durum olsa gerek dışarıdan kendini beğenmiş ve işi dışında herhangi bir şeye ilgisi bulunmayan bir adam gibi görünüyor. Fazla konuşmayı sevmiyor hatta vakit kaybı olarak görüyor. Evli değil ve çocuğu da yok. Çünkü ona göre çocuklar ilgiye ve bakıma muhtaç rahatsız edici varlıklar. Kadınlar da 'görevi' annelik olan ama bunun dışında başka şeylere de burnunu sokmayı seven varlıklar. Bu yüzden onlar da rahatsız edici varlıklar arasında.. İnsanlar genel olarak tembel ve yalancıydı Kien için. Onun için bilim vardı, gerçekler vardı ve tabi ki de kitapları vardı. İnsanlar sadece gereksiz bir ayrıntıydı.. Diğer insanlar içinse Kien, tam bir merak konusuydu. Nedeni sadece önemli çalışmaları değildi. Sessiz mizacı ve kabuğuna çekilmiş görüntüsüyle o istemese de dikkat çekiyordu.. Profesör Kien, kendisine göre zaman kaybı olarak gördüğü her şeye küçümseyici bir bakışla bakıyordu. Ve bunlarla uğraşan insanlar da göz ucuyla bile bakmaya değer değildi.. Profesör, kitaplarla dolu evinde Therese Krumbholz ile kalmaktaydi. İş bilir bir hizmetli olan Therese işinden memnun olsa da Profesöre şüpheyle yaklaşıyordu. Profesör içinse Therese, önemsizdi. Kitaplarına düzgün davransa ve onu rahatsız etmese yeterdi. Ancak bir
KörleşmeElias Canetti · Sel Yayıncılık · 20214,492 okunma
Okumadan Beğenenler Lütfen Pas Geçsin ;)
Puan vermedi·565 syf.··
2025 185. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2025 13:40
Spoiler vardır. Elias Canetti’nin Körleşme’si, insanın kendine ve topluma karşı nasıl körleştiğini psikolojik ve sosyolojik düzeyde irdeleyen sert bir modernist romandır. Canetti’nin tek romanı olmasına rağmen, düşünsel ağırlığı, karakter tasarımı ve alegorik gücüyle 20. yüzyıl edebiyatının en güçlü metinlerinden biri kabul edilir. “Körleşme”, yalnızca fiziksel bir körlük değil; zihinsel körlük,duygusal körlük,toplumsal körlük, güce, bilgiye, düzene karşı körleşme anlamlarına gelir.Canetti, bu körlük türlerini romanın neredeyse her karakterine yerleştirerek büyük bir insanlık panoraması kurar. Roman üç ana bölümden oluşur ve her bölüm Kien’in zihinsel çöküşünün bir aşamasını temsil eder: 1. Başlama – Düzenin İçindeki Körlük Kien’in kitaplarla kurduğu steril dünyayı görürüz. Dünyayla temas minimumdadır. Körlük burada içe dönük, saklı ve fark edilmezdir 2. Genişleme – Kaosun Yükselişi Therese ve Fischerle gibi figürlerin devreye girmesiyle Kien’in dünyası saldırıya uğrar. Körlük toplumsal ve sosyal ilişkilere sıçrar. 3. Felaket – Nihai Körleşme Zihin tamamen çöker. Kitaplar, bilgi, mantık, ahlak hepsi bir yanılgıya dönüşür. Kien kendini ve kütüphanesini ateşe verir. Körlük artık geri dönülmezdir.Romanın yapısı, karakterin akıl durumuyla paralel ilerler: düzen → karmaşa, yıkım. Körleşmenin Katmanları Bilgi ve Akıl Putlaştırması Prof. Peter Kien, insan ilişkilerini tamamen reddedip kendini sadece kitaplara adar. Bilgiyi insandan üstün gören bir figürdür. Kitaplar onun için bir sığınak değil, tek gerçekliktir. Dış dünyaya güvenmez. “İnsanlar değil, kitaplar yaşamalı” düşüncesi hâkimdir. Bu durum modern entelektüelin soyut bilgiye saplanmış körleşmesinin eleştirisidir.Canetti’nin mesajı açıktır: Salt bilgi insanı kurtarmaz; hatta tehlikeli bir izolasyona sürükleyebilir.
