·540 syf.····Okunma: 26 Haziran 2024 13:21 Maas'ın bu kadar popüler olmasının sebebini ikinci serisine başladığımda anlarım demiştim, yine olmadı. Cam Şato serisi vasat bir seri maalesef. Bu kitaba da başlarken en azından daha kısa, yarıda bırakmam belki beğenirim diye düşündüm. Başlangıç kitabına göre fena değildi. Maas'ın kadın baş karakterleri bana güçlü hissiyatını vermiyor aksine itici ve kibirli duruyor. Feyre yine fena değildi ama okurken sizi yoruyor. Bir şey istiyor ve karar veriyor ama asla o kararı uygulamıyor, bir dediği öbür dediğini tutmuyor, yazar ailesiyle iletişimini ilk başta çok farklı gösterip sonra tam tersi yapıyor. Bu tarz tutarsızlıklar da olay örgüsüyle alakalı değil bildiğimiz sonradan bir şeyleri düzeltmeye çalışıyor ama çok geç kalıyor. Onun dışında benim en nefret ettiğim şey aşk üçgenini entrikaya çevirmek, Maas bu olayı çok seviyor bunu düzgün bir işleyebilse tabi güzel olur ama o kadar kötü geçiş yapıyor ki sizi hem kitaptan hem baş karakterlerden soğutuyor. Betimlemeleri uzun tutan bir yazar, mesela bir olay normalde 5 sayfa sürüyorsa betimlemelerle birlikte 20 25 sayfa sayısını buluyor bu da sırf yazmış olmak için yazıldığını hissettiriyor. Bu kitapta da betimlemeler vardı ama çok uzun tutulmamıştı. Genele bakıldığımızda önceki kitaplarını beğenmememin bu kitabın incelemesinde etkili olmaması için çalıştım. Kitap uzun ve evet bazı yerlerde sizi sıkıyor mola veriyorsunuz ve devam ediyorsunuz. Kendi açımdan konuşursam final olaylarına kadar heyecanla oturayım hemencecik bitireyim demedim. Feyre karakteri bayıldığım bir karakter olmadı hala eksiklikleri var ama serinin devamında oturur diye düşünüyorum. Tamlin-Feyre çiftine kendimi alıştırmamaya çalıştım çünkü her yerde Rhys-Feyre ikilisini görüyoruz, yine de Tamlin inanılmaz bir karakter, bu kitapta daha harcandığını görmediğim için bir şey demeyeceğim sadece bekliyorum. Güzel bir seriye giriş kitabıydı finali normal bitti ama seriye başlamadan önce düşük puanlı incelemeleri de okumanızı tavsiye ederim.