Gönderi

9/10
·172 syf.··
Beğendi
·
2024 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2024 12:54
Otomatik Portakal Nedenini bilmesem de hep gözümü korkutuyordu bu kitap. Ama yine büyük yanılmışım. Öncelikle kitap beklemediğim bir şekilde inanılmaz akıcı geldi. Elimde olsa bir oturuşta bitirebilirdim. Fakat gün içinde kısım kısım okuduğumdan biraz daha geç bitti. Sosyal medyada özellikle rastladığım bir kitaptı. Çok merak ediyordum kitabı. Ve kitabı beğenenler olduğu kadar da beğenmeyenler de vardı. Beğenmeyenler tahminimce kitabın ana karakteri olan, şiddet yanlısı Alex sebebiyle sevmemişlerdir. Veya çok kan,vahşet içeriğiyle. Fakat bu olağan ki Alex karakteri kasıtlı olarak şiddet uygulayan,kötü biri olarak yazılmıştır. Çünkü kitap şiddetin kötü olmasıyla,şiddetin nelere sebep olabileceğini göstermek amacıyla,iyilik ve kötülüğün ayırt edebilmesi sebebiyle ana temaya konmuştur. Şiddetin olağan sonuçlarını anlatmak için de böyle bir ana karakter yaratılması gerekiyordu. Burgess'in dediği gibi " Şiddet şiddeti doğurur." cümlesi kitapta çok iyi anlatılmış. İyilik ve kötülük nedir? Bu kavramların barındırdığı davranış türleri nelerdir? Kötü bir insana iyilik zorla dayatılabilinirse ne olur? Dayatılır mı? Kötü insan nedir? Şiddetin sonuçları neler olabilir? İnsan bir makine haline getirilip, iyiliği seçme zorunluluğuna getirilirse tamamen 'iyi' insan konumuna gelir mi? İyi bir insan olabilmek için bizlere dayatılan iyilik davranışlarını uygulamak zorunda mıyızdır? Başka bir deyişle iyi insan davranışları ne kadar iyi insan davranışıdır? İnsan özgürce iyi olmayı seçmezse Tanrı yerindeki değeri nedir? Ve daha bir çok sorunun cevabı niteliğindedir bu kitap. Yanlış hatırlamıyorsam ilk kez başkarakteri kötü olan bir kitap okudum. Ve gerçekten de Alexten her zerremle nefret ettim. Ama en çok da bu karakterin gerçek hayatımızda da var olmasından. Şiddet yanlısı,te****zcü,sokakları terörize eden,berbat ötesi insanlar var. Ve dünyada pislik insanların olmasından da kaynaklı yine bir farkındalığı ele almak amacıyla yazılan bu kitap bana çok şey kattı. Ama belki bu insanların dünyamızda var olmasından kaynaklıdır ki kitabın sonu istediğim gibi bitmedi. En azından benim için. Dünyada elini kolunu sallaya sallaya gezen böyle insanlar varken daha tatmin edici bir son olmasını isterdim. Ama o dönemin şartlarını da bilmediğim için pek birşey diyemeyeceğim. Alex karakterine gelirsek;pislik,bencil,rezil,karaktersiz bir karakter diyebileceğim,iblis ,iğrenç,zavallı bir karakterdi. Kötü kavramını bile haketmeyen insanlardan bir tanesiydi. Bazen gerçekten acıdığım zamanlarda kendime yaptıklarını hatırlatıp,nefret kustuğum biri. O kadar iğrençti ki. Burgess bize nefret etmemiz gereken karakteri yazmış ve nefret ettirmeyi de başarmış kısaca. Bir de Alex'i karşılayan bir diğer cümle yazarın da belirttiği gibi " Uqueer as as clockwork orange" dir. Yani,olabilecek en yüksek derecede gariplikleri barındıran kişi anlamındadır. Kitap hem çok felsefik hem de yalın bir anlatıma sahip. Çok beğendiğim bir hikaye oldu. Ayrıca yazarın hayat hikayesine bir göz atmanızı da öneririm. Çünkü kader neden olarak, bu değerli kitapları okuma fırsatı sundu bize. Bazen bize kötü gelen bir olay,kaza aslında hayatımızın dönüm noktası olabilir. Hayatımızı en iyi şekilde yönlendirebilir. Bu yüzden de umudumuzu hiçbir zaman yitirmemeliyiz. Kitabı kesinlikle okumalısınız. Size çok şey katacağına eminim. İyi günler diliyorum!
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113bin okunma
·
36 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.