KörleşmeElias Canetti · Sel Yayıncılık · 20214,492 okunma
Puan vermedi·565 syf.·
2021 47. kitabı
✍DİPÇE : İnsan kör geçer yaşam yollarından, çevremizde bulunan korkunç yoksulluğun ne kadar azını görüyoruz aslında! (s. 263) Öncelikle Cannetti hakkında öğrendiğim birkaç detayı buraya alıntılamak istiyorum çünkü bu detayların kitabın taslağında önemli rol oynadığını düşünüyorum: 1. Canetti, çocukluğunda kızamığa yakalanır ve birkaç gün görme yetisini kaybeder. Karanlık ve çok eski bir anı olarak nitelediği bu durum hayatı boyunca onu yoklayan bir kabus olarak devam eder. 2. Bir diğeri de Cannetti'nin polis şiddetinin doğurduğu bir yangına tanıklık etmesidir, bir Adliye binasının yangını esnasında yanan 90 insanı, kağıtları ve yangını seyreden onu tetikleyen kitleleri asla unutmaz ve yangın vakası yazarın zihninde bir travmatik algıya oradan da Körleşme eserine taşınır. Körleşme eseri için 25 bin kitabın yakıldığı Nazi eylemine(1933) telmih var dense de bu yangın olayının da kaynak teşkil ettiğini düşünüyorum. Belirtmem gerekir ki 'Körleşme' okuru sarsan rahatsız eden bir eser, bir nevi savaş meydanı: bilginin ve cehaletin; gerçeğin ve dalaverenin; hakkın ve haksızlığın; bireyin ve kitlenin, iç ve dış sesin çarpıştığı bir meydan. Ana karakterden yan karakterlere kadar derin tahlil ve tespitlerin yapıldığı, kapitalist faşist sistemin postal sesleriyle çınlayan, dolayısıyla yıpratan bir eser. Profesör Peter Kien etrafında şekillenen ve salt kurgu gözüyle bakmadığım esere anakarakterle başladığımızda dikkatimizi ilk çeken karakterimizin adı olur : Kien Almanca'da çıra demekmiş. Öyleyse adına yazgılı bir karakterin hikayesi bu diyoruz ilerledikçe! Kimdir Kien? Ünlü bir sinolog, bir linguistik, muazzam bir hafıza, bunların yanı sıra bilgisinin kölesi, bilimsel kürsüleri ve insanları küçümseyen, merdümgiriz, kitaplarının dünyasında yaşayan ve kütüphanesini
KörleşmeElias Canetti · Sel Yayıncılık · 20214,492 okunma
İnsan kör geçer yaşam yollarından !!
Puan vermedi
İçimizi kemiren yıkım, insanın iliğine işlemiş olan acımasızlıktır, tümümüz, bu zehirle can vereceğiz. .. İnsan kör geçer yaşam yollarından. Çevremizde bulunan korkunç yoksulluğun ne kadar azını görüyoruz aslında! Körlük, zamanı ve mekânı alt etmeye yarayan bir silahtır; varlığımız tek dayanağını duyularımızla, gerek yapıları, gerekse kapsamları bakımından pek yetersiz olan duyularımızla kavradığımız birkaç kırıntının dışında, sonsuzluğa dek uzanıp giden bir körlükte bulur. Evrende egemen olan kuram, körlüktür. Körlük, birbirlerini görmeleri halinde beraberlikleri düşünülemeyecek nesnelerin ve yaratıkların yanyana bulunabilmelerine olanak tanır. Zamanın artık çekilmez olduğu, taşınması olanaksız bir yüke dönüştüğü noktada koparılabilmesi, ancak körlüğün yardımıyla düşünülebilir. Elias Canetti Yazarın iki yıl üzererinde çalıştığı ilk eseri Körleşme dir. (1930-1932) Bu eseri yazdığında yazar henüz 26 yaşındadır. Roman üç bölümden oluşmaktadır. .Dünyasız Bir Kafa .Kafasız Bir Dünya .Kafadaki Dünya .. Romanın içeriğine gelince kapitalist ve sömürü düzenine eleştiri, entellektüel çevrenin sömürüye kayıtsızlığı, engellenemeyen bencillik; maddeye, paraya, şan, şöhrete giden yolda her türlü düzenbazlık ironik bir ifade ile yer yer komediye kaçacak şekilde, aşırı uçlarda ve birbirinin zıttı, karikatürize edilmiş karekter aracılığıyla okuyucuya aktarılmıştır. Tüm karekterlerin birbirini tutmayan, birbiri ile çarpışan, birilerini sömürmeye yönelik hesapları vardır. Her birinin eli diğerinin cebinden bir şeyler aşırma çabasındadır. Yalan, hile, sahtekarlık, aldatma, .. İnsani duyguların da sonuna kadar sömürüldüğü eserde sevebileceğimiz karekter hemen hemen yok gibidir. Olamaz bu kadarı da diyebileceğimiz eseri okurken eserin baş karekteri Kien için üzüleceğiz. . Romanın ana
