Acı gerçek, her topluluk kendi tarihini inşa etmiştir. Örnek vermek gerekirse, Hz. Peygamber ve "Dört Halife Dönemi" ile ilgili Sünnî tarih algısı ve Şiî tarih algısı, taban tabana zıttır. Her iki algı da geçmişten intikal ettiği düşünülen her türlü bilgiyi, yaşanmış gerçekliklerin ta kendisi olarak görmüş, geçmişi kendine göre kutsallaştırmıştır. Her iki algı biçiminde de Peygamber tasavvuru sorunludur. Her iki algı biçimi de geçmişten gelen verilere eleştirel yaklaşmamış, onların insan belleğinden süzülerek geldiğini görmemiştir. Dört halifeye Şia'nın bakışı da Ehl-i Sünnet'in bakışı da farklıdır. Her iki algıda da tarihin, geçmişten gelen, üretilen verilerle inşa edilmiş bir söylem olduğu görmezlikten gelinmiştir. Durum böyle olunca, Suriye'de, Irak'ta, Pakistan'da ve benzeri yerlerde yaşanan Şiî-Sünnî çatışmasını, Müslümanın Müslümanı öldürmesini nasıl önleyebilirsiniz ki?
Sayfa 491 - Fecr Yayınları, 1. Baskı, Kasım 2023·Kitabı okudu