Evet, bugün #çarşambaşiirgünü !
Daha önce #nortonkonferansları ‘nı okuduğum, 1990 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan, çağdaş edebiyatın en önemli isimlerinden Octavio Paz’ın “Yay ve Lir” isimli eseriyle selamlıyorum sizi.
Hemen yazmakta fayda görüyorum bu bir şiir kitabı değil.
“Şiirin ve şairin” başka bir deyişle “söyleyenin ve söyletenin” yüzyıllar içerisindeki yolculuğunu, önüne çıkan engelleri, hatalarını, kendini buluşunu ve kaybedişini gözler önüne seren bir #çavlan
“Şiirin özünün ritim olduğunu söylemek onun bir ölçüler yumağından ibaret olduğunu söylemek anlamına gelmez,” diyen Paz, şiirde ölçü ve ritmin aynı şey olmadığı gibi pek çok teknik doneye değinir.
Bunu da pek çok şiir ve şairden dem vurarak örnekler.
Öznesi kimi zaman bir Antik Yunan şairidir kimi zaman bir Uzakdoğulu kimi zaman da çağdaşı.
“Hafızanın görevi gerçeklikten kurtarılabilecek nitelikte olan her şeyi kurtarmaktır” demiş Octavio Paz.
İşte bu kitapla şiirin, hatta daha da geniş bir ifadeyle edebiyatın “hafıza olma görevini” halen devam ettirip ettirmediğine siz karar verin.
Cümlelerimi Octavio Paz’ın çok sevdiğim #gitmeklekalmakarasında isimli şiiri ile noktalıyorum.
“Gitmekle kalmak arasında kıpırdamayan gün,
katı bir saydamlık kalıbı.
Hepsi görünüyor ve hiçbiri anlaşılamıyor,
ufuk dokunulamayacak bir yakınlık.
Masada kağıtlar, bir kitap, bir vazo:
nesneler dinlenmekte adlarının gölgesinde.
Damarlarımdaki kan giderek daha ağır yükseliyor
ve yineliyor inatçı hecesini şakaklarımda.
Işık kayıtsızca biçimini bozmakta
donuk duvarın, tarihi olmayan bir zaman.
Öğle sonrasının yayılışı; şimdiden bir körfez
usul dalgalanışı sarsmakta dünyayı.
Ne uykudayız, ne de uyanık:
biziz, başka bir şey değil işte.
An ayrılmakta kendi kendinden
ve duraksamaların oluşturduğu geçite dönüşmekte.”
Sevgiyle esen kalın Yay ve Lir
Yay ve LirOctavio Paz · Ketebe Yayınları · 014 okunma