Edebiyat
KörleşmeElias Canetti · Sel Yayıncılık · 20214,492 okunma
Körleşiyorum- körleşiyorsun- körleşiyor
9/10
·565 syf.··
2020 31. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2020 01:52
Ben Kien, Profesör Kien. Aslında unvanım bu olmamalı. Neyle uğraştığımı soranlara “Bir Kitaplığın Sahibiyim” diyorum. 25 binden fazla kitabım vardı. Onlara ne olduğunu size birazdan anlatacağım. Bütün insanları “değersiz” gördüğüm ortamda,sohbeti güzel bilge kitaplara sığındım. Bu sabah saat yedi gibi biri bana gideceği adresi sordu. Cevap vermedim. Buna hakkım olduğunu düşündüm.Nazik bir beydi, duymadığımı düşünmüş olacak ki bir kez daha sordu.Merakla inceledim kendimi. Acaba cevap verecek miydim? Duyduğumdan fakat ona cevap vermek istemediğimden emin olan adam,arabadan indi ve üstüme yürüdü. Öfkelenmedim. İnsan yanında kitap taşıdı mi, birisiyle itişip kakismaktan elden geldiğince sakınmalıydı. Nazik demiştim ama vazgeçtim.Kaba biriydi,insandı. Bana öfkeliydi çünkü ona cevap vermeme hakkımın olduğunu bile bilmiyordu. Kitapları en çok da bu kaba insanlardan korumalı, bir de misafir çocuklarından.. Karım, adı Therese ya da hizmetçim. Ona böyle söylenmesinden hoşlanmaz. İnsanlar da normalde kitap okumaktan hoşlanmaz. Düşünsenize,hırsız bir eve girerken kitaplar dururken parayı bulma derdine düşer. Ahmak! Hizmetçim yok bu olmadı, karım yani önce hizmetçim sonra karım Therese’ye okuması icin verdiğim kitap bizi bir yastıkta kocattı. Kitap okurken görmüştüm onu, sırf başımdan savmak icin ona verdiğim en eskimiş kitabı öyle dikkatli okuyordu ki koca parmakları kitaba zarar vermesin diye eldiven dahi takmıştı. Ahh evlendiğimiz gün divana bıraktığım onlarca kitabı fırlatıp atmasaydı onu bir kadın olarak görebilirdim belki. İnsanın kişiliği dış görünüşünü de biçimlendirmekteydi. Hayır, hayır o tam bir ucube. Doğru yolu görüp de oradan gitmememek yüreksizlikti. Gidemedim, yani gittim ama tuvalete kadar. Kitaplarımın uğradığı hakarete saatlerce ağladım. Ey Konfüçyüs konuş hadi
Edebiyat
KörleşmeElias Canetti · Sel Yayıncılık · 20214,492 okunma
"İnce"leme değil "Kalın"lama
1/10
·565 syf.··
2026 15. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 12:17
Bu kez bir kitabı "ince"lemedim, "kalın"ladım. :) Böyle bir kitabı inceleyerek sahte bir tavır takınamazdım. *** Herhangi bir kitabı sırf popüler diye, birileri okuyor diye veya belirli bir kitleyi etkilemiş diye beğenmek sanatseverlik midir? Bir kitabı "rahatsız edici bir metin" kategorisinde değerlendirerek entelektüel bir dille övebiliyorsak rahatsız edici olan diğer kitapları da eleştirmeden kabullenmemiz gerekmez mi? Öyleyse bu minvalde yazılan her kitap, edebiyatın bir parçası sayılmalı ve hatta rahatsız edicilik seviyesi ne kadar yüksekse kendi kategorisinin en iyi edebiyat ürünlerinden mi sayılmalıdır? Bir kitap; bir Wattpad kitabı olunca "ergenlerin zırvalamaları" olarak görülürken, Körleşme olunca sırf yazarın üslubu daha oturaklı ve birikimi daha fazla diye öpüp başa koyulan "rahatsız edici nitelikli" düşündürücü bir romana mı dönüşüyor yani? Bir kitabı kendi içinde değerlendirmek yerine, "Bu yazar bunları anlatıyorsa bir bildiği vardır. Şurada şunları metafor olarak kullanmıştır." diyerek yalnızca sanatsever bir kimlik yaratmak mı hevesimiz? Ve edebiyata nesnel bir bilim insanı tavrıyla mı yaklaşmalıyız? Duygularımızı bir kenara bırakarak, bağ kurmadan? Öyleyse bir roman okuyor olamayız. Bununla, elbette edebiyatta rahatsız edici unsurların bulunmaması gerektiğini söylemiyorum. Bu bir yemeğin tuzunun, baharatının olmaması gerektiğini söylemek kadar saçma. Ama rahatsız edicilik, edebiyatta yemeğin acısı gibidir. Bir tutam kırmızı biber, yemeğin tadına yeni bir boyut katarken; yemeğe kırmızı biber boca edildiğinde yemek kötü olmakla kalmaz, ona yemek denip denmeyeceği tartışılır. Bu kitap benim için kırmızı biber boca edilmiş bir çiğ köfte âdeta. Ben kitabı değil, yazarın kadın düşmanlığını; karakterin değil, yazarın
Edebiyat
KörleşmeElias Canetti · Sel Yayıncılık · 20214,492 okunma
Körleşme
Puan vermedi·565 syf.··
2023 68. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2023 19:27
Nobel ödüllü yazarımızın ilk ve tek romanı olan bu kitap çok derin bir içeriğe sahip. Kitaptaki her karakter, her olay çok boyutlu. Prof.Kein'in dünyası 25.000 kitabından ibaret. Kütüphanesini kafasında da taşıyan bir deha. Dış dünya ile kısıtlı iletişim kurmasına sebep olan bir kibire sahip aynı zamanda. Onun için vakit kaybından ibaret insanlar. Zoraki sosyallesince kitaplarla dolu olan zihninin, hayatın gerçeklerine hazır olmadığını görüyor. Kötülük ve bencillikle karşılaşınca bocaliyor. Küçümsediği insanlar onunla oyuncak gibi oynuyor adeta. Kitaptaki karakterler çok ilginçti. Ornegin; Threse Kein'in dairesinde hizmetçiyken, onun efendisi konumuna yükseliyor. Sonra bir düşüşle efendisi olduğu evin kapıcısının hizmetine giriyor. Kitap üç bölümden oluşuyor. Bölüm isimleri düşündürücü.. - Dünyasız Kafa -Kafasız Bir Dünya - Kafadaki Dünya Körleşme Elias Canetti
Deneme, İnceleme
KörleşmeElias Canetti · Sel Yayıncılık · 20214,492 okunma

Yazar Hakkında

Elias CanettiYazar · 21 kitap
Elias Canetti (d. 25 Temmuz 1905 – ö. 14 Ağustos 1994), Bulgar modernist romancı, oyun yazarı, anı ve kurgusal olmayan düzyazı yazarı. EserleriniAlmanca yazan Canetti, "geniş bir bakış açısı, fikir zenginliği ve sanatsal güç ile işaretlenmiş yazıları için" 1981 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandı. Hayatı 25 Temmuz 1905'de, Rusçuk'ta (Ruse, Bulgaristan) yahudi bir ailenin çocuğu olarak doğan Elias Canetti, 1905'den 1911'e kadar ailesiyle Rusçuk'ta yaşamıştır. Daha sonra aile İngiltere'ye taşınmış, babanın 1912 yılında vefat etmesiyle ise Viyana'ya gitmişlerdir. Viyana'da aile yeni bir hayata adım atarken, Canetti Ladino, Bulgarca, İngilizce ve biraz da Fransızca konuşabiliyordu. Fakat, sadece 7 yaşındayken geldiği Viyana'dan itibaren genellikle kullandığı dil Almancadır. Gelecekte kaleme alacağı önemli eserlerini de Almanca yazmıştır. Viyana'dan da taşınarak aile sırasıyla Zürih veAlmanya'yada yaşamıştır. 1924 yılında Canetti Almanya'da liseden mezun olur ve kimya eğitimi görmek için aynı yıl Viyana'ya gider. Viyana'da geçirdiği yıllarda ise ömür boyu en büyük tutkusu olacak edebiyatla ilgilenmeye başlar. Viyana Üniversitesinden 1929 yılında kimya lisansını tamamlayarak mezun olur. Daha öğrenciyken yazmaya başlamış ve Viyana'daki edebiyat çevrelerine girmiştir. 1930’ların başlarında ABD’li yazar Upton Sinclair’in yapıtlarını Almanca’ya çevirdi. 1934’te kendisi gibi yazar olan, 1963’te kaybedeceği Veza Taubner ile evlendi. Bu arada Hochzeit (Düğün) ve absürd tiyatronun ilk örneklerinden olan Die Komödie der Eitelkeit (Kibir Komedisi) adlı oyunları yazdı. 1967’de Viyana’da sahneye koyulan Die Befriesteten (Sayılı Gün) insanın öleceği zamanı tam olarak bilmesi durumunda ne olacağını sorusunu soruyordu.Nazilerin Avusturya'yı işgal etmesinden çok kısa bir süre önce Paris'e, Paris'ten de Londra'ya geçti. Hayatının büyük bir bölümünü İngiltere'de geçirdi.1970lere kadar yaşadığı İngiltere'den 1952 yılında vatandaşlık kazanmıştır. 1971’de ikinci evliliğini yapacağı, restoratör Hera Buschor’un işi gereği sık sık geldiği İsviçre’de de bir ev edindiyse de, bu döneme kadar İngiltere dışına hemen hiç çıkmadı. Yazarın Hera Buschor’dan bir kızı olduğunda yaşı altmış sekizdi. Hayatının son 20 yılını Zürih'te geçirdi ve 1994 yılında aynı kentte öldü. Elias Canetti, vasiyeti üzerine ünlü yazar James Joyce'unkinin yanına kazılan bir mezara gömülmüştür. Başlıca Eserleri Körleşme Elias Canetti'nin 26 yaşında kaleme alıp 30 yaşında yayımladığı başyapıtı. Kitap 1935’te çıktı ve kısa bir süre sonra Nazi yönetimi tarafından yasaklandı. Roman yayımlandıktan sonra birçok edebiyat otoritesinin ilgisini çekmiş ve İngiltere, Fransa ve Amerika'da yoğun ilgi görmüştür. Gariptir ki, Almanca kaleme alınmış bu eser Almanya'da uzun süre ilgi görmemiş, ancak 1963'deki üçüncü baskısıyla hak ettiği üne kavuşabilmiştir. Uygarlığın yıkılışıyla insanoğlunun aşağılanması, romanın konusunu oluşturur. Körleşme,“dehşet”in romanıdır. “Yüzyılı gırtlağından yakalamaya çalışan” bu eserde Canetti, ontolojik yabancılaşmayı ve seküler dünyanın mekanik dinamiklerini romanın kahramanı, döneminin en ünlü sinoloğu olan Prof. Kien ile serimlemeye çalışır. Kendini insanlardan tamamıyla soyutlamış, insanları değersiz ve küçük gören, Viyana’da 25 bin kitabı ile beraber yaşayan, “odası dünyası kadar büyük” olan Prof. Kien’in tek tutkusu kitapları ve bilimdir. Özellikle kadınlardan nefret etmesine karşın, nasıl oluyorsa, hayatına son derece sıradan, cahil, açgözlü ve bencil bir hizmetçi kadın girer; Therese... Profesör, bu kadından kurtulmaya çalışırken, sineklerden bile değersiz bulduğu, yaşama haklarını bile fazla gördüğü insanların oyuncağı olur ve yıkıma sürüklenir. Kitle ve İktidar Canetti "kitle" olgusu ile ilgilenmeye daha 1925 yılında karar vermiştir. Daha sonra 1933 yılında Hitler'in Almanya'da iktidara gelmesi, Canetti'nin 1925'den beri ilgilendiği "kitle" olgusuyla "iktidar" olgusu arasındaki olası ilişkileri düşünmesine ve çözümlemeye çalışmasına neden olur. Kitle ve iktidar üzerine olan fikirlerini "Kitle ve İktidar" (Masse und Macht) ismiyle 1960 yılında yayımlamıştır. Kitabın ilk yarısı kitlenin değişik türlerinin dinamiklerinin çözümlemesine ayrılır. İkinci bölüm ise kitlenin yöneticilere neden ve nasıl itaat ettiği üzerinde yoğunlaşır. Canetti Hitler’i hükmettiği kitlenin büyüklüğünden başı dönen paranoyak bir yönetici olarak sunar. Yahudilere yapılan zulmü Almanya’nın enflasyon deneyimiyle bağlantılandırmaktadır. Ödülleri Canetti, Nobel Edebiyat Ödülü (1981) başta olmak üzere birçok ödül kazanmıştır. Kazandığı başlıca ödüller : Foreign Book Prize (1949, Fransa) Viyana Ödülü (1966) Critics Prize (1967, Almanya) Great Austrian State Prize (1967) Bavarien Academy of Fine Arts Prize (1969) Bühner Ödülü (1972) Nelly Sachs Ödülü (1975) Order of Merit (1979, Almanya) Europa Prato Ödülü (1980, İtalya) Hebbel Ödülü (1980) Kafka Ödülü (1981) Great Service Cross (1983, Almanya)