9/10
·565 syf.·
2018 14. kitabı
Spoiler içerir. Canetti 1905’te Osmanlı İmparatorluğunun özerk bölgesi olan Bulgar Krallığına bağlı Rusçuk’ta doğmuştur.Daha sonra Almanya,İngiltere,Avusturya,İsviçre’de yaşayan ırksız ve yurtsuz bir göçebedir deyim yerindeyse.Yahudi olduğundan dolayı Nazi zülmünden payını fazlasıyla almıştır.Bu süreç yüzünden farklı coğrafyalara gidiş geliş sayesinde çok dilli bir aydın oluşuna zemin hazırlamıştır. Yazar kitabımız “Körleşme”yi Balzac’ın “İnsanlık Komedyası”nı kendine örnek alıp 8 romanlık bir dizi şeklinde planlamış lakin maalesef ilk eser olan “Körleşme”den sonrasını getirememiştir.Yazar 26 yaşındayken yazmış lakin 2.Dünya Savaşı öncesi ve esnasındaki gergin havadan dolayı engellerle ve ilgisizlikle karşılaşmıştır eseri.2. Dünya Savaşının bitimi ve Canetti’nin uzun yıllar üzerinde çalıştığı antropolojik sosyolojik eseri “İktidar ve Kitle” eseriyle ismini duyurmuş.Bunun sayesinde de “Körleşme” kitabımız gereken dikkat ve ilgiyi üzerinde toplayabilmiştir. “Körleşme” kitabını farklı açılardan incelemek mümkündür.Çünkü kitabımız yazım biçimi olarak farklı mizaçtaki insanların eylemlerinin sebeplerini kendi ağızlarından şahit oluyoruz.Örneğin kitle ve birey çatışması, aydın ve cahil halk çatışması,faşizm ve aydın çatışması….eksenlerinde incelemek mümkündür. Yazarın tek roman olan eseri “Körleşme” ilk başta okuyucu tarafından neden 3 bölümden oluştuğu anlaşılamasada aslında 3 bölüm olmasının bir sebebi vardır.Burada yazar Hegel’in Diyalektik Yönteminden faydalanmıştır.Yani ilk bölüm “Dünyasız Bir Kafa” tez,ikinci bölüm “Kafasız Bir Dünya” antitez ve son bölüm “ Kafadaki Dünya”da sentezdir.Zaten olay örgüsüne bakılacak olunursa kitabın Hegel’in Diyalektik Yöntemini çok açık şekilde sergilediği görülecektir. ( Laf aramızdan çıkamıyor Şemsettin misali bunu çok az okuyucu maalesef farkedebiliyor.)Bölümlere biraz ayrıntılı bakacak olursak tez olan ilk bölüm olan “Dünyasız Bir Kafa” da Descartes’in düalizminin, antitez olan ikinci bölüm olan “Kafasız Bir Dünya” da Kant’ın metafizik idealizminin ve son bölüm olan “Kafadaki Dünya” da ise Berkeley’in dogmatik idealizminin eleştirilerine rastlayabilirsiniz.Canetti’nin kitabının ilk adı “ Kant Fangt Feuer” yani “Kant Ateşi Yakalıyor” olduğuna dikkat edilirse eserin başkahramanı Prof. Kien’in Kant olarak kaleme aldığınıda varsayabiliriz. Bölümlere ayrı ayrı bakacak olursak ilk bölüm de Prof. Kien’in fildişi kulelerden birine sığınan bir aydın profili karşımıza çıkıyor.Prof. Kien 25 bin kitabıyla yaşayan kendini bilime ve aydınlamaya adamış bir sinoloji profesörüdür.(“Aydın nedir?” sorusu için Lukacs,Gramsci ,Edward Said… okumaları ayrıca yapılabilinir.)Prof. Kien’in en büyük korkuları kitaplarının yanması, yanlış insanların eline geçmesi ve kendisinin körlük yaşayıp bir daha kitaplarla ilişki kuramamasıdır.Ayrıca burada dikkat edilmesi gereken körlük bir bireyin değil bir aydının yaşadığı körlük noktasında değerlendirilmeli.Unutmadan şunu da ilave etmem gerekirse kitabın yazıldığı dönem gözönüne alınırsa 1933 yılında “Alman ruhuna aykırı” olduğu düşünülen 25 bin dolayında kitap Nazi gençleri tarafından yakılmıştır.Tabii gereksiz diye nitelendirilen günlük işleri ifade eden kitaplar ve romanlar bunun dışında tutulmuştur. Yazar yer yer İskenderiye Kütüphanesine de atıfta bulunur.Aslında buradaki ironi Aydınlanma Çağıyla beraber mistik değerler yerine geçen dogmatikleşen bilim eleştirisidir.Buradaki bir diğer eleştiri ise bilme eylemiyle beraber insanın yalnızlaşma süreci ve gerçekleşen Narsizme yol açmasına atıfta bulunuluyor.Kitabımızdaki bir diğer