Bu süreçte (son iki asırdır), İslâm, bir tür özgürlük ideolojisine indirgenmiştir. Müslümanların önemli bir kısmı, her şeyin sadece siyasetle, siyasi erki ele geçirmekle çözümlenebileceğine inanmaktadır. Bu durum, bütün İslâm dünyasındaki sömürgecilerin işine yarayan çatışmaları besleyen en ciddi açmazlardan birisidir. Din dili ve siyaset dili, bu süreçte iç içe girmiştir. Siyaset dilinin çatışmacı ve ayrıştırıcı nitelikleri, siyasi uygulamaların dinle meşrulaştırılmasını kolaylaştırırken, dininin iyileştirici, bütünleştirici niteliklerini de etkisiz hale getirmiştir. Çıkış yolu, İslâm'ın siyasî meseleleri insana bıraktığı gerçeğini anlamakla mümkün olabilecektir. Çünkü din istismarını, dininin ayrılıkçı duruşları meşrulaştırmasını önlemenin tek yolu bu gibi görünmektedir.
Sayfa 516 - Fecr Yayınları, 1. Baskı, Kasım 2023·Kitabı okudu