Harriet Beecher Stowe'un Tom Amca'nın Kulübesi romanının çocuklar için kısaltılmış baskısını okuduğumda 11-12 yaşlarındaydım.Bir gün içinde bitirdiğimi çok net hatırlıyorum.Çocuk kalbimin ne kadar incindiğini de...
Aklımda bir gün mutlaka orijinal haliyle okumak vardı.Sevgili İpek sayesinde bu ay okudum, Tom Amca'nın Kulübesi'ni.
Harriet Beecher Stowe pek çok değişik konu üzerine 30'dan fazla kitap yazmış.Birkaç tane de roman.
1852 yılında yayımlanan Tom Amca'nın Kulübesi, Amerikan İç Savaşı'nın başlangıcına etki eden bir roman olmuş.Hatta bir rivayete göre Abraham Lincoln " Bu büyük savaşı başlatan kitabı yazan küçük kadın sensin!" diyerek selamlamış yazarı.
Harriet Beecher Stowe 1853 yılında A Key to Uncle Tom's Cabin adlı bir kitap daha yayımlamış.
Güney'de Kentucky'de Shelby çiftliğinin sahibi olan Arthur Shelby, ekonomik zorluklar nedeniyle, en nitelikli, güvenilir, onurlu, güçlü Tom Amca'yı daha iyi para getireceği için satmak zorunda kalır.Köle tüccarı Tom Amca'nın yanında küçük Harry'i de satın almak ister.
Oğlunun satılacağını öğrenen Eliza, oğluyla birlikte Kuzey'e ulaşmak umuduyla kaçar.
Tom ise kaçmayı asla düşünmez.Onuru, dindarlığı, iyi ahlâkı izin vermez, isyan etmesine. Tom Amca'daki dindarlığın verdiği teslimiyet epey rahatsız etti beni.
Tom Amca tesadüflerin yardımıyla, Augustine St.Clare tarafından satın alınır.St.Clare ve özellikle küçük kızları Eva için vazgeçilmez biri olur Tom Amca.
Romanda Eliza, Harry ve Eliza'nın kocası George'un yaşadıkları ile Tom Amca'nın yaşadıkları iki farklı koldan anlatılır.
Augustine St.Clare ve küçük kızı ne kadar iyiyse, karısı Marie o kadar kötüdür.Romandaki bir önemli karakter de St.Clare'in kuzeni Ophelia'ydı bana göre.
St. Clare'in kölelik üzerine düşünceleri, kölelik karşıtlığı, Ophelia ile yaptığı tartışmalar üzerinden aktarılıyor romanda.
Tom Amca, bir dizi kötü olay sonucunda, azat edilme işlemleri sürmesine rağmen tekrar satılır.Bu kez acımasız Simon Legree'nin kölesi olur.Tom Amca'nın burada tanıştığı Cassy yine romanın önemli bir karekteri.Cassy, güçlü, kaybedecek çok da bir şeyi kalmamış olduğundan olsa gerek korkusuz bir kadındır.
Simon Legree çiftliğinde yaşanılanlar, Tom Amca'nın ve Cassy'nin geleceğini belirler.İlk kölelik karşıtı yazarlardan olan
Harriet Beecher Stowe, Tom Amca'nın Kulübesi'nde anlattıklarıyla, köleliğin zalimliğini, acımasızlığını gözler önüne sererek bir farkındalık yaratmış.
Kölelerin yaşadığı insanlık dışı fiziksel şiddet, birbirlerinden koparılan aileler, köle tüccarlarının acımasızlığı insanı gerçekten çok hırpalıyor romanı okurken.
Ben, annelerinden koparılan çocuklara dayanamadım.Eliza ile oğlu Harry, Hagar Teyze ve oğlu Albert, çocuğu kaybedince kendini öldüren Lucy, Susan ve Emmelie, Cassy'in çocukları satıldıktan sonra, yeni doğan çocuğunun kaderini değiştirmesi, Pure'nin acısı beynime kazındı.
Bir de iyi Hristiyan Tom ile iyi Hristiyan olduğunu iddia eden Marie St.Clare'in din anlayışının farklılığı ilgi çekiciydi.
Köleler için sahibe itaat iyi insan olmanın anahtarı.Hristiyanlığın esası da iyi insan olmak.
Din köleleştirmenin en etkin, en kullanışlı yolu.Tom Amca'nın efendisi kim olursa olsun sonsuz itaati, başkalarına hizmet etmenin görevi olduğunu düşünmesi, Tanrı'ya inancının onu özgürlüğe kavuşturacağı düşüncesi, küçük Eva'nın doğuştan iyiliği, Tanrı inancı, sanırım yazarın kendi Hristiyanlık inancının dışa vurumu.
Topsy'nin haklı isyankârlığının yanındayım sanırım, ben.
Çok severek, nostaljik duygularla okuduğum bir roman oldu, Tom Amca'nın Kulübesi.