Müslümanların önemli bir kısmı, her şeyin siyasi egemenlik olduğunu, din ve siyasetin birbirinden ayrılmayacağını düşünmektedirler. Siyaset, doğası gereği ayrıştırır. Din dili, siyasetin ayrıştırıcı dili ile bütünleşince, Müslümanlar, İslâm ortak paydasından iyice uzaklaşmaya başlamışlardır.
Böylece özünde birleştirici olan din, ayrıştırmaya ve ayrılıkçı duruşlara meşruiyet kazandırmaya başlamıştır. İşin en kötü yanı, özeleştiri yapmak yerine İslâm dışı güçleri suçlayarak sürekli yeni günah keçileri yaratılmakta; İslâm, egemenlik hırsına ve açgözlülüğe kurban edilmektedir.
Müslümanların sorunu, en temelde özgürlük sorunudur. Cehalet ve hamakat, özeleştiriyi engellediği gibi, çözümün de öncelik de din konusunda özgürce düşünebilecek kadar doğru bilgi ve birey bilincine bağlı olduğunun fark edilmesini zorlaştırmaktadır.
Sayfa 495 - Fecr Yayınları, 1. Baskı, Kasım 2023·Kitabı okudu