karakter ise önceleri Prof.Kien’in hizmetçisi sonra da eşi noktasına gelen Therese’dır.Therese’i yazar faşizm,cahil halk,iktidar hırsı…şekillerinde tasvir ediyor kitap boyunca.Ayıca burada değinilmesi gereken bir diğer karakter de kapıcı olan Pfaff’tır.Pfaff ise burada iki taraf arasında sürekli gidip gelen halk,devletin aygıtları veya gücü…diye düşünebiliriz.Prof.Kien ve Therese arasında geçen çatışmada sizin tahmin ettiğiniz gibi cahile muhatap olmayacak bir aydın olan Prof. önceleri kitaplara sonraları ise sessizlikle beraber bir heykel olmaya karar verir lakin yetersiz kalır ve kapı dışarı edilir. İkinci bölüm de ise kendi evinden sürülen lakin evden çok kitaplarını kaybetmesine üzülen bir aydının normalde muhatap olmayacağı insanlarla olan ilişkileri kaleme alınmış.Kişiler arasında bir hırsız,bir cüce,bir hayat kadını…gibi farklı profillerde insanlarla karşılaşırız.Kibirli aydının fildişi kulesinden çıkıp yaşama karıştığında en cahil insanların bile elinde oyuncak olacak kadar çaresizliğine tanık oluyoruz.Unutmayalım ki Prof. Kien için tamamen bilime odaklanmış güncel bilgiden yoksun bir aydın profil çizilmiştir.Prof. güncel yaşam konusunda yeni doğmuş bir bebekten farksızdır.Kien yeni doğan bir bebek misali korunmaya ihtiyaç duyar lakin bölüme ismini veren “Kafasız Bir Dünya” ile karşı karşıyadır .Kafasını kaybeden bir aydının kaybedecek hiçbir şeyi kalmamıştır.”Kafasız Bir Dünya” kötülükle yoğrulmuş insanlar birbirlerine kötülük yapmak için bir yarış içerisindedir.Başlangıçta ifade ettiğim gibi Canetti tez olan ilk bölüme karşı ikinci bölüm yani antitezi sunmuştur bu bölümde lakin iki bölümde başlı başına bir çözümden uzaktır.Bunun için iki bölümün harmanlanması gerekir yani son bölüm olan sentez bölümü gereklidir. Son bölüm de karşımıza iki dünyada da hüküm süren Prof. Kien’in kardeşi çıkar.Kardeşi bir ruh doktoru olarak bilimin temsilcisi olmanın yanında sosyal hayatta da başarılı bir şahsiyet profili çizer.Bölümün isminden de anlaşılacağı üzere buradaki ideal durumdur daha doğrusu olması gereken noktadır.Bölümde doğa-kültür,birey-kitle …noktalarında çözümlemeler yapılmaya çalışılmış.Önceki incelemelerimde de çok fazla değindiğim kültürlenme sürecinin bireye bir pranga işlevi görmesidir.Hatta her bireyin aslında büyük hapishanelerde tutsak olduğunu varsayarsak aşırıya kaçmış olmayız. Kitapta birbirinden farklı mizaçlarda insanlar geçmektedir.Yazar kitabın her satırında olduğu gibi burda da bir raslantıyla seçilmiş karakterler değildir.Bu karakterlerle Georg Simmel’ın Toplumsal Etkileşim Formlarına ve Toplumsal Tiplere atıfta bulunmaktadır.Canetti bu kitabında “İnsanoğlunun hayatta kalma içgüdüsünün en aşağılık tezahürü, karşısındakini öldürmektir.”der.Peki başka çözüm yok mu diye sorarsak kendimize aslında çözümü çok basittir.Önce cevaplardan çok sorulara sığınmaktır.Sık sık tartışmalara şahit olmuşsunuzdur.Tartışmalar bir boks ringini anımsatır bana kimse soru sormaz sürekli cevaplar sıralanır.Oysaki Sokrates’in “…… nedir?” sorusu sorulsa başlangıçta iki tarafında savunduğu kavramların aynı olmadığı görülecektir.Tartışma için de bir sebep kalmaz ortada.Bir diğer çözüm ise eleştirmek yermek değil değerlendirmektir.Üzülerek söylüyorum ki biz hala eleştiriyi yermekle bir tutuyoruz oysaki eleştiri olumlu da olabilir.Son olarak bakış açılarımız sabit olmamalı hayata farklı pencerelerden bakmak bize farklı manzaralar izleme fırsatı yaratır. Epey uzun oldu lakin “Körleşme” den önce “Kitle ve İktidar” kitabını okursanız “Körleşme”deki saklı hazineleri bulmanız daha kolaylaşacağı inancındayım.Kitapla Kalın.
Edebiyat
KörleşmeElias Canetti · Sel Yayıncılık · 20214,505 okunma
··
3 +1'leme
·
9,7bin Gösterim
15 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kitabın ortasındayım. Doyurucu lakin zor bir okuma oluyor, incelemeniz imdadıma yetişmiş gibi oldu. Küçük bir araştırma yapmıştım ama yine de boşluklar olduğunu hissediyordum, özenli, bilgilendirici ve akıcı incelemeniz için kaleminize sağlık. Kitle ve İktidar 'ı öncesinde okumadığım için hayıflandım biraz ama Körleşme'den sonra mutlaka okumak istiyorum.
"Eleştirmek, yermek değil değerlendirmektir." Alıntı yapılacak kadar güzel tanımlamışsınız.
Zor bir kitap olduğunu bildiğim için okumayı sürekli erteliyordum. Ama bu incelemeyi ve diğer yazınızı okuyunca daha fazla ertelemem gerektiğine karar verdim. Emeğinize sağlık 🌼teşekkürler 🌼
bhmflzf
Gönderi Sahibi
Bencede bazı kitaplar çok ertelemeye gelmez lakin bazen okur kitaba gitmek yerine kitap okura gelir. Büyük bir zevk alacağınıza eminim ama olaylar karşısında da büyük bir keder sizi bekliyor. Rica ederim küçük bir ışık olmak güzel. İyi okumalar dilerim.🌼🌼
Çok yönlü, bilgilendirici ve değerlendirme öğretici bir inceleme olmuş. Bölüm içindeki ve bölümler arası bağları göstermeniz çok faydalı. özellikle; çok -ve gereksiz denebilecek- kitapların olduğu yerde okuyucunun doğru/istediği seçimlerde bulunabilmesi için zamanımızda özellikle gerekli gördüğüm bir inceleme olmuş. dolayısıyla çok istifa edici.. Elinize, emeğinize sağlık... -dogmatikleşen bilim eleştirisi... -kültürlenme sürecinin bireye bir pranga işlevi görmesi (bireyin aslında büyük hapishanelerde tutsak olduğu)... ifadeleriniz ayrıca değerli bir bilinç göstergesi... tekrar tekrar, Emeğinize sağlık... :)
bhmflzf
Gönderi Sahibi
Rica ederim. Aklımızın elverdiği dilimizin döndüğü kadarıyla bir şeyler karalamıșız bir zamanlar. Teşekkür ederim yorumunuz ve düşünceleriniz için. :)
Okuduğum kitaptan bambaşka bir kitapla karşılaştırdınız. Gerçekten tek kelimeyle süper bir anlatış... birde analizinizi okudukça kitapta Gözde kaçırdığım bir çok şeyi görmeme neden oldunuz.bu güzel analiz için yürekten teşekkürler kaleminiz hiç kitapsız kalmasın sevgiyle kalın :)
bhmflzf
Gönderi Sahibi
Güzel yorumunuz için teşekkür ederim umarım hayatta yeni bir pencere aralayabilmisimdir sizin için kitaba dair. :)
Reklam
Çok sağ ol Mehmet abi, şu an kitabı okuyorum ve delirmek üzereyim. İncelemen ilaç gibi geldi. Çok teşekkür ederim. Kitabı okuduktan sonra yoruma ekleme de yapabilirim mesaj da atabilirim. Sağ ol abi. Kitle ve İktidar kitabını daha sonra okusam olmaz mı? :) Şu an liste yoğun bu lanet kitabı bitirip kurtulmak istiyorum. Güzel bir karpuz, kapakta çıkmadı lakin çok sıcak...Ne yapsam, buzdolabına mı saklasam? :)
bhmflzf
Gönderi Sahibi
:) incelemeni gördüm şimdi belkide haklısın biraz beklemen gerekiyor iyice soğuduktan sonra yeniden girişirsin kitaba lakin yarım bırakma cesareti göstermende güzel sonuçta eğer olmuyorsa oldurmanın bi anlamı yok. Bu coğrafya genelde pasif olduğu için diyorum sen aktif olmayı yeğlemişsin. Bu arada Huzursuzluğun Kitabıyla ikisini bi arada okumadın değil mi